İkram BAĞCI
İkram BAĞCI

Gazete: Star GAZETESİ

Oyum Kime Mi?

  • 28.03.2014 00:00

 Üniversiteyi kazandığımda siyasete ilgisi olan, her gün iki farklı gazeteyi bitirmeye özen duyan, bir memur ve bir ev hanımı annenin çocuğu olarak adım atmıştım Ankara’ya. O zamanlarda hala başörtüsü serbest olmadığı için bayan arkadaşlarımızın yaşadığı sorunları özgürlüklerin engellenmesi olarak görüp içerliyordum, bu özgürlüğü laiklik ilkesi ile bin dereden su getirerek açıklayanlara. Bir başörtüsü eylemine katılmış ve o zaman laik geçinen sözde özgür ve medeni insanların ‘yahu sizin siyasetten anlayışınız meydanlarda bağırarak milleti rahatsız etmek mi? Ne kaz kafalı adamsınız, gidin savunduğunuz anlayışı destekleyin ve yapabiliyorsanız serbest bıraktırın şu zıkkımı’ diyerek kendince bizi aşağıladığına şahit olmuştum, o sözde entelektüellerin. Sonradan da eklemiş ‘ama bunuanlayacak ve yapabilecek kapasite de sizde yok demişti’ gözümün içine baka baka.

Konuştuğunu ve kınadığını başına vermeden veya ona göstermeden kulun canını almayacağını söyleyen bir Allah’a inansam da, o sözlerden mütevellit canımın günlerce yandığına şahit oldum. Ama o zamanda sonra meydanlara inip milleti rahatsız etmenin bir işe yaramayacağını o sözler sayesinde anladım.

Üniversiteyi okurken dil ve memurluk kurslarının parasını biriktirme adına ailemden habersiz inşaatlarda nöbet tutup kazandığım para ile kendi geleceğimi hazırlarken, bu ülkede eğitimci olabilmenin zorluğunu ve eğitimcilerin de mutlaka siyasetle ilgilenmesi gerektiğini hep sayıkladım. Eğitim dünyasının siyaseti bilen eğitimciler tarafından yönetilmesini, hem eğitim adına hem de ülkemizin geleceği adına önemli olacağını Erkan Mumcu, Nimet Baş ve Ömer Dinçer’in bakanlıkları zamanında her ortamda dile getirdim.

Kısa bir süre mesleğime ara verip 2011 seçimlerinde Ak Partiden milletvekilliği aday adaylığı başvurumu yaparak, uzun zamandır dışarıdan izleme ve değerlendirme fırsatı bulduğum siyaseti, azıcıkta olsa içinden tanıma fırsatı bulmanın heyecanını birkaç ay yaşadım. Savunduğum siyasi görüş doğrultusunda aylarca diyar diyar emek vermeme rağmen hiçbir menfaat beklemedim. Ama yukarıda Allah var, siyasete girmenin en güzel tarafı eşimi tanıma fırsatını yakalamış olmaktan başka hiçbir maddi faydasını da görmedim. Bu yazıyı Kahramanmaraş milletvekilleri hem de siyasette tanıdığım birçok insan okuyacaktır ki, hiç biri de bunun tersini iddia etmeyecektir, edemezlerde.

Gezi eylemlerine katılan öğrencilerini bile anlamaya çalışmış kaçırdığı dersleri bile telafi etmekten hiçbir zaman gocunmamış biri olarak, siyasetin maddi menfaatlerini kovalamadım. Hayatımın en verimli döneminde, belki de talih benden yana iken belediye seçimlerinde, eşimle aldığımız karar doğrultusunda doğduğum ilçeden aday adaylığı başvurusunu yapmadım. Siyaset, yükselmenin mi yoksa görüşleri ifade edebilmenin yeri mi, bunu ayırt etmeye çalıştım.

Görüşlerimi ifade ettiğim her ortamda mutlu olurken basında kaleme aldığım hiçbir yazıdan kazanç beklemedim. Almadım da. Bunu görüşlerimi yazdığım bu gazetenin sahipleri onaylayacaktır.

Seçim yaklaşırken hangi partiye oy vereceksiniz tartışmaları her ortamda sorulurken, Cünet Özdemir’inde onayladığı bir gazetenin blog yazarının yazısına takıldım.

‘Küpemi Çıkardım ve Ak Partinin mitingine katıldım, Çocuğumun bakıcısı Nermin Abla, Sitemizin güvenlik görevlisi Kadir, Tekstil Atölyesinde sigortasız çalışan Hatice, İSKİ’den emekli Necati Amca, zabıta, itfaiyeci, taşeron işçisi… Onlar işte… Onlar CV’si olmayan insanlar, (Yani vasıfsız insanlar), Onlar İstanbul’da denizi yılda bir defa görenler, Onlar yanında gazete gezdirmeyenler, Okumamış insanlar, Onlar telefona bakmayanlar, Onlar twetter mivitır bilmeyenler, Selfie çektirmeyenler, Onlar bizim gibi beslenemedikleri için boyu kısa olanlar, Onlar nasırlı elleri olanlar, Otobüsle geliyorlar, arabaları yok, olsa da benzin paraları yok…

Makarnaya, bulgura oylarını satıyorlar’ diye kızdığımız aşağıladığımız insanlar, Ama o makarna onlar için o kadar değerli ki onların çocukları makarna sayesinde doyuyorlar…

Facebook’ta ve Tweetter’da Pazar günü bu ülkede yaşayan MAL sayısını göreceğiz arkadaşlar bakalım geçen seçime göre azalmış mı artmış mı? diye gönderi de bulunanlar…

Evet, ben selfie çektirmedim, Ama uzun yıllardır senin yapmadığın bir muhalif bir yandaş dediğin gazeteleri karşılaştırarak okudum. Beslenmedikleri için boyları kısa demişsin ya; annem geldi aklıma, bana hamileyken tarlada nohut yolarmış, senin beyin tarlada hamileyken nohut yolanları da mutlaka hor göreceği için annemde bana hamileyken iyi beslenememiş, ondan benim boyumda uzun değil, Ne yapsam ki şimdi? Ama senin kullandığını zannettiğin sosyal medyayı çok daha teknolojik araçlarla kullandım ama senin gibi nasırlı elleri, işçileri, arabası olmayanları incitmedim…

Ak Partinin dağıttığı değil makarna, bulguru almak, Ak Partili olan birinden borç bile almadım. Ama senin gibi tok acın halinden ne anlar sözünü tam olarak yansıtan bir insansıya da hiç rastlamadım. Muhalefetlik yapma adına hor görmelerinize, iftiralarınıza, tehditlerinize alıştık. Yalnız hiçbir zaman sizin gibi insanları ötekileştirmedik.

Facebook’ta Hukuk Fakültesini sınava girmeden soruları alarak okuduğuma dair resmimi paylaşanlar olmuş, sadece gülüp geçtim. Ne YGS’ ye girdim ne de Hukuk fakültesini okumak istedim. Sabah Gazetesi Yazarı Rasim Ozan Kütahyalı, Türkiye Gazetesinden Yıldıray Oğur ve Sanatçı Uğur Işılağ’a da yapmışlar. Onlar ne elde etti bilemem ama ben Hukuk okumuyorum JBir kez daha muhalefet adına yaptıklarınıza, zekânıza hayran kaldım.

Her insanın özgürce, kalbinden geçtiği gibi savunduğu görüşü destekleyip, demokratik hakkını kullandığı iyi bir Pazar günü diliyorum. Sonuçlar her ne olursa olsun, Vatanımız ve milletimiz için hayırlı olmasını Rabbimden temenni ediyorum.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar