• 17.08.2020 00:00
  • (708)

 BAE İsrail’i tanıdı, diğerleri sırada.. Mossad başkanı Katar’a gitti… Bölgemizde neler oluyor?

 Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile İsrail arasındaki yakınlaşma sizler için sürpriz miydi? Bir süredir aramız şekerrenk olduğu için bunu BAE’ye has bir girişim görüp “Zaten onlardan başka ne beklenirdi?” kabulüne kendinizi teslim etmemenizi dilerim.

İsrail ile yakınlaştı diye en keskin itiraz sadece iki ülkeden geldi: İran ve Türkiye… Doğal olarak Filistinliler de gelişmeyi protesto ettiler. Buna karşılık, 24 Arap ülkesi var ve bunların hiçbirinden BAE’ye dönüp “Ne yapıyorsunuz?” diye karşı çıkan olmadı.

Yakınlaşma, BAE tarafından “Filistin Devleti’ne giden yolu kolaylaştırmak amaçlı” olarak sunuldu.

İki ülke arasındaki yakınlaşmayı sağlayan Donald Trump BEA’yı birkaç hafta içerisinde bir başka Arap ülkesinin daha takip edeceğini duyurdu.

Daha önce Arap ülkelerinden Mısır ve Ürdün İsrail’le diplomatik ilişki kurmuşlardı, şimdi onlara BAE de katılmış oldu.  

Sıradaki ülkenin İsrail-BAE yakınlaşmasını tasvip ettiğini açıklayan Bahreyn olduğu söyleniyor. İsrail başbakanı Benjamin Netanyahu’yu ülkelerinde ağırlamakta mahzur görmeyen Oman ve Fas da perde gerisinde yürüttükleri ilişkileri resmiyete dökmek için sıradaymış. 84 yaşında ve hasta Kral Salman vefat edip yerine veliahtı Muhammed bin Salman geçerse, Suudi Arabistan’ın da İsrail ile anlaşan ülkeler kervanına katılacağına garanti gözüyle bakılıyor.

Yarın öbürgün “İsrail Suudi Arabistan’a büyükelçi atadı” haberini işittiğinizde şaşırmayasınız diye bu bilgileri sunuyorum.

Türkiye’nin en yakın olduğu Arap ülkesi hangisi? Katar değil mi? Şu günlerde Katar ve İsrail arasında da daha önce pek farkına varılmamış temaslar sürdürülüyor.

İsrail istihbarat örgütü Mossad’ın başındaki Yossi Cohen ülke yöneticileriyle görüşmek üzere birkaç gün önce Katar’ın başkenti Doha’daydı. Bu onun oraya ilk gidişi de değil. Geçtiğimiz Şubat ayında İsrail ordusunun Gazze’den sorumlu komutanı Herzi Halevi ile birlikte Doha’daymış Cohen.

Gerçi müzakere tek maddeliymiş; Mossad, Hamas görevlilerine maaşlarını ödeyebilsin, ihtiyaç sahiplerine yardım yapabilsin ve en önemlisi Gazze’nin enerji ihtiyaçları karşılanabilsin diye Katar’ın yapmakta olduğu para yardımını devam ettirmesini istemekteymiş

Müzakeredir, “Tamam, yardıma devam edelim” cevabından sonra neler konuşulduğunu bilemezsiniz.

On yıl önce, on yıl sonra

Yine de bana garip gelen bazı ayrıntılar var.

BAE’nin İsrail ile yakınlaşmasına yakından bakalım.

Hafızalarınızı biraz olsun zorlamanızı isteyeceğim:

On yıl önceye, 20 Ocak 2010 gününe gideceğiz. Dubai Havalima’nına bitişik Al Bustan Rotana Hotel’in 230 numaralı odasında bir ceset bulundu. Hayatını kaybeden kişi bir Arap’tı ve ölüm raporuna ‘beyin kanaması’ sonucu öldüğü yazıldı.

Dubai’deki otelde öldürülen kişi Filistinli’ydi, Hamas’ın öndegelenlerinden Mahmoud al-Mabhouh’tu ve Dubai’de öldürülmüştü. 

Filistinli Mabhouh’u 27 kişilik bir Mossad vurucu timi, 20 yıl önce bir İsrailli askeri öldürdüğü için, Dubai’de infaz etmişti.

Mossad içerisinde oluşturulmuş ve tarihi sebeplerle ‘Caesarea’ adı verilmiş elit vurucu timi değişik ülkeler pasaportlarıyla Dubai’ye gelmiş, otelde eylemlerini gerçekleştirmiş ve geldikleri gibi de ellerini kollarını sallayarak ülkeden ayrılmışlardı.

Eylemdeki Mossad imzası ortaya çıkınca BAE yönetimi büyük bir tepki göstermiş, isimlerini tespit ettikleri 11 İsrailli ile birlikte Mossad’ın o günlerdeki başkanının uluslararası yargı önüne çıkartılmasını talep etmişti.

Zaten o kanlı olaydan bir yıl önce de, yine aynı BAE yönetimi, Dubai’deki uluslararası tenis turnuvasına gelmek isteyen İsrailli tenisçi Shaar Pe’er’e vize vermemişti.

Ne oldu da, on yıl önce araları buz gibi olan iki ülke, aralarında hiç böyle olaylar yaşanmamış gibi, yakın dost haline gelebildi?

Türkiye’yi ‘düşman’ bilip İsrail’le ‘dost’ nasıl olunabiliyor? [Merak bu ya: Türkiye ile düşmanlaşmanın İsrail ile dost olmayla bir ilgisi olabilir mi?]

Arap ülkelerine askeri silah ve malzeme satışına karşı çıkan İsrail’in BAE’nin ABD’den almak istediği askeri uçaklara onay vermesinin ilişkilerin ısınmasına katkıda bulunduğu, BAE’nin ülkedeki muhalifleri takipte kullandığı bir bilgisayar programını İsrail’in sağladığı gibi gerekçeler yakınlaşmaya sebep olarak sayılıyor.

Yine de bu gelişmeleri ilginç ve biraz da garip buluyorum.

Öylesine sorular

Hemen yanı başımızda meydana gelen bu ilginç ve garip gelişmeler Ankara’da sürpriz etkisi mi yaptı acaba?

Kısa süre önce Doha’yı bir günlüğüne ziyaret eden Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yakın dostu Katar Emiri’nin İsrail başbakanı Benjamin Netanyahu’nun gönderdiği Mossad başkanı Yossi Cohen’i ülkesinde ağırladığından haberdar mıydı sözgelimi? Katar’ın Gazze’ye ve Hamas’a yaptığı yardımları İsrail’in ricasıyla yaptığı Türkiye tarafından biliniyor mu?

Adını bu kadar anmışken Hamas ve Türkiye ilişkileri konusunda İngiliz basınında çıkan bir haberi de duyurmak isterim.

İktidardaki Muhafazakar Parti’ye yakın Daily Telegraph gazetesinde önceki gün (14 Ağustos 2020 tarihinde) yayımlandı haber. Türkiye, Hamas’ın operasyonel unsuru 12 Filistinli’ye vatandaşlık ve tabii pasaport vermiş bu habere göre. 

Gazete bu haberi, Türk vatandaşı haline gelen bu Filistinlilerin, bizlerin vizesiz seyahat edebildiğimiz ülkelere gidip terör eylemleri yapmaya hazırlandığı iddiasıyla birlikte sunmakta.

Gelin de benim gibi “Ne oluyor?” diye sormayın…