• 15.11.2017 00:00
  • (1848)

 10-12 kasımda üç gün Kapital'den Ekim Devrimi'ne, Ekim Devrimi'nden Devrimlere adlı bir bir sempozyum vardı İstanbul, Taksim'de.

Halkların Demokratik Kongresi düzenlemişti.

üç gün boyunca Marx'ın Kapital'i, Ekim Devrimi ve yansımaları anlatıldı.

üç gün boyunca tarihi bilgiler tekrarlandı, vizyonlar tartışıldı.

sempozyum muradına erdi mi?

murad edilenlerden biri yeni kuşak solcuların Marx ve Lenin konusunda teorik eksiklikleriyse, bir teşvik oldu.

yeni bir söylem ve tartışma azdı ama vardı.

yeni söyleme taşı gediğine oturtacak eski egemen söyleme muhafazakar/sadık ardıllar hazır kıta oradaydı.

mesela Pkk lideri Abdullah Öcalan'ın avukatı Emran Emekçi'nin Öcalan'ın görüşlerinden oluşan sunumuna, Marx'ın kılavuz kabül edildiği bir konseptin hakim olduğu bu sempozyumda, anti Marksist, anarşist denildi, eğer kürsüde olsalardı, bunun kanıtının Marx'ta gösterileceği söylendi.

bu hazin bir ikazdı.

farklı bir görüşe, görüşün kendisi dururken etiket üzerinden karşı durmak ve etiketlemek, solla ve demokrasisi ile ilgisizdi.

bu tepki olsa olsa, marxsizmi bir din gibi ele alış olabilirdi.

hani din adamları demez mi, bu, kurandaki şu ayete aykırı diye.

çok analiz edildi, kimi solcuların hala aynı yerde kalmış olması üzüntü vericiydi.

toplantının ilerleyen saatlerinde öğütlesen kimseye sorduramazsın, dikta savunuculuğu açığa çıkacak diye, bir izleyici, gümbür gümbür görüşlerini savunduktan sonra, proleterya diktatörlüğü hakkında ne düşünüyorsunuz diye sordu.

sunumcular sanki sus pus oldu.

Sodap(sosyalistdayanışmaplatformu) yazarı Mehmet Yılmazer, gerekçelerini anlatmadan bu soruya cevap verilemez dedi.

tabiri caizse tüydü.

Sykp merkez komite üyesi Kenan Kalyon, partisi ve duruşu gereği, söylemesi sakınımlı sanılsa da, proleterya diktatörlüğüne evet dedi.

pletarya diktatörlügüne asıl cevabı kimi Türkiye solcularının 50 yıl öncesinde savunduğu şeyi bugün yaşayan Filipinler Komünist Partisi'nin Avrupa temsilcisi eski gerilla Jose Danilo Borjal verdi.

Borjal özetle, proleterya diktatörlüğü en gelişmiş demokrasidir, dedi ama diktatörlükle demokrasi nasıl bir arada olur, tanımı anlamla uygun hale getirmenin zamanı geldi demedi.

Rojava'daki özgürlük anlatıldı Rojava yöneticisi Foza Alyusuf, İlham Ehmed video, hdp vekili Besime Konca'nın konuşmasıyla.

sempozyumun anlamını küreselleştiren sayın Korkut Boratav hoca oldu.

Korkut hoca özetle, " ekim devrimi insanlığa bir armağan seçenek sundu. kapitalizm, kendini yenileyememektedir, artık vadesi dolmuş, ömrünü tüketmiştir. kendiliğinden ölmez. saldırır, yaşamı tüketir. insanlığa alternatifi göstermeliyiz." dedi, toplantı sona erdi.

teşekkürlük bir organizasyondu ve kuşkusuz kimi ihtiyaçlar da cevap buldu.

ve fakat solun devrimi her sorunun çözüm "cennet"idir ve diyalektiğin herşey birbirine bağlıdır ilkesini bildikleri bilinse de, yine de izleyicilerin çoğu, kimi içten kimi dıştan, günümüzün politik koşullarında Faşizmin/diktatörlüğün korku ve sefaletine karşı duruş işlense daha iyi olmaz mıydı dedi.