• 17.01.2014 00:00

 Soz zamanda yaşadığım bel fıtığı rahatsızlığından olsa gerek bu mesleği yerine getiren bireylerin mesleki yaşamı boyunca karşılaşmış oldukları hastalıkları ele almak ve bu hastalıklardan mesleğe atılan arkadaşları haberdar etmek gerekmektedir diye düşünüyorum. Her organizma gibi insanlarında bedenleri zamanla dönüşüm geçirmekte ve bu durum mesleki açıdan insanların yaşamlarına etki etmektedir. Bu hastalıklar hakkında genel bir bilgi elde edip tedavileri hakkında bir kaç küçük bilgiye sahip olmak hastalıklara yakalanma tehlikesini daha da düşürecektir.


Ses kısıklığı:
​Öğretmenlik çeşitli bilgileri öğretim metodlarına uygun olarak öğrenmek durumundaki kişilere aktarıp öğretilme işi ise bunun içinde etkili bir konuşma güzel bir ifade yeteneği ve iyi eğitilmiş bir sesin gerekli olduğu aşikardır. Güzel konuşmayan bir öğretmen iyi ve özlü bir anlatım yapamayacağı için çok bilgili olmak, iyi bir öğretmenlik için tek başına yeterli değildir.

Belli bir  süre öğretmenlik yapan bireylerde zamanla kendini gösteren, ses tellerinde oluşan ve boğaz kısmında görülen vokal kord nodülleri öğretmenlerde görülen en önemli ses kısıklığı nedenidir. Toplum içinde çok konuşan ve mesleklerini sesleriyle icra eden (öğretmen, sanatçı vs.) bireylerde diğer mesleklere oranla fazla görülür.
Vokla kord nodüllerinin ilk semptomu ses kısıklığıdır. Ses kaba, çatallı veya hafif eforlu tarzdadır. Hastalarda konuşma ve ses için zorlanma mevcuttur.  Özellikle sesini profesyonel olarak kullanan kişilerde büyük sorun oluşturan vokal kord nodülleri boğazın yutak bölgesinde serbest toplu iğne başı şeklinde genellikle beyazımtırak oluşumlardır. Bu oluşumlar terapi yapılmadığı ve önlem alınmadığı takdirde kişinin mesleğini devam ettirmesine engel olacaktır.

Öğretmen olan ile öğretmen olmayanlar arasındaki ses rahatsızlıklarının farkını yaptığı bir çalışma ile ortaya koyan Nelson Roy ve arkadaşları(2004) telefonla görüşme tekniği ile öğretmen olan 1243 kişiye öğretmen olmayan 1279 kişiye ses hastalıkları anketi uygulamış ve öğretmen olmayanların öğretmen olanlara göre çok daha az zorlukla karşılaştıkları belirtilmiştir.Öğretmenler ses rahatsızlıkları yüzünden öğretmen olmayanlara oranla işgücü kaybı yaşamışlar, hatta ses bozukluklarından dolayı iş değiştirmeyi düşünmüşlerdir. Yapılan diğer bir araştırmada ise;(Sazak, 2007) öğretmenlerin genel olarak seslerini korumaya yönelik eğitim almadıkları, sigara kullananların ve yiyecek içecek anlamında dikkat etmeyenlerin, kirli ortamda bulunanların ses kısıklıklarına daha çabuk yakalandılarını belirtmiştir.

Öğretmenlerin bu rahatsızlığı aşmaları adına derslerdeki sınıf ortamlarını kirlilikten koruma tebeşir tozundan etkilenmeyi en aza indirme, tahta kalemin kokusundan korunabilmek için teknolojik araçlari etkin kullanmaları önem arz etmektedir. Sınıfta öğrenci sayıları en aza indirilip gerektiğinde mikrofon kullanılmalıdır. Görevdeki öğretmenlere uzman sağlıkçılarla işbirliği içinde samimi panel ve konferanslar düzenlenmeli ve hizmet içi eğitim yapılmalıdır. Hatta eğitim fakültelerinde ses sağlığı ve korunması adına dersler konulması uygun olacaktır.(Sazak, 2007)

Bel Fıtığı:
Bilindiği gibi omur gövdeleri arasında “Omurlar arası disk” ler bulunur. Bu diskler omurganın hareketlerine belli bir esneklik kazandırır. Disklerin bir başka yararı da omurganın üstüne binen yüklere karşı belli bir yaylanmanın sağlamasıdır. Böylece yükle karşılaşan omurlar bu yükü belli bir yumuşaklıkla karşılayarak, darbe almaktan korunmuş olurlar. ​İlerleyen yaşla birlikte diskte dejenerasyonlar gelişir. Bu gibi bir durumda omurgaya binen ağır bir yük, beklenmedik bir darbe ya da ani bir hareket, anulus fibrozun yırtılmasma ve nukleus pulpozus ile birlikte omurga kanalına ya da halk adıyla omurlar arası deliğin fıtıklaşmasına yol açar. Bu fıtıklaşmaya “Herni diskal” denir. Herni diskal bütün omurga boyunca herhangi bir bölgede ortaya çıkabilir.
Bel fıtığı belirtileri olarak belde veya kalça kısmında başlayan ağrıların zamanla ayaklara kadar inmesi ve oturup kalkma problemlerinin ortaya çıkması gösterililebilir.

Duruş bozuklukları:
​Özellikle ilköğretim okullarında görevli öğretmenler, sınıf donamının küçük yaştaki çocuklara uygun olarak tasarlanmasından dolayı, sıkça eğilmek veya uzun süre ayakta durmak zorunda kalıyorlar. Bunun sonucunda eklemlere inen kuvvet dengeli  dağılmadığındna pek çok öğretmende duruş bozukluğu ve kas iskelet sisteminde zayıflama görülebilir.
​Duruş bozuklukları için öğretmenlerin yapması gerekenler arasında bol hareket etmek, uzun süre zorunda kalan kişilerin her 40 dakikada bir ayağa kalkıp tekrar oturmaları gerekir. Bunun dışında düzenli hareket etmek, yürüyüş yapmak veya egzersiz yapmak kasları rahatlatacaktır.

Farenjit:
Yutaktaki iltihaplanmaya bağlı olarak ortaya çıkar; genellikle burun boşluklarında ve gırtlaktaki iltihaplanmalarla birlikte görülür. Hastalığın gidişine göre farenjitin akut ve kronik biçimlerinden söz edilebilir.
Ses kısıklığını etkileyen üst solunum yolu hastalıklarından biri olan farenjit burun, boğaz ve burun gerisinin iltihaplanmasıdır. Kuruluk, boğaz gıdıklanması ile başlar. Acısı kulaklara vurur. Tozlu, sisli yerlerde yaşayanlarda, tütün ve alkol kullananlarda, çok konuşanlarda ve şarkı söyleyenlerde sık sık görülür.(İkesus, 1965). Belirtileri hafif boğaz gıdıklanması, öksürük ve yanmadır. Yanmanın ve acının artmasıyla beraber önce ses parlaklığını kaybeder, sonra büsbütün kısılır. (Akt. Sazak, 2007; İkesus, 1965, s.71)

Akut farenjitin tedavisinde burun içine uygulanan kanlanma giderici (dekonjestan) ve mikrop öldürücü (antiseptik) ilaçlar, gargaralar, buğular, gerektiğinde de antibiyotikler ve iltihap giderici ilaçlar kullanılır. Basit kronik farenjitte ve kronik atrofik farenjitte tedavi sigara ve alkollü içki gibi hastalığa neden oluşturabilecek ya da onu alevlendirecek alışkanlıkların ortadan kaldırılmasına dayanır.
Varis:
Yüzeysel toplardamarların uzayıp büklümlü genişlemiş hale gelmesi varis olarak tanımlanmaktadır.
Kanı kalbe geri taşıyan damarlar toplardamar olarak adlandırılır. Bu damarlar kan akışının kalbe doğru tek yönlü olmasını sağlayan kapakçıklar içerirler. Toplardamarlarda oluşan tıkanıklıklar ve aşırı basınç bu kapakçıkların düzgün kapanmasını engelleyerek geriye doğru kaçaklara sebep olurlar. Sonuçta bacaklardaki yüzeysel toplardamarlar genişler, uzar ve büklümlü bir görüntü ile varisler oluşur. Meslek grupları içinde bir araştırma sonucuna göre varis hastalığı 1. Sırada öğretmenlerde, 2. Sırada askerlerde ve 3. Sırada Emniyet teşkilatında yer alan insanlarda gözlemlenmiştir.

Yazımı şu soru ile noktalamak istiyorum. Öyle bir meslek adı söyleyin ki, o mesleği icra ederken hem baş kısmını (boğaz) hem bel kısmını hem de ayak bölgelerini aynı anda tehdit ediiyor olsun?