• 10.01.2014 00:00

 SETA’nın düzenlediği ve öncülüğünü Star Gazetesi yazarı Sayın Bekir Gür hocamızın yaptığı eğitim çalıştayında, üniversiteden katılan akademisyenlerin yanında eğitim sendikaları ile basın mensuplarının katıldığı ‘2013 yılını değerlendirme ve 2014 yılında eğitime dair beklentilerin’ ana konusu olduğu çalıştayı MEB Müsteşarı Yusuf Tekin’in katılımıyla geçekleştirdik.

Gözlemlenen bir gerçek var ki, alanı eğitim olan uzmanların bile eğitim ile ilgili sorunlara ve konulara tam anlamıyla hâkim olması beklenilemez. Buna rağmen eğitimin geleceği, eğitimci olmayan insanların yorumlarına ve bakış açılarına da bırakılamaz. Yeni yılda eğitim adına beklentilerin eğitimle ilgilenen insanlar arasında da öncelik sonralık sırasına konulduğunu söylemek çok yanlış olmayacaktır. Dershane sektörlerinin beklentilerinden başlayıp öğretmen yetiştirmenin planlanmasına, kariyer basamaklarının ilanının gecikmesinden öğretmen atamalarına, okullarda yapılan sınavlardan Fatih projesine kadar birçok konunun eğitim çevrelerinde önem sırası farklıdır.

Burada 2014 yılı için eğitimde kendimce önemli gördüğüm beklentilerin birkaç tanesini genel anlamda dile getirmek istiyorum.

1-2014 yılında eğitim adına beklenilenlerin başında ‘Yeni Türkiye’nin’ oluşmasına katkı sağlama adına ‘Toplumsal Barış’ sürecinde eğitimde neler yapılabilir sorusu öncelikli olmalıdır. Artık homojen bir toplum oluşturma adına eğitimde dayatılan uygulamaların başarısızlığa uğradığına şahit olduğumuz bir yüzyılda, heterojen bir toplumun yapısını eğitimle, özgürlükler çerçevesince nasıl oluşturabiliriz, bunu ele almak daha yararlı olacaktır.

Geçen yılda, andımızın kaldırılmasının yanında ana dilde eğitimin gerçekleşmesi için bazı çözüm seçeneklerinin üzerinde çalışmaların yapılması her ne kadar olumlu olsa da aksaklıkların yaşandığını veya giderilmediğini söylemek yanlış olmaz. Özellikle ders kitaplarında yer alan içeriklerde ötekileştirmeye sebep olan ifadelerin kaldırılması ve tarih eğitiminin yeniden içerik olarak ele alınması, 2014’te toplumsal barış adına eğitimden beklenilen en önemli yenilikler olacaktır. Derse giren öğretmenlerin milliyetçi söylemlerden uzaklaşmaları adına, ayrışmayı sağlayan davranışlarını bırakmaları bu yenilikleri destekleyen diğer önemli hususlardır.

2-SETA da yapılan değerlendirme çalıştayında her konuşmacının özellikle öğretmen yetiştirmeden bahsetmesi ülkemizde öğretmenlerden beklentilerin olduğunu gözler önüne sermektedir. Bu konuda çok farklı alternatif fikirlerin yanında öğretmen yetiştirme de öncelik eğitim fakültelerinden başlamalıdır. Eğitim fakültelerinde devamsızlıklar en aza indirilmeli ve nesil yetiştirme adına bu mesleği yapmak isteyen bireylerin nitelikli eğitim almaları için teorik ve uygulamaya dayalı müfredatların okullarla daha fazla işbirliği içinde gerçekleştirilmesine özen gösterilmelidir.

 

 

Eğitim fakültelerinde akademisyenlerin bir ders içinde öğrenciye proje, makale ve raporların ödev olarak yoğun bir şekilde verilmesini yapılandırmacı anlayış olarak algılayan akademisyenlerin öğretmen eğitiminde daha da bilinçli hale getirilmeleri diğer bir önemli noktadır.

3-Öğretmen atamalarında yıllardır sistematik bir yapı oluşturulamamıştır ve bu durumun yeni yıldan itibaren yasal düzenlemelerle belirginleştirilmesi gerekmektedir. Şubat atamasının bazı yıllarda olup olmayacağı hala netlik kazanmamakla beraber her Ağustos atamalarından sonra şubat atamasının belirsizliğinden dolayı psikolojik sorunlar yaşayan öğretmen adayları dikkate alınmalıdır. Yılda bir mi yoksa çift mi? Atama yapılacak bu durum netleştirilmelidir.

4-Öğrencilerin kılık kıyafet serbestliğinin yanında bayan öğretmenlerin başörtüsü sorununun büyük oranda çözülmesi önceki yılda eğitim adına yapılan en önemli yeniliklerdir. Akademisyenlerde olan kıyafet seçim serbestliğinin okullardaki öğretmenlerde de olması ve bu beklentinin gerçekleştirilmesi, özgür bireyler yetiştirmek isteyen öğretmenlerin özgürlük adına en büyük talepleri arasında yer almaktadır.

Yukarıda maddeler halinde yazdığımız bu durumları ve çok daha fazlasını, Müsteşarımız Sayın Yusuf Tekin’e belli sürelerde dile getirme imkânını bulmamız ve Sayın Tekin’in bunları özenle not alması, 2014 yılında eğitim adına kendi deyimi ile genel çerçevenin oluştuğunu dile getirmesi bu çalıştayın önemini göstermektedir.Ülkemizin zor bir süreçten geçtiği bu zamanlarda özellikle eğitimde istenilenlerin gerçekleşip iyileşmenin kelebek etkisi gibi ülkemizin her sorununa katkı sağlaması en büyük isteğimizdir.