• 12.12.2014 00:00

 Geçen hafta gazetelerin attığı başlıklar yine bir merkezden yönlendirmenin olduğu sinyalini gösteriyordu desek klişe kalacak ama ‘İslamcı Eğitim start aldı, Eğitime Format, Dindar Neslin Temeli Atılıyor’ vb. Manşetlerden sonra artık klişe kalan yönlendirmelerle ifade edecek olursak birileri yine bu milletin öze dönüş gayretlerinden bir hayli rahatsız. Ana Muhalefet liderinin ‘Gayri Meşru’ olarak gördüğü bir şura’dan taraftarlarının rahatsızlığını gayri meşru olarak dile getirdikleri bir haftayı geride bıraksak da, Osmanlıca dersinin verilip verilmemesi üzerinden yine aynı seviyesizlik ve cahillik kokan tepkiler devam ediyor.

İngilizler Kral Lear’ı ve Macbeth’i Fransızlar’da Voltaire ve Moliere’yi hala okuyabilirken ve İngiliz Hanedanlığı’nın yaşamlarını ağızları açık bir şekilde tüm dünya ile beraber takip ederken, hazin bir muameleye bıraktırdıkları Osmanlı Hanedanlığı ve onun evlatlarını, Anadolu’nun çocuklarına ötekileştirerek baktırmayı başarmışlardır. Dünya’ya sözde demokrasi havariliği yapan bu medeniyetlerin kendi hanedanlarını temsili gibi göstererek korumalarına rağmen bu topraklarda yer alan bir hanedanlığı yine kendi oyunları ile tarih sahnesinde bu toprakların çocuklarına ortadan kaldırmayı başarmışlardır.

 Cumhuriyet’i kuranlar o hanedanlığın evlatlarını yurt dışına sürgüne göndermenin yanında kendi yetiştirdiği nesillere de acımasızca bir algıyla onlardan geriye kalan her şeyi lanetli bakmayı öğretmişlerdir. Bunun sonunda Osmanlıca’yı Arap Alfabesi zanneden ve kendi Türkçesi 1000 kelimeyi bulmayan bir nesil ortaya çıkmış, 1000 Yıllık tarihe sahip olan Öz Türkçe’yi, Selçuklular’dan Osmanlı Devleti’ne kadar devam etmesini bir kenara bırakırken, Arap Alfabesi zanneden ve cahilliğine, ağlansın mı gülünsün mü, bilinmeyen bir nesil şuan Osmanlıca’yı sorgulama yeterliliğine sahip olduğunu zanneder hala gelmiştir.

PİSA sonuçlarına göre gerilerdeyiz diye ferayan eden güruhun biz hala neler tartışıyoruz diye sızlanmalarında kaçırdıkları bir durum; PİSA’da üst sıralarda olan devletlerin çocukları kendi kültürüne ait 17 yy. da yazılan eserleri okuyabiliyorlarken, PİSA sonuçlarının en alt sıralarında yer alan bir milletin kendi tarihini ve o tarihe ait olan Öz Türkçe’sini gerekli görmemeleri hazinden öte hazin içidir.

Aşkı bile öğrenmede Kız Kulesi’ndeki yaşanan gerçek yaşamdan  değil de, Romeo ve Juliet’den öğrenen bir nesil..

Çağdaş uygarlık yalanı adı altında Osmanlıca’yı adeta uzaylıların kullandığı bir dilmiş gibi göstermek ve köklü bir medeniyete deli gömleği giydirmek adına atılan bir adım olarak Harf İnkılâbını gören Bernard Lewis’e rağmen gerçekleri görmede inat eden bir nesil…

Sosyal medya hesaplarında eğlence merkezlerinde çektikleri fotoğrafları, alkol kadehleri eşliğinde kahkahalarla paylaşırken, en mutlu anlarını İngilizce afişlerle ifade etmekte bir sakınca görmeyip, Osmanlıca kadar başınıza taş düşsün diye yorum yapan nesil…

Bu arada Port Aventure (Costa Dorado) Avrupanın en iyi eğlence merkezleri ve parkları arasında yer alıyor ve Barcelona’ya çok az bir mesafede. Bölgenin dili Katalanca. Eğlence adına Katalanca ve İspanya’nın resmi dili İspanyolca öğrenmeye değer. Ama dikkat edelim. Orada da başında Kral IV. Filipe’nin yer aldığı Bourbon Hanedanlığı var. Ne de olsa hanedanlara karşı alerjiniz var. Bilmem belki de hanedan üyesi bir prens veya prenses ile selfie çektirir paylaşırsınız. Osmanlı Hanedanlığından nefretle bahsettiğiniz sosyal medya gönderilerinizin devamını da koyarsınız. Onun için Katalanca öğrenin. Olmaz Mı?