• 24.10.2014 00:00

 Maddi manevi zorluklardan sonra bitirilen yüksek lisans eğitiminin hemen arkasında yaşanılan zorluklara bir nevi ilaç olsun diye, uzman olma adına açılan davaların kazanılmasının öğretmenlere verdiği mutluluk, bakanlığın tekrar karşı dava ile uzmanlıklara son vermesinden dolayı çok uzun sürmedi. Öğretmen atama ve yer değiştirme taslağındaki yüksek lisans öğrenimini tezli bitirenlere hizmet puanı olarak 44, doktorayı yapanlara ise 90 hizmet puanın verileceği düşüncesinin olması, maddi zorlularla akademik çalışmaları tamamlayan birçok öğretmeni memnun etmiştir desek yanlış olmaz.

Yönetmenlikte öğretmen atama ve yer değiştirme takviminin süre bazında taslaktan çıkarılması, atama ve yer değiştirme işlemlerinin bakanlık tarafından belirlenen dönemlerdegerçekleşeceğinin ifade edilmesi, yine kendi çapında bir belirsizliği taşımaktadır. Bu dönemlerin tam olarak belirlenip ilan edilmesinin ehemmiyeti tartışılmaz olsa da, atama ve yer değiştirme döneminde yaşanan baskılardan bakanlık ve bakanlık bürokratlarının mağdur olduğu bu şekilde dile getirilmiş olabilir. 

İllerde öğretmen atama ve yer değiştirmelerin bir kısmının veya tamamının Valiliklere verilmesinin, bakanlığın çalışma yoğunluğunu giderme amacı taşıdığı aşikâr olsa da, illerde öğretmenler arasında ayrışmayı sağlayacağı, bazı valiliklerin bu sorumluluğu bakanlık kadar veya bakanlıktan daha iyi bir şekilde yapabileceğinin kuşkulu olması, bu maddenin olumsuz uygulama ve sonuçlar doğuracağı hissini uyandırmaktadır.

Taslakta en çok tartışılan iki önemli madde görevde 8 yılını dolduran öğretmenlerle, eş özründe, eşi SSK’lı olarak 3 yıl çalışmış olma şartının taslakta yer almasına yönelik maddelerdir. 

İlk atamanın yarısından fazlasının Doğu ve Güneydoğu illerimize yapılması ve özellikle son birkaç yılda atamaların bu şekilde gerçekleşmesine rağmen, halen Doğu ve Güneydoğu illerinde var olan açığın kapatılamaması, alınması gereken bazı tedbirlerin olmasını gerekli kılıyordu. Örneğin geçen yıl ilk atamada Şanlıurfa iline 1200 civarında öğretmen atanmasına rağmen, sonraki şubat dönemi özür grubu atamalarında 1500 civarı öğretmenin Şanlıurfa’dan başka illere geçmesi, bu ve bunun gibi birçok Doğu ve Güneydoğu illerimizdeki açığın hiçbir şekilde kapanmasının mümkün olmadığını gösteriyordu. Doğu ve Güneydoğuda yer alan illerde boş kadrolar yer alırken, Batı illerinde norm fazlası öğretmenlerin her geçen gün artması ve derse girmeden maaş almaları bazı tedbirleri almayı gerekli kılmaktaydı.

Çerçeveyi bu doğrultuda çizmek ve ortada duran sorunu el birliği ile nasıl halledebileceğimizin çarelerini aramak eğitime öğretmen atama ve yer değiştirme açısından verilecek en büyük katkı olacaktır.

Öğretmenlere getirilen il içi rotasyon ve eş durumunda 3 yıl SSK’lı olma şartını desteklemekle beraber yapılması gereken düzenlemenin taslağın yasalaşmasından sonra hemen yürürlüğe girmesinden ziyade, belli bir süreden sonra yürürlüğe girmesinin daha doğru olacağı kanaatindeyim. 2015 yılında taslağın yasalaşacağını varsayarsak, 2015 yılından itibaren ilk atama ile görev yerine başlayacak öğretmenleri bu düzenlemenin kapsayacağının ifade edilmesi, şuan görevde olan ve eski düzenlemeye göre hayatına yön vermeyi planlayan öğretmenlerin mağdur olmasını engelleyecektir. Aynı durum bu yıl itibariyle 8 yılını dolduran ama bulunduğu il veya ilçede çocuğunun okula yerleşmesi ve eşinin iş değiştirmesi veya yeni bir işe yerleşmesi açısından hemen bu yaz rotasyona uğramasının getireceği olumsuzluklara engel olmak büyük önem taşımamaktadır.Taslak yasalaşsa bile 8 yılını dolduran öğretmenlerin istedikleri doğrultuda rotasyona uğramayı bir yıl erteleyebilme hakkının verilmesi, her öğretmenin önünü görme ve buna göre hayatına yön verebilmesine sebep olacaktır.