• 9.05.2014 00:00

 Biz o insana anne-babasına güzel davranmayı tavsiye ettik. Annesi onu zahmetle karnında taşıdı ve zahmetle doğurdu. Onun taşınması ile sütten kesilmesi otuz aydır. Nihayet olgunluk çağına ulaşıp kırk yaşına girdiği zaman: "Ey Rabbim, beni öyle yönlendir ki, bana ve anneme-babama verdiğin nimetine şükredeyim ve hoşnut olacağın iyi bir iş yapayım'der, ayette.(bakara-215).

Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de Sen onlara (öyle) rahmet et (diyerek dua et!)” der anne için Kuran'ı Kerim. Abdullah İbni Mesud'un, Nebiye 'Amellerin hangisi Allah için sevgilidir? Sorusunu sorduğunda, o Nebi için anneye iyilik etmek namazdan sonra ikinci sırayı alacak kadar önemlidir.Ebu Hureyhe, yine O nebiye İnsanların içinde en başta kime iyilik etmem gerekiyor? Sorusuna karşılık üç defa annendir, cevabını vermesinden o kutsal insan, Anne’nin önemi anlaşılmıştır Nebi'nin gönlünde.

Sınava hazırlanırken bizi kapının aralığından izleyen bir çift göz vardır hani ya orada. O sınava hazırlanmaz ama senin çektiğin zorluğu, yüreğinde hissettiğin acı ve mutluluğu, senle beraber hisseden biri vardır, aynı evin içinde, aynı şehirde olmasan da, aynı dünyada, senin hissettiğin her şeyi hisseden biri vardır aslında yanı başında. Öyle bir kalp taşır ki bedeninde, doğumdan ölüme kadar senin için atar, senin için yaşar sanki bu fani hayatta.

En büyük arzusudur yıllarca evladı-kızı için attığı bu kalbin karşılığında onların ellerinin ekmek tuttuğunu görmek, dünyadan ayrılmadan onların mesut olarak yaşadığını bilmek, hissetmek. Görmese de aslında sadece biz üzüldüğümüz için üzülen bir kalbi taşıyabilmek.

Küçüklükten beri, bizim her adımımızda yanımızda olup geleceğimizi, biz düşünmeden, bizim hakkımızda hayal kuracak kadar bizle yaşamak. Kendi için hayallerini salıverip sadece bizler için hayal dünyasında kalmak.Gözlerinin içinde, geçmişte bizim adımıza çektiği sıkıntılara, cildinde bizim için çektiği ızdırapların izine rastlamak. Ellerinin içinde ve üstünde bizler için geceli-gündüzlü ettiği duaların nurlu izlerine dokunmak.

Kısacası ANNE olmak. Hem güzel hem de ne zor şey...

Kolay mı?Ayetle ona itaat eder de öf demezsen cennet senindir diye, Allah katında büyük öneme sahip olmak.Kolay mı? İnsanların en hayırlısı, Nebiler Nebisinin her sohbetinde yer almak. Kolay mı? Çocuğu olduktan sonraki yaşamından ölüme kadar kendini unutup onun için yaşamak?

Bize göre kolay değilken, anne kalbi için bu zorluğun bir kıymeti olmamak.

Şimdi kendimize soralım? Kolay mı, böyle bir kalp taşıyan insan için evlat olmak? O hayatta iken belki de en büyük mutluluğu ona yaşatmak. Onun çektiği sıkıntıların kırkta birine razı olmak. Uyumadığı gecelerin sadece bir kısmını yaşamak. Belki de hiç gülmeyip hep ağladığı hayatta bir defa olsun onun gülen yüzünü görmek. Allah'ın ve Nebi'nin değerlerin değerlisi olarak gördüğü bir varlığın hayattayken kıymetini bilenlerden olmak.

Sınava kalan son günleri bir anne gibi yaşamak. Kendi geleceğini sanki onun geleceği olduğunu sanmak. Katlandığın sıkıntı ve stresi onun için çektiğini düşünmek. Onun, senin için yaptığı fedakârlıkların sadece bir kaç haftasına, onun için yapmayı kabullenmek. Belki de bir kaç gece uyumamak, belki de aç kalmak, yetmedi hastalanmak. O hayattayken şükretmek. Onun varlığı ile aslında güçlü olduğumuzu bilmek, dualarıyla zorlukları aştığımızı görmek.

Bu yazının bir acıtasyondan ziyade o hayattayken yüzünün gülmesi için yapacağın son adım olacağını unutmamak. Değmez mi KPSS'yi onun için kazanmak?