İkram BAĞCI
İkram BAĞCI

Gazete: Star GAZETESİ

Objektif Bakabilme ve Öğretmenlik Mesleği

  • 27.12.2013 00:00

 Günümüzde bireyleri ahlaki değerler açısından yetiştirebilmenin öneminin yanında olaylara objektif bakmayı sağlayabilmenin gerekliliği daha da önem kazanmaktadır. Objektiflikten kasıt her iki cephe veya gruba aynı seviyede yaklaşmak veya ortada durmak olarak algılanmasından ziyade, doğruyu doğru, yanlışı yanlış olarak ifade edebilmenin erdemliliğini gösterebilme olarak düşünülmelidir.

Bireylerin olay veya kişilere yönelik algılarını değiştirmeme ve ilk edindikleri izlenimin her zaman doğru olduğuna dair düşünmeleri, günümüzde tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlık olarak nitelendirilebilir. İnsanların günden güne kendini yenilediği bir zamanda farklılaşmanın çeşitli suçlayıcı kelimelerle ifade edilmesindeki yanlışlığı görememek, değişen zaman içerisinde kendini yenileyen bireyin doğasını anlamamaktan geçer.

Özellikle nesilleri yetiştiren öğretmenlerin düşüncülerinde her zaman kalıp yargıların olması ve her olayı o kalıp yargılarla ele almaları, yetiştirmiş oldukları bireylerin belli kalıplarla hayata atılmalarına sebep olmaktadır ki, bu durum birey yetiştirme de yapılan en bariz yanlış olarak algılanabilir. Mesleğinde başarılı bir öğretmenden beklenen siyasi görüşe sahip olması değil siyasi görüşleri ne olursa olsun her bireyi değerli kabul etmesi ile anlaşılır. Öğretmenlerden siyasi görüşe sahip olmamayı beklemek öğretmene yapılan bir saygısızlık olacağı gibi, siyasi görüşü farklı diye öğrenciye mesafeli durmak, öğrenciye yapılan daha büyük bir saygısızlıktır. Bu durumu böyle algılamadıkça eğitimde istenilen objektiflik dengesini sağlamak mümkün olmayacaktır.

80 milyon insanın yaşadığı ülkemizde herkesin aynı görüşlere sahip olmasını beklemenin yanlışlığını anlamamak ne kadar gerçekçi değilse, herkesin aynı noktada karar birliğine sahip olmasını da beklemek bir o kadar yanlıştır. Bu düşünceye ülkemizde en çok öğretmenlerin sahip olması beklenir. Gelecek nesilleri yetiştirme de en önemli ölçüt, özgür düşünen birey yetiştirmekse o bireyin görüşlerini etkilemekten ziyade kendi özgür iradesi ile düşünmelerini desteklemek daha yerinde bir davranış olacaktır.

Günümüzde öğrenci yetiştiren öğretmenlerin her açıdan görüşlerini ifade edebilmelerinin serbestliğini desteklesek de kendisi gibi düşünmeyen insanlara bakış açıları ve olumsuz yargıları, gelecek nesilleri yetiştirme de tehlike arz eden bir durum olarak görülmektedir. Karşıt görüşleri kabul edilemez olarak gören bir zihniyetin, yetiştirdiği bireylerin bu ülkenin geleceği olacağını düşünürsek, algıda çatışmaların gelecekte de devam edeceğini söylememiz yanlış olmaz.

Sahip olduğu düşünce ve görüşün daima doğrularını savunmak, kabullenmediği görüş ve düşüncenin doğrularını görmeyip sadece yanlışlarını ileri sürmek, taraflı olup kalıp yargılarla hareket eden insanların en belirgin özelliğidir. Bu insanların doğruya doğru, yanlışa yanlış diyen özgür bireylere karşı takındıkları davranışların acizliğini bile görememeleri düşündürücüdür.

 

Kendi savunduğu düşüncenin tarihte yaptıkları yanlış noktalarını söyleme cesareti gösteremeyenlerin, başkalarının yaptığı cesaretli söylemleri eleştirmeleri ve yanlış olan kişisel özelliklerini ortaya koymuş olduklarını anlamamaları düşünülmesi gereken diğer bir noktadır.

Eğitimde düşünce çatışmalarının yaşanmasını engelleme ve özgür düşünceye sahip olma adına yapılacak çok şey olsa da eğitim programları, ders kitapları ve öğretmen yetiştirme sistemi bunların başında gelmektedir. Bu birbirleri ile ilişkili üç faktörün objektiflik adına kalıp yargı ve düşüncelerden kurtarılması büyük önem arz etmektedir.

 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.