• 11.05.2018 00:00
  • (1993)

 ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, "Solculara kime oy vereceğini reçete ile sunmaya gerek yok" dedi, sosyal medyada sol şimşekler çaktı, çok yorumlandı, oy oylandı.

Sol kamuoyu  bu kadar baskı zulüm içinde, devlet iki ayrı cephe, iktidar paylaşım kavgası içinde, ama halkın temsilcilerine karşı halkı kendi safına çekmeye çalışırken böyle yivsiz bir orta nasıl yapıyorsun diye TAŞ'a feveran etti ama "Haziran Hareketi izlediği siyaset itibari ile bir tutarlılık içerisinde olmalı" dediğini pek görmedi.

Tepki, Taş'a, eski Dev Yol'a olan umularaydı.

Kim bilir, acaba sol sosyal medya eleşiride acele mi etti?

Alper Taş ikinci cümlede birinci cümlenin arka planını, temellerini açıkladı.

Haziran hareketi, bağımsız tutum konusunda eleştiriye maruz kaldığı için titiz.

Hareket, öncelikle bağımsız bir güç olsun, yol haritası içinde özne olsun, birileri dedi, bekledi diye değil, kendi iradesiyle yürüsün istiyor.

Bu, ince bir eleştiriden çekinme kokusu taşısa da diz çökmenin, kuyrukçuluğun hakim olduğu şu koşullarda desteklenmesi gereken değerli bir yaklaşım.

Bu bağlamda Haziran Hareketi, muhalif halkın CHP ve HDP'de yer almak istemeyen kesimlerini sol sosyalist örgütlenmelerle örgütlemek, bağımsız başkan adayı ve mv adaylarıyla ayrı bir mücadele hattı kurmak istiyor.

Bu doğru bir vizyon ve devamında doğal olarak HDP ile örülmesi gereken bir halk bloğuna varması gerekiyor.

Ama maalesef EMEP, Halkevleri, TKP ve STK'lar olmak üzere bazı dolaylı devlet ve yan örgütlenmeleriyle çitişen 20 civarında sol örgütlenmeyle bağımsız bir politika oluşturma çabası başarısız kalıyor.

Ayrıca belirtilmiyor ama o da ne, oluşturulmak istedikleri sol sosyalist ittifaka HDP çağrılmadığı gibi beraber bir örgü de vizyonda bulunmuyor.

Çünkü Haziran ve o paralelde yer alan örgütlenmelerde HDP, solda görülse de sosyalist bir örgütlenme olarak görülmüyor.

Ama bu, HDP ile yol yürümeyecekleri anlamına gelmiyor; aksine o paralelde bulunanlar, iliklerine kadar mağdur Kürd halkının haklı mücadelesini sonuna kadar destekliyor.

Oy tercihinde parlamentere orta yapılsa da sandıkların güvenliği, doğruluk, kararlılık vb moral değerlerde HDP'ye güveniyor, omuz omuza durmayı içten savunuyor.

HDP sosyalist görülmüyor, solluğu tartışılıyor, ama güvendikleri muhalif sıralamasında ilk sırayı alıyor.

Kişi olarak kendi oyu sorulsa Taş'ın içtenlikle, "devrimci adama bu sorulur mu, tabi ki HDP" diyeceği sol kamuoyunda tartışılmadan kabul ediliyor.

Ama iş ilişki yumağına gelince Taş'ı aşıyor karar ilişkilere karışıyor.

Nitekim Alper Taş kendisiyle yapılan söyleşinin bir bölümünde solda tek HDP olmasına rağmen neden HDP demediklerini adeta itiraf ediyor:

"Oluşacak parlamentoda da Hazirancı, Haziran'a yakın vekiller olacaktır. Onlarla yine mücadelemizi birlikte yürütürüz."

Yüz yıllık milliyi içten kazımak kolay olmuyor, komünistler Alper'i, Haziran'ı o paraleldekileri de halkın, solun bir parçası sayıyor, seviyor.

Alper Taş, "HDP'nin parlamentoda var olması, temsil edilmesi, Kürt sorununun demokratik yollarla çözümü açısından da önemli; Selahattin Demirtaş ve tutuklu milletvekillerinin derhal serbest bırakılması, kampanyasını özgürce örgütlenmesi gerekiyor." diyor, timsah gözyaşı dökmüyor.

Taş en azından düzen içileşmiş 'sol'cu ve Ak Parti yandaşları gibi, Kürdlerin evini ocağını başına yıkma kararına hendekleri bahane eden devletin propagandistliğini yapmıyor.

Halklar tutarlı demokratlara da ihtiyaç duyuyor.