• 12.07.2013 00:00
  • (2828)

 Mısır'da politik durumun okuması tam bir hiyeroglif yazı metni. Hiyeroglif, soldan sağa da, sağdan sola da, yukarıdan aşağı da yazılabilir, ama okuması figürlerin baktığı yandan olur.

Mısır'da darbe oldu. Siz hangi figürdensiniz? Takipçi misiniz? Murşici mi, darbeci misiniz? Mısır'daki politik okumayı hangi figürden yapmaktasınız?  İlkeleri durduğunuz  yerin biçimine sokmakta nasılsınız?  Tayyipçi misiniz, darbeye karşı bir El Sisici misiniz?

Türkiye'de Mısır'da darbeye karşı olmayan yok gibi. Ama asıl sorun darbenin kabülünden çok ışıl ışıl parlayan bağlaçların devamı. Bu çorak politika, bağlaç olmasa vay haline!

Söz gelimi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Mısır'da darbeye karşı olduğunu açıkladı. Ama bağlacını eksik bırakmadı, bağladı, Mursi neden farklı düşünceleri dinlemedi, uzlaşmadı, tiranlar gibi davrandı, dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de, bağlaçlarla Kılıçdaoğlu'nun açıklamalarına benzer şartlı cümleler kurdu: "Seçimle işbaşına gelen bir kişinin askeri darbe ile indirilmesi ilkelliktir. Tahrirle gelen, Tahrirle gitmiştir. Mursi kendisine verilen krediyi iyi kullanamamıştır.Toplumsal itirazları ciddiye almamıştır. Uzlaşmadan kaçmış, diyalog kanallarını paslandırmıştır."

Kılıçdaoğlu ve Bahçeli sanki Başbakanla konuşur gibiydi.

Darbeye karşı en sert açıklamayı hükümet yaptı. "Sandık namustur." dedi, meramını anlatmaya yetti.

Herkes kendi durduğu yerden darbenin nedenlerini açıklamaya çalıştı. Ama birbirine benzer, bağlaçtan sonra şunu yapsaydı, yapmasaydı açıklamaları darbeyi analizden uzaktı. Dış güçler,  emperyalistler, Brezilya, İslam düşmanları, komplo, yan yattı, çamura battı hamasetleri eski temcit pilavı, çözüme taçtı. 

Bu tür muhalefet vakit kaybı. Çünkü bu öncelikle eski kültür. "Almıyorsan bu safta yer, almış olursun karşı safta yer." diye sloganlaştırılan ilkel siyah beyaz tutum, Mısır darbesinde de revaçta. Ya darbeye hayır diyeceksiniz Murşi'ye tek laf etmeyeceksiniz, ya da darbeye hayır deyip bir bağlaçla demokratlığa da halel getirmeden, Murşi'ye de hakettin darbeyi diyeceksiniz.

Olmaz.

İkisi birden olamaz mı?

Olur.

Hem Murşi'ye, hem de darbeye hayır. Kimse gözü kapalı taraf olmak zorunda değil.

Sonra darbe olmaması için ileri sürülen nedenler söyleyenin durduğu yere göreyse, durduğu yer ne kadar doğru ona bakmak gerekmez mi? Murşi demokratik davranmadı, iktidarı ideolojisi doğrultusunda donatmaya çalıştı demek yeterince izah edici mi? Zira Murşi demokrat bir başkan olarak orada değildir ve her iktidar gibi o da bürokrasiyi kendine yakın kadrolarla istihdam etmeye çalışmıştır. Bunda sistemin iç işleyişi bakımından tutarsız bir durum yoktur. Ama bu, ekonominin % 40'na hakim Mısır ordusunun ve eski egemen zümrelerin çıkarına dokunulması bir müdahale nedeni olamaz mı? Suudi yönetimiyle aynı nabza aday İhvan Müslüm'in başkanı Murşi'yi uzun vadeli istememesi de bir neden, yönelimin küresel sermayenin çizgisinden çıkmaya yüz tutması da. Aksi halde Batı'nın ortalama tavrı neden? Ve nedenler daha da sıralanabilir.

O ya da bu neden ama açıkça görünen o ki, bu bir egemenlik çatışması, güç operasyonudur; egemen güçler böyle bir operasyonu sandıkla da yapabilir. İcraatın sonucu sistemin restorasyonudur. Egemenlerin kaybı yoktur, olsa olsa çıkardan zarar ederler. Demokrasi diye bir kaşık suda koparılan fırtına kullanılan yöntem, yani  şiddet. İç çözüm şiddet dayatmalı olduğu için nisbi ayrılık vardır, ama özü, niteliği aynı amaçlıdır. Bu bağlamda durumdan vazife çıkarıp ille de bir tarafın askeri olmanın anlamı yoktur. Darbeye maruz kalması, yaşasın demokrasi kahramanı Murşi demek değildir. Darbe, egemen güçler kendi koydukları kanuna kendilerinin uymadığının, çıkar için her yoku işleyebileceklerinin bir kez daha göstergesidir. Liberallerin düştüğü  formel demokratlığa, hele de militanlığa düşmemek gerekir. Sivil durmak, darbeye hayır, yaşasın demokratik hak ve özgürlükler demek, darbeye iyi kötü ayrımı yapmadan karşı durmak yeterlidir.

Kişilere, güçlere göre değil, hakları ve özgürlükleri kavramsal düzeyde savunmak şarttır.

Ama slogan çözüme yetmez!

Darbenin gerçek nedenlerini bulmak onunla mücadele etmek gerekir.

Darbeye neden olan, kapitalizmin mülkiyet sistemi ve yapan da mülkiyeti ve sistemi korumak için kurduğu "güvenlik" sistemidir. O güvenliğin adı ordudur. Güvenlik halkın öz savunması demek olan imece sistemiyle oluşturulan sivil güçlerce değiştirilmeden darbeler kaçınılmazdır. Nihai çözüm kapitalist sistemin değişmesidir ancak silahsızlandırmaya dair reformlar desteklenir, küresel mücadeleyle dünyadaki orduların feshi istenebilir. Belki o zaman darbelerin önü yüksek oranda alınabilir. Bunun dışındaki her analiz Hiyeroglif yazıda Hieraktik, Demotik ve Koptik bir tarzdır, ama tarz sonuç değiştirmez, figürünüz nereye bakarsa, analiziniz orayadır.

ilker demir; [email protected]