İkram BAĞCI
İkram BAĞCI

Gazete: Star GAZETESİ

Eğitim, Barış Sürecinin İhmal Edilen Yönü

  • 13.06.2014 00:00

 Barış sürecini sekteye uğratmaya yönelik uğraşların sahneye konduğu şu günlerde, Türk-Kürt kardeşliğini engelleme adına yapılan iç ve dış çabaların  yoğunlaştığını gösteren olaylara milletimiz şahit olmaktadır. Televizyonlarda bu sürecin kazasız bir şekilde devam etmesi adına, birçok siyasetçi, yazar ve konuşmacıların çeşitli argümanlarını arka arkaya heyecanlı bir şekilde sunduklarını görünce, aslında işin en önemli ihmal edilen  kısmını kimsenin görmek istememesi, bu durumun ciddiye alınıp alınmadığını sorgulamamıza sebep olmaktadır.

Televizyonlarda siyasi konuşmaların ve sorunlara siyaset adına çözüm bulmaya yönelik tartışmaların popüleritesinin dışında, hiçbir konunun dikkate değer görülmemesinin beraberinde getirdiği ihmalkârlık, sorunları çok yönlü bakış açılarıyla ele alabilmemizin önündeki en büyük engel olarak görülebilir.

Toplumsal barışın devam etmesi için getirilen çözüm önerileri arasında eğitimi aklına getirmeden program yapan kelli felli yazar, düşünür ve yorumcu insanların görüşlerini dinlerken, o an kapıldıkları  ruh halinin sadece ‘dostlar alışverişte görsün’ sözünün gereğini yerine getirdiklerini söylemek yanlış olmasa gerek. Gerçi  eğitimci insanların ve bürokratların yer aldığı bir toplantıda eğitim kökenli bir bürokratın  ‘barış süreci ile eğitimin ne alası var’ dediği bir ülkede, toplumsal  sorunların  neden  uzun yıllar boyunca çözülemediğini anlamakta zorlanmayız.

Gelişmiş ülkelerin eğitim sistemlerinden model alıp düzenlediğimiz yeni eğitim programlarında ‘Yeniden Kurmacılık’ felsefesinin özünde toplumsal sorunları eğitim programları ile bireylerin önüne koymak ve ilerlemecilik felsefesi ile bu sorunlara bireylerin çözüm bulmasını amaçlamaktayız. Ama ülkemizin artık kalıcı haline geldiğini söyleyebileceğimiz ‘Kapkaç, Kadına şiddet, Terör vb. sorunları hangi eğitim programları ile ele alıp çözüme kavuşturmaya çalıştık sorusunun cevabını verebiliyor muyuz?

Daha doğrusu siyaseten  tartışılan  konuların yanında, eğitim adına atılması gereken adımları ve cevap verilmesi gereken soruları tartışmadan bu  sürecin sağlıklı yürüyeceğini düşünmek, kalıcı barışın gerçekleşeceğine inanmanın  hayal ötesi bir şey olduğunu kanıtlayacak niteliktedir.

Bu süreçte;

1-      Eğitim adına gerekli sistemlerde oluşturmadan  bu ülkede farklı etnik yapıya sahip unsurları bir araya getirmenin yolunu  nasıl bulacaksınız?

2-      Demokratik hakları vermemize rağmen öğretmenlerin dağa kendi elleriyle çocukları göndermenin önüne nasıl geçeceksiniz?

3-      Derslerde milliyetçi söylemlerle Türk ve Kürt  nesilleri birbirine yabancılaştıran eğitimcileri bu süreçte nasıl ele alacaksınız?

4-      Yenilenen ve ötekileştirmeyen bir tarih eğitimini gerçekleştirmeden barış sürecini yeni nesillere nasıl aktaracak ve onların bu sürece sahip çıkmasını nasıl sağlayacaksınız?

5-      Eğitim programlarında Sünnilik ve Şiilik mezheplerinin ortak bir payda da olmasını sağlayacak şekilde hazırlamadan, bu ülkede mezhep farklılıklarını kaşıyanlara  nasıl engel olacaksınız?

Gibi vb. sorular üzerinde durmadan bu barış sürecinin kalıcılığını nasıl sağlayacaksınız?

Tartışılan konular kadar tartışılmayan ve ihmal edildiğini düşündüğümüz eğitimin birleştirici yönünü ele almamak, bu süreci destekleyen birçok insanın merak ettiği ve cevap beklediği konulardır. Her konuyu  sosyal, siyaset ve ekonomi alanında ele almanın öneminin yanında eğitim açısından da ele alabilmenin gerekliliğini idrak etmenin önemi her geçen gün artmaktadır.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.