• 12.04.2015 00:00

 2008’de Türkiye’de okulların uydu ile internete bağlanmasına, tüm öğretmenlere ve öğrencilere FATİH Projesi gereği tablet bilgisayar dağıtılmasına karar verilir. 

2009’da Endonezya Devlet Başkanı B.J Habibe’nin torunu Fatima Marini ile internette arkadaşlık sitesi aracılığı ile tanışan A. Temiz, Eyüp Belediyesi’nde kıyılan nikâh ile dünyaevine girer. Nikâh şahitliğini Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu ve İstanbul Milletvekili Atilla Kaya’nın yaptığı törende, Burhan Kuzu; ‘Bu evlilik iki devlet arasında kardeşliği pekiştirecek’ diyerek evlilik cüzdanını Fatimi Marini’ye uzatır.

2010’da İzmir’de eşinin bilgisayardaki yazışmalarını fark eden Z.D, eşinin kendisini aldattığını öne sürerek mahkemeye başvurur. Mahkeme yazışmalardan yola çıkarak sadakatsizlikten dolayı çiftin boşanmasına karar verir.

2011’de Adana’da oturan T.G, sosyal medyada tanıştığı B.D. ile arkadaş olur. Bir süre internetten görüşen T.G, B.D. ile buluşmasının sonrasında tecavüze uğrayarak B.D’nin zoru ile fuhuş ve torbacılık yapmaya başlar. T.G’nin ailesinin şikâyeti ile B.D’nin yakalanarak cezaevine gönderilmesine karar verilir.

2012’de okul sıralarında söylediği bir şarkıyı arkadaşlarının internette paylaşması ile ünlenen S.T. hayallerine ulaştığını ve hayatının değiştiğini söyleyerek ‘Doktor’ adlı albümüyle müzik piyasasında yerini alır. Tarık Ceren, Mustafa Ceceli ve Bahadır Şimşek gibi ünlülerinde destek verdiği albüm DMC etiketi ile piyasaya sürülür.

2014’de Ankara’da sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta tanıştığı kadınların bilgisayarlarına korsan yazılım gönderip kişisel bilgilerini ele geçiren zanlı, daha sonrasında kadınlar adına müstehcen siteler açıp resim yerleştirdikten sonra kadınlardan para isteyip kendisi ile birlikte olmaya zorlar. Para vermeyen kadınları Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na şikâyet ederek ‘Fuhuş yapıyor, çocuğunu elinden alın’ihbarını yapan zanlı, sosyal medyadaki hesaplarının polis tarafından incelenmesinden sonra tutuklanır.

Yine 2014’de ODTÜ’den mezun olan bir bilgisayar yazılımcısının ölümünden önce çektiği bir videoyu internette yayımladıktan sonra hayatına son verir. Eskişehir’de alkollü olduğunu iddia eden bir üniversite öğrencisi kendi evinde ilk önce bıçaklayıp sonradan da damacana ile kafasını ezdiği kedinin sosyal medyada görüntülerini paylaşması üzerine tüm kesimlerin tepkisini çekmesinden sonra hakkında dava açılır.

‘Kanser olmamanız için önemli tavsiyeler’ adındaki başlığın bir haber sitesinde, ‘Tek gecelik ilişkide yapılması gerekenler nelerdir’ adlı başka bir haber sitesindeki başlıktan daha az tıklanması ise 2015’te gerçekleşir.

Yine 2015’te sosyal medyada bir elbisenin renginin ne olduğu günlerce tartışılır, sonrasında bir kedinin merdivenlerden indiği mi yoksa çıktığı mı milyonlar tarafından gündeme dair konulardan daha fazla rağbet görür.

İşte bundan tam yirmi bir yıl önce bugün, 12 Nisan, 1993’te, kimine göre evlenme aracı kimine göre boşanma sebebi olan, kimine iş kapısı açan kimini işinden eden, kiminin ölümünü paylaştığı bir mekân olarak kullandığı, kimilerince gereksiz tartışmaların ortamı olarak görülen internet, keşfedilmesinden tam otuz yıl sonra Türkiye’ye bağlanır. 

1993’te internetin ülkemize gelmesinden sonra gerçekleşen olumlu ve olumsuz olaylara bakacak olursak şu soru hep akıllarda cevabı tam olarak verilemeden kalır; Bağlansa mıydık, bağlanmasa mıydık?