• 22.05.2018 00:00
  • (1713)

 HDP Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş tutuklu olduğu Edirne Cezaevi'nden avukatları aracılığı ile bir açıklama yaptı.

Seçilmek için halka proğramını, dünya görüşünü anlatması gereken bir cumhurbaşkanı adayı hapiste yatıyor ve hapisten avukatlarına benim adıma şunları açıklayın diyor.
Bu nasıl bir absürtlük böyle!
Bu nasıl bir seçim böyle!
Demokratik bir düzende böyle bir seçme seçilme olur mu?
Hangi evrensel kritere uyar?
Türk tipi desen Türklüğe de hakaret, zira Türk kültüründe hatta hiçbir halk kütüründe böyle bir gelenek görenek işleyiş yok.
Elini ağzını bağladığın adamla tutulan güreş hiç etik olur mu?
Siz hiç film izlemediniz mi, eski Türk kahramanı filmleri veya jön filmlerini, hani kılıcı düştüğünde rakibine kılıç verdiren, hey deyip yüzünü döndükten sonra dövüşen?
Halk hikayelerinde arkadan vurmak hep kalleşliktir.
Her halk kültüründe yarış eşit olur, çünkü halk birbiriyle eşittir, kendi içindeki yarışta kaybedeni yoktur.
Ama bu sistemde egemen güçlerle halk eşit değil.
Sermaye sisteminde örgütsüz halk hep yeniktir.
Sermaye iktidar olmak ve kalmak için her yolu dener.
Sınıflı topluma, mülkiyete geçişle başlayan bu egemenlik sistemi egemenliğini sürdürmek için rakiplerini zayıf düşürmek ve iktidarı garantiye almak ister.
Gücünü halktan alan rakiplerinden öcü gibi korkar.
Demirtaş, partisini  % 4'lerde olan oyunu % 13'e çıkardı, Türkiye'nin 3. büyük partisi yapmakta etkin biri oldu.
Ak Parti'nin Kürdistandan aldığı oylar her seçimde azaldı.
Selo'nun esprisinden, halkla bütünleşmesinden korktular. 
Değilse ne?
Neden Demirtaş içerde?
Çıksa da koşullar eşit değil, halk ve haklar OHAL ve KHK içinde, her gün muhaliflerin tutuklama haberi var.
Yarışa başlayınca bırakması gerekir ama Cumhurbaşkanı yarışta hala Cumhurbaşkanlığı makamında, devlet olanakları içinde dolayısıyla yarış bu bakımdan da büyük bir eşitsizlik içinde. 
Demirtaş'ın içerde oluşunu haklı kılan bir tek hukuki delil, neden var mı?
Yok.
Ey kanun insanları, uydurma, sahte Fetö delilleriyle yıllarca içerde tutmak hangi hukuk kitabında yazıyor?
Demirtaş şöyle izah ediyor:
"Kimse kusura bakmasın ama ben, tutuklu 12 FETÖ savcısının ayrı ayrı hazırladıkları fezleke ve sahte delillerle halen tutukluyum. 
İşte savcılığın o yazısı:

Yani gizli tanık diye birinin ifadesi üzerine tutuklama olmaz ama o olsa bile öyle bir "MERCEK kod adlı gizli tanığa ait evrak da yok." diyor belge.
Belge konuşuyor belge.
Mahkemelerde niyet değil belge konuşuyor.
Öyleyse, Selocan'ı hala neden içerde tutuyorsunuz?
Kamuoyu 6-8 Ekim olayları nedeniyle iktidar tarafından dayanaksız, haksız yere suçlu ilan edildi ya, Demirtaş onu da açıklıyor:
"6-8 Ekim nedeniyle hakkımda şiddeti tahrik veya suç işlemeye azmettirmekten açılmış bir soruşturma ve  dava yoktur.
Çünkü, savcılık, 6-8 Ekim’e dair tek bir çağrı veya açıklamamı bulamamıştır, çünkü yoktur. 
Bunlar iftira ve siyaseten karalama amaçlıdır.
Ben 6-8 Ekim nedeniyle yargılanmıyorum, öyle bir suçlamadan tutuklu da değilim.
 Dava, Parti MYK’ya, izinsiz gösteriye teşvikten dolayı açılmıştır. 
Olayları tahrik ettiğimiz iddiası bile yoktur. 
Bu gerçek de, yargılama sırasında tümüyle ortaya çıkmıştır. 
Ancak o kadar fazla 'Demirtaş’ın Kobani çağrısı' başlıklı yalan ve iftira atılmıştır ki, kamuoyunda benim gerçekten böyle bir çağrı yaptığım algısı yaratılmıştır. 
Oysa böyle bir çağrım yoktur. 
Benim 7, 8 ve 9 Ekim’de yaptığım üç çağrı vardır, üçü de şiddetin ve provokasyonların durması çağrısıdır. 
Hakkımda yürütülen kampanya, ne yazık ki siyasi bir rakibi yıpratmak amacıyla yapılmış, tarihimizin en büyük karalama kampanyalarından biridir. 
Hakikat bundan ibarettir."
Bakın şiddete ve provokasyona karşı, barışa çağıran insan içeride tutuluyor.
Bu tutukluluk, hukuka da vicdana da sığmıyor!