• 19.04.2013 00:00

 Esnek olmayan Milliyetçilik kavramı daha çok ulus devlet oluşturma da bir etnik grup üzerinden yola çıkarak tek bir unsurdan meydana gelen, farklılığı olmayan bir yapıyı ifade eder. Cumhuriyetin kuruluş aşamasında ve kurulduktan sonrada yapılan yenilikler ve inkılâplar, milliyetçilik unsurunu sağlamlaştırma ve genişletme adına gerçekleştirilmiştir. Her ülkede olduğu gibi kendi ülkemizde de farklı milliyetçilik tanımlarını dile getiren siyasetçi, yazar, sanatçı ve bilim adamları olmuş bu görüşlerini yayma adına çaba sarf etmişlerdir. Bu duruma başa geçen iktidarlar da katılmış her iktidar sahip olduğu siyasi görüş doğrultusunda milliyetçiliği farklı yansıtmış ve uygulamaya yönelik farklı adımlar atmışlardır.

   Tehlikeli olan nokta ise her siyasi iktidarın başa geçtiğinde, kendi milliyetçilik algısını eğitimde kullanılması gerekentek çare gibi yansıtması ve bu şekilde dayatmasıdır. İktidarda liberal görüşü ağır olan bir partinin milliyetçilik algısı ve uygulaması ile sosyalist görüşü ağır olan bir partinin milliyetçilik algısı ve uygulaması aynı olmayacaktır. Cumhuriyet kurulduğu zamandan beri iktidar olan her farklı yapı, kendi siyasi ve milliyetçilik algısını eğitimde de sorunlara çare olarak görmüş ve böylece yıllardıreğitim yapboz tahtasına dönerek gelen her iktidarın farklı uygulamalarına maruz kalmıştır.

 Görüş ve kalıplaşmış yargılar etrafında yetişen nesiller başka bir iktidarın uygulamaları ile karşılaştığında çaresiz olabilecekleri gibi, günlük yaşamda karşılaştıkları bir problemin üstünden gelememe gibi acziyet yaşamaktadırlar. Böyle olunca da neden özgür düşünen ve kendi geleceğini kendisi oluşturamayan bireyler yetiştiremediğimizin sebebini anlamış oluyoruz.

   Belli milliyetçilik gerçeklerini eğitimden uzak tutmak gerekir. Her birey kendini ve geleceğini düşünecek yaşta ister olsun ister olmasın,kalıplaşmış düşünce güdümünde olan eğitimi alırsa bağımsız ve özgür olarak atması gereken adımı atamayacaktır.Eğitimde her kesimin kendine göre yetiştirmek istediği bir nesil görülmektedir. Nasıl cumhuriyet kurulduktan sonra bu ülkede Atatürkçü ve laik bir nesil yetiştirilmesi istenmişse öyle zaman gelecek ki iktidarı ele geçiren farklı kesimlerde kendi görüşleri doğrultusunda bir nesil yetişmesini isteyecektir. Farklı amaçla yetiştirilen kesimlerin ülkedeki faaliyetleri birbirlerine zıtlıklar içerdiğinden dolayı, toplum içinde bireylerin birbirlerine karşı ötekileştirmenin olmaması mümkün değildir.

Bu sebeple farklı düşünce zihniyette yetişmiş insanlar, zaman zaman birbirlerine karşı kutuplaşmanınve çatışmanın içerisine girecek ve ülkemizden beklenen hür irade ve eğitim anlayışına sahip nesillerin yetişmesine engel olacaktır.Kazandırılması gereken anlayış, yetişen nesillerimizin hür düşünceye sahip olması ve bu düşüncedeki özgürlüğünün sınırlarını bilmesi olacaktır. En büyük kazanım ülkemizde yetişen nesillerin birbirlerine olan hoşgörü düzeyini artıracak bir eğitim anlayışı ile yetişmelerini sağlamaktır. Benim görüşüm’ BU ‘senin ki de’ O ‘ kabul etmek zorunda değilsin ama görüşümden dolayı banasaygısızlık yapmamalısın, ‘her insan kendi görüşünü dile getirdiği takdirde hür ve değerlidir’ anlayışı ile bireyler yetiştirecek bir eğitim, ülkemizi daha güzel ve demokratik günlere taşıyacaktır.

     Burada oluşturulması gereken sistem bellidir. Eğitim siyasetin ve ona bağlı anlayışların üstünde bir alan haline getirilmelidir ve genel anlamda devlet olarak bir eğitim politikası belirlenmelidir. Bu politika siyaset üstü olmalı ve toplumun, devletin gelecek yıllarını eğitim adına planlayarak önüne gelen her farklı iktidar yapısının uygulamalarına engel olunmalıdır. Oluşturulacak yapının amacı eğitimi her alanda özgür kılmak ve kalıplaşmış yargılardan uzak tutmaktır. Öğretmen ve eğitim dünyasının geneli sahip olunması gereken hür ve bilimsel anlayışı benimsemeli ve siyasi iktidarın düşüncelerine uyumlu olup olmamaya bakmadan, öğrencilere özgür ve öznel ifadeye dayalı eğitim anlayışını yerleştirmelidir.