• 23.05.2012 00:00
  • (3923)

 Bu 1 mayıs 77 tartışmasının kazananı olmayacağı gibi üretimi de olmaz. 

Çünkü sözü alan kostaklanıyor ve her cümle "taban"lara , "çevre"lere şov ve tazelenme mesajı veriyor.


Boşuna bir tartışma.


Arayıp bulunamayacak insanlar, çorbada tuzu olmayanlar bile tartışmada söz alıyor. 


Bu tartışma çözümlü bitmez! 


Çünkü zemin, kulvar konuyla ilgisiz. 
Özneler, teşhis yanlış, otama yanlış.


Düğüm de yanlış yerden çözülmeye çalışılıyor, "eşek dururken semeri/kolanı dövülüyor".


Ama bu söz alanların hiçbirine anlatılamıyor, çünkü hepsi tanker dolusu mürekkep tüketmiş en bilen.


Ey taraftarlar! Seten beygiri gibi 1 Mayıs 77 etrafında den den söyleyenler!


Bu kadar kendinizi tekrarlamayın artık. Yaşlandınız diye, lise yıllarındaki, "Medeniyet mutluluk getirir/getirmez" 
münazaralarını mı özlediniz? 


Amaç faili aramak mı, solun yanlışlarını saptamak mı? Hangisi?


Hangisiyse o tartışılsın.


1 Mayısın faili belli. 


1 Mayıs katliamı dahil, ortadan kalkana kadar sömürü ve tüm zulümlerin sorumlusu devlet. Devlet bahanelerle sorumluluktan kurtulamaz.


Kimsenin devleti aklama derdi yok, ama neden bahaneler özne yapılmaya çalışılıyor? Niyetten bağımsız, nesnel olarak yapılan bu. Kontrgerilla denen derin devlet yapılanmasının ölüm organizasyonları kurduğu, belge ve itiraflarla ortadayken daha ne tartışılıyor, anlaşılmıyor!

 


Günah keçisi mi arıyorsunuz? 
Katliamı kim yaptı? 


Birbiriyle elektrikli, çatışmaya yatkın solun durumu potansiyel taşıyor diye suçlu ilan edilir mi! 


Bıçak adam öldürüyor diye, adalet toplayın bütün bıçakları mıdır! 


Muhakemeniz hep uçlarda, suçlamalarda mı çalışır? Subut, hukuk nerede?


Kötülükleri üreten sistem dururken o sistemi değiştirmek isteyenlerin yanlışlarını sistem yerine koymak özneyi kaçırmak değil midir?


İlk silahı kimin attığının ne önemi var! Solcuları mı, sistemi mi değiştirir! Kalabalıklar subjektif olarak hazır olsa da olmasa da paniğe her zaman hazır değil midir? Panik zaten nedir?


Keçi aramayın, keçileri de kaçırmayın lütfen!


Bu vesileyle bir kez daha solu dövelim diyorsanız açık olun. Sistem devam ettikçe o her an yapılıyor zaten. 


Zararınız insanlığın geleceğine oluyor. Boşa vakit harcanıyor.


Bu tartışma bu tarzda sürmemelidir. Bu tartışmanın kanalı değişmelidir. Bu tartışmadakilerin takkeleri çıkmalıdır. 


Ama herkes diğerinin takkesine bakarak, kıyaslayarak değil, kendi takkesini çıkarmalıdır. 


Bu yapılmadan bu tartışmanın alacağı yol yoktur.


Çünkü bu tartışma alışıldık, bıkkınlık verecek derecede normal ve eski. Söz alan bir şey üretmek yerine, diğerini "yenme"ye çalışıyor.


Yüz yılların yetişme tarzı ben yenilendim demekle, geçmişte ve haftalardır sürdüğü üzere olmuyor.


'Ben de sana' bir kıssasa kıssas uygulaması, ne kadar solcu olunsa da, yerleşmiş genlerden kopmuyor. 


Süt gibi ak ve arı su kadar temiz ve berrak niyetler solun iyiliği adına olsa da söylenenler, "taban"lara ve "güç"lere şov ve salvo yapmaktan öte gitmiyor. 


Sola bir inanç gibi bakan ve inancından kopup eski tapınaklarını yıkarak adeta intikamını alırcasına geçmişine tutum alan solcular arasındaki tartışmadan yarınlar çıkmıyor, çıkamıyor. 

Çıkmaz da.

Çünkü ikisi de eski solcu; ikisi de eskimiş solcu; ikisi de uç.


Solun geleceğine dair yeni sözler konuşulsun lütfen.


"Somut şartların somut tahlili."


[email protected]