İkram BAĞCI
İkram BAĞCI

Gazete: Star GAZETESİ

Gezi Parkındaki Y Kuşağı Mı Suçlu?

  • 21.06.2013 00:00

 En büyüğü 29, en genci 10 yaşında olduğu bir kuşak bu nesil. Sadakat duyguları az. Bunu daha çok karşılıklı ikişkilerde ve iş hayatına gösterdiği sözde bağlılıktan anlayabiliriz.


Teknoloji hayatlarında pek çok şeyin simgesi. Teknolojiyi tam olarak kullnmaktan ziyade teknolojiye sahip olduğunu gösterme duygusu hakim. Teknolojiye, gelişimden ziyade eğlence alanı olarak görüyorlar. Eğlence alanı olarak görmelerine ragmen sosyal paylaşım alanlarında kendi düşüncesinden olmayana tahammül edemiyorlar. Narsist, bireyci ve girişimciler. Kendilerinde olmayan bir çok unsura sahipmiş gibi davranış sergilemekten kaçınmazlar. Çalışmaktan hoşlanmıyor, eğlenceyi, kazanmayı çok seviyorlar. Her iş çıkışında büyük kentlerde, günün stresini bulundukları çevrenin önemli restaurant veya cafelerinde zaman geçirerek atmaya çalışıyorlar.

Otoriteye saldırgan davranıyorlar, tatminsizler, istekleri çok. Aile büyüklerinin bile yaşamlarına müdahalelerini kabullenemeyip özgürlüğü kendi kararlarını kendilerinin vermelerine ve yanlız olma istegi ile yorumluyorlar. Hayattan beklentileri yüksek ama başarısızlıklarının bedelini ödemek istemiyorlar. Hızlı tüketiyorlar. Ülkemizin tarihte yaşadığı ekonomik sıkıntıları ve askeri müdahalelerim getirdiği olumsuz etkileri öğrenmekten kaçınıyorlar. Kendilerinin dünyayı algıladıklarından sonraki olayları değerlendirirken geçmiş ile gelecek arasındaki bağı kurmaktan kaçınıyorlar. Dün dünde kaldı, artık bugüne ve geleceğe bakmak lazım felsefesine sıkı sıkı bağlı yaşıyorlar.

İş yaşamları boyunca fazla iş değiştirebilmeyi planlıyorlar. Motivasyonları sağlandığı zaman her alanda harika iş çıkarırken, asla; başarısız oldun ifadesini kabullenmiyor savunma refleksine giriyorlar. Ailelerinden ziyade arkadaşlarının yaşamlarına dair düşüncelerini önemsiyor, ailelerin kendi gelecekleri üzerinde planlamalarını dikkate almaktan ziyade çevrenin gelecek algısına göre hayatlarına yön veriyorlar.

Benimde içinde olduğum bu kuşak, maalesef eğitim adına gerekli olan uygulama ve etkinliklerden mahrum kaldı. Genelleme yapmasakta çoğunluk adına bunu söyleyebiliriz. Yukarıda genel olarak Y kuşağının özelliklerine baktığımızda ülkemizde verilen eğitimle tamamen zıt bir yapının karşılaştığını söyleyebiliriz.

Otoriteyi sevmeyen bir kuşağı esasicilik eğitim felsefesinin özellikleri ile temelini attığımız gibi, çok farklı iş hayatı istedikleri halde istihdam olarak tek bir iş güvencesini bile saglayamamak, en yoğun kuşak çatışmalarının yine bu nesil ile aileler arasında yaşadığını varsayarsak, bu kuşağı anlayamamak, toplumun şuan yaşadığı bir çok olumsuzlukların temelinde yer alan föktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle gezi parkı olaylarında da eğitim adına bu kuşak için gerekli olanların yapılmaması şuan yaşanan kutuplaşmanın sebebi olarakta görülebilir.
 

Tencere çalanlara tencere kafalılar diyende , Kazlıçeşme mitingine gidenlere satılmış bireyler olarak görende, hayatında uçağı görmemişler, havaalanı istiyormuş diye söylenerek karşı tarafı aşağılayanda, Atatürk'ü kendisine kalkan olarak görüp Atatürk'ü kullanıyorsunuz diyerek birbirini ötekileştirende yine bu nesilin insanları.

Bitmedi, azınlığın çoğunluğa mı yoksa çoğunluğun mu azınlığa tahakkümü olmalı, demokrasi birey için mi yoksa birey demokrasi için mi var tartışmasını karmaşıklaştıran da, düşüncelerin öneminden ziyade fikirlerin kendi bakış açısına yakınlığını sorgulayan da , elinde içki şişesini görüp dinsizlik ile yaftalayanlara karşılık , inancı gereği baş örtüsünü takanlara kinini göstermekten kaçınmayan da , Peygambere karşılık Atatürk'ü gösterme cahilliğinin yanında, Anıtkabir'in sembolik önemini Mekke'nin anlamına denk tutan densizlerde, giydiği kıyafetle bireyin ahlakını ve karakterini genelleyende yine bu kuşağın bireyleri degil mi?

O zaman soralım bu kuşak mı suçlu ? Bu kuşağın içinde yetişen ve düşüncelerinden başlayıp bu kuşağın herşeyini şekillendiren sistem mi?

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar