İkram BAĞCI
İkram BAĞCI

Gazete: Star GAZETESİ

Sosyal Medya ve Eğitim

  • 14.06.2013 00:00

 E - öğrenme araçlarının internetle  etkileşimi sonucunda  kullanıcı hizmetine sunulmasıyla birlikte, tek yönlü bilgi paylaşımından, çift taraflı ve eş zamanlı bilgi paylaşımına ulaşılmasını sağlayan medya sistemine sosyal medya diyebiliriz.

Zaman ve mekân sınırlaması olmadan  paylaşımın, tartışmanın esas olduğu bir iletişim aracı olan sosyal medya günümüzde her yaştan bireyin olduğu gibi birçok ergeninde içinde yer aldığı etkileşim ortamıdır. Bu bakımdan sosyal medya resmi olmayan eğitim yollarından bir tanesi olarak kabul edilebilir.

Teknoloji ve  telekomünikasyon cihazlarının her geçen gün yaygınlaşması, bu ortamlarda bireylerin yaşama dair görüşlerini, yaşadıkları olumlu ve olumsuz durumları paylaşmaları, insanlar arası etkileşimde empati ve deneyimlerin de karşılıklı kazanılmasında önemli bir faktör olmuştur. Böylece insanlar resmi olmayan bir ortamda etkileşimde bulundukları insanlardan gözlem yoluyla kazanımlar edindikleri görülmektedir.

Aynı zamanda ticari olarak faaliyet gösteren firma ve şirketlerde bu alanı bir reklam aracı olarak kullanmaları ile beraber sosyal medya sadece etkileşim ortamı olmakla kalmamış üretim-pazarlama ilişkisinin de kendini gösterdiği bir ticari ortam haline gelmiştir.
Sosyal medyanın lisans ücreti veya bir matbaa yatırımı gibi masraflarının olmaması bireylerin tamamı tarafından kullanılabilirliğini genişletmiş, böylece televizyon, gazete ve film gibi etkileşim araçlarından farklılık göstermiştir.  Yine önemli bir fark ise tv, gazete ve film gibi araçlarındaki gibi uzmanlık gerektirmemesi  sebebiyle de sosyal medya diğerlerinden ayrılmaktadır.

Sosyal medyadan sonra insan hayatında birçok şey değişmeye başlamıştır. Paylaşımların özgün ve yaratıcılığına yönelik bireylerde çaba görülürken, bir de yapılan özgün paylaşım ve görselleri takip eden bir kesim oluşmuştur.  Takip ettiren ve takip eden anlamında sosyal medyada var olan insanlar olumlu veya olumsuz anlamda birbirlerini yönlendirebilecek etkiye sahip olmuşlardır. Özellikle toplumsal olaylarda, din ve inanç üzerinden cereyan eden tartışmalarda Yönlendiren kesimin  ne kadar gerçeklerden yana olduğunu ve doğruları paylaştığını anlayabilmek sosyal medyanın sorgulanması gereken en önemli noktasıdır.

Özellikle ülkemizde gezi parkı ve taksim direnişi üzerinden meydana gelen olaylara baktığımızda sahte sosyal medya hesapları ile kitleleri doğrulardan uzaklaştıran, ayrıştıran ve çatışmanın gerçekleşmesini arzulayan bir çabanın olduğu aşikârdır.
Yaratıcılık adına yapıldığı iddia edilen faaliyetlerin bazılarının değerleri olabileceğini unutan bir gençliğin, inandığım gibi değil yaşadığım gibi inanırım düşüncesi ile sadece kendi düşüncesine sahip çıkıp başka görüşleri anlamaya çalışmaması, günümüzde yetişen nesillerin arasında keskin bir kırılmanın gerçekleşmesine sebep olmaktadır.

Olumlu anlamda insanlar içten gelen paylaşımlarının yanında sosyal medyayı kendilerini ifade etme ve çevreye tanıtma aracı olarak görürlerken olumsuz anlamda görüşlerini birbirlerine tahakküm edecek derecede dayatma, hakaret ve küfür içerikli paylaşımlarla ötekileştirme işlevini de bilerek veya bilmeyerek gerçekleştirmiş olmaları, sosyal medyanın faydadan çok gelecek adına zararlarının olabileceğini göstermektedir.

 

Ebeveynlerle çocukları arasındaki iletişim yönü de sosyal medya ile değişirken, ebeveynler şimdiki teknolojik imkânlara yakın şartlarda doğan çocuklarının öğrenme hızlarına yetişemedikleri için bazı şeyleri çocuklarından öğrenmeye istekli hale geldiler.Bu öğrenme sonucunda sosyal medyaya daha yatkın hale gelen ebeveynler, çocuklarıyla sanal ortamı paylaşmaya başladılar ve çocuklarının arkadaş çevrelerini de bu yolla daha yakından tanıma olanağına kavuştular. Teknolojik anlamda çocuklarını takip edemeyen ve güvenli bir sosyal medya ortamını, araçları ile çocuklarına sunamayan ebeveynler ise bunun zararlarını anlamaktan uzak kalmakta ve durumun ciddiyetini kavrayamamaktadırlar.

 

  Bireylerin duvarlarında paylaştığı içerik ve görsellerin kendi düşünceleri olması  Sosyal medya kullanımında içerik ekleyen her birey eşit olduğundan demokrasi fikrinin insanların kafasına yerleşebilmesi için uygun ortam sağlanmaktadır. Bu sayede sosyal medya platformlarının kullanıcıları özgürce fikirlerini aktarabilme imkânı bulmaktadır. Bu durum, kişilerin internette öne sürdükleri düşüncelere, paylaşımlara, tanıdıkları olsun olmasın, diğer kişilerin yaptıkları yorumlar ve geribildirimlerle bir sosyal etkileşim ortamı ve giderek sanal cemiyetler oluşturmaktadır. Yanlış yönlendirmeler ve başkasını ötekileştiren grupların düzenlenmesi sosyal medyanın faydasından çok toplumu keskin hatlarla ötekileştireceğinden dolayı eğitimle olumsuzlukları engelleyecek bilincin kazandırılması gerekmektedir.

Sosyal medyanın gelişmesiyle, eğitim alanında yenilikler yapılması zorunlu hale gelmiştir. Her ne kadar sosyal medya okuryazarlığı adlı bir ders olsa da bu dersin içeriğini ve öneminin tam anlamıyla verilebilmesi teknolojik gelişmelerin arkasından öncelikli hale geldiği görülmektedir.

 


 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar