• 6.12.2021 09:19

Kılıçdaroğlu’nun, AKP kadrolarına ‘gayri milli’ dediğini yeni fark ettim. İktidar blokunun muhalefete yönelttiği bu ‘suçlama’yı muhalefetin geri çevirip adresine iade etmesi bir söz düellosunda anlaşılır belki. Kızgınlıkla ‘küfrü’ iade edersiniz. Ama mahalle kavgası değil siyaset yapıyorsanız, üstelik iktidarın sakil politikalarına ve sözlerine ‘alternatif’ bir hareket olduğunuzu iddia ediyorsanız, bu tür ‘aynısıyla iade’ tepkiselliğine düşmezsiniz.

Yoksa muhalefet daha şimdiden AKP iktidarına mı benziyor, onun dilini mi kullanıyor, onun yöntemlerine mi heves ediyor?

Sanmıyorum.

Muhalefetin ana damarı için bunu söylemek haksızlık olur ama zaman zaman, belki iktidarı ‘kendi silahıyla vurma’ kaygısıyla benzer bir dil kullanıldığı da bir gerçek. Milli-gayri milli tartışması, ihanet suçlamaları ve Batı karşıtlığı bunlardan birkaçı. Muhalefet, iktidarı kendi silahıyla vurmak isterken AKP sonrasına da AKP’nin dilini taşımasın sakın!

Kullandığınız dil düşünce biçiminizden, zihniyetinizden ve siyasal tahayyülünüzden bağımsız değildir, onlardan derin izler taşır. Siyasete, hayata ne kadar farklı baktığınızı kullandığınız dil gösterir. İktidarın ilkel ve kutuplaştırıcı diline başvurmak yerine (bu dil üç-beş konu başlığıyla sınırlı da olsa) daha yaratıcı olması beklenir muhalefetin. Aslında bu yaratıcılığı birçok alanda sergiliyorlar yakın zamanlarda. Kucaklayıcı ve kapsayıcı bir siyaset tarzı, ezber bozucu çağrılar ve çalışmalar muhalefetten geliyor. Mevcut hükümet sistemine alternatif bir güçlendirici parlamenter sistem, helalleşme, çözüm önerileri gibi konularda muhalefet özgün ve yaratıcı.

Fakat bazı konularda, üstelik iktidarın karanlık zihin dünyasını ve dünyayı kavramaktan aciz cehaletini sergileyen ezberlerini tekrar etmesi anlaşılır gibi değil.

Örneğin, takıldığım bu ‘gayri milli’ lafı. Ne demek gayri milli? İktidarın muhalefeti ‘milletin bir parçası’ olmaktan ‘ihraç’ etmek için kullandığı bu dili, siyaset yapmak dahil vatandaşlık haklarından mahrum etmek için elverişli bir söyleme çevirdiği bu suçlayıcı sözü muhalefet ne zaman benimsedi de kendisi kullanır oldu?

Bize göre demokrasi, kafamıza göre ekonomi, keyfimize göre hukuk’ demenin Türkçe’sidir ‘yerli ve milli’ söylemi. AKP’nin yakınlarda yeniden keşfedip kullanıma sürdüğü ‘bize özgücülük’tür.

Biz kimiz?

Birilerini gayri milli olmakla itham edenler istisnasız kendilerinde ‘biz’in kim olduğunu belirleme hakkı görenlerdir. ‘Biz’i tanımlarken kendileri gibi olmayanları dışarda tutmak, diğerlerini de lütfederek içeri katmak gücünü, yetkisini ve hakkını kendinde görenler, milleti kendilerinin temsil ettiğini, hatta milletin kendilerinde tecessüm ettiğini iddia edenler…

Kendi cemaati dışındakileri gayri milli ilan edenler eşit yurttaşlığı önemsemez, insan hakları bilmez ve dinlemezler. Kendilerini ‘milletin taa kendisi’ ilan ederek, eleştirilemez olmak isterler. Hegemonyalarını kabul etmeyenleri, ‘böyle demokrasi olmaz, hukuk bu değildir, maceracılık dış politika gelmez’ diyenleri gayri milli olmakla suçlarlar.

Böyle bir aklı, ahlakı ve görüşü eleştirmek yerine ona dahil olup siyasi rakiplerine ‘gayri milli’ demek ‘demokratça’ bir tutum değildir. Bu tektipleştirici, herkesten biat bekleyen, itaat etmeyenleri de hainlikle, ‘yabancıların uşakları’ olmakla suçlayan dili muhalefet ne zaman kabul etti, benimsedi de şimdilerde kullanıyor?

Gayri milli sözü ötekileştirmenin, dışlamanın, kutuplaştırmanın, otoriterliğin dilidir. Böylesi bir dili muhalefetin kullanması beklenmez. Bu dili kullananlar, bu dilin mucidlerinin zihniyetini, düşünce sistematiğini ve siyaset pratiğini meşrulaştırıyor.

AKP’nin komplo teorileriyle zihinlerini zehirlediği toplum kesimlerine hitap eden ‘gayri milli’ sözünü AKP otoriterliğinden çıkışın taşıyıcısı olma iddiasındaki bir hareket nasıl benimser? İktidarın ürettiği ve kullandığı ‘milli-gayri milli’ gibi dışlayıcı ve kutuplaştırıcı kavramlar dünyasına teslim olmak muhaliflik değildir. İktidarın dilini kullanarak ona alternatif olunamaz.

Batı karşıtlığı da, ihanet söylemi de, maceracı ve çatışmacı dış politika da, piyasayı inzibati tedbirlerle yönetme fikri de AKP’nin alameti farikası. Sizinki ne?

Siyasetin imkanlarını, toplumun aklını ve vizyonunu bu sakat dilden ibaret görmek büyük bir yanılgı. Türkiye halkına, değişim isteyen, adalet, hukuk, özgürlük isteyen Türkiye halkına iktidarın propaganda ekranlarının karşısında oturan robotlar muamelesi yapmak yanlış. Otoriter bir yönetimin alternatifi demokratik bir rejim, özgürlükçü bir toplum tasavvuru ve hukuka bağlı bir devlet anlayışıdır. Bunun ‘kurucu dili’ de AKP’nin ‘yerli-milli’ söylemini taklit ederek inşa edilemez.