• 23.09.2018 00:00
  • (1816)

 CHP milletvekili Enis Berberoğlu tahliye oldu.

Binlerce insan işinden atıldı, hangi birinin ismi yazılabilsin, içeride olmaması gereken o kadar çok insan var ki, halkın en temiz ve barış yürekli evlatları içeride kaldı.

Hapisaneler kapasitesiyle hem fiziken hem içerik olarak uyumsuz ve uyumsuzluk dolu.

Ekonomi meçhule giden bir tünel içinde.

Gelecek üstünde bir bulut, umut girdapta.

Ama bir çıkış mutlaka olmalı.

Zira "insanlık çözemeyeceği sorunları önüne koymaz."

Berberoğlu'nun çıkışı da sanki bu ağır koşullarda halka ama daha çok da CHP'ye sunulan bir sus payı.

Sevinmeli mi?

Sus payına sevinilmez!

Ama elbette ki sevinmeli, çünkü demokratların sevinci sus payına değil, serbest oluşa.

Çünkü bir insan, sevdiklerine kavuşuyor, kucaklaşıyor; ne güzel; her canlının mutluluğuna moral ve coşkuyla omuz verilmeli.

Bir avuç da olsa, "bir kibrit şulesi kadar ömre" paylaşımlı mutlu günler ekleniyor, o günün gülücükleri etrafa iyimserlik elektriği yayıyor diye sevinmeli.

Halk ozanı Rahmi Saltuk'un türküsündeki gibi "Bitsin artık kara zulüm", "Hep bize mi bunca ölüm",  "Kan damlar yüreğime" de demeli, ama o türküdeki gibi

"bayram benim neyime" dememeli.

Yas ayrı, sevinç ayrı, fiiller birbirinden takasa girmeden etkilenmeli, zira yas kültürü ile mücadele yürümez.

Hani hep hafızada kimi de "Sen nasıl teröristin cenazesine gidersin!" diyerek, taziyenin saf tertemiz saygısına, yaşamda artık başka bir şekilde yer alacak birine, ölüye

kin ve adavet ister ya!

Oysa yıllarca neler yapıldı kan davalarının insanlıkla bağdaşmadığı anlatmak için.

Ama tevhid-i tedrisat, yüzyıllardır halkı birbirine kırdıran zehirli muhakemeyi  zihinlere inşa etmeyi hiç bırakmadı, sağa da "sol"a da o anlayışı betonladı.

Devlet etti ama halk buldu.

Bütün yaşamı birbiriyle takas/rehin eden, mistik/feodal  missilleme kültürünün cezacı dehlizlerinden çıkılmadı.

Yaşama ve mücadeleye eski feodal değerlere modernist sos sürmek yeterli sanıldı.

Günlük ya da stratejik tutum farketmez, doğru, çözümün prangasız, bilimsel ve evrensel kriterli olması.

Peki Berberoğlu bilimsel ve evrensel kriterlere göre mi tahliye oldu?

Tahliyenin bilimsel yolu hukuk, kanun değil.

Türkiye'de hukuki gidiş artık kanuni rayından da çıkmış yasaların detaylandırılmasına doğru bir yolda.

Bu minvalde mahkeme dedi ki, "Beberoğlu 5 küsür yıl cezalı ama vekilliği bitene kadar erteledik; tahliye".

Lütfetti!

Öyle ya, hukuka uygun kanuna göre milletvekili içeri alınamaz, mahkemesi vekilliğininin bitimini bekler, dolayısıyla içeride olmazdı.

Ama alındı, tahliye edildi, sevinildi.

"Gülse mi ağlasa mı" sevinci.

Berberoğlu, Demirtaş'ın halkın demokratik taleplerini bastırmak için tehdit oluşu gibi CHP içindeki demokrasi yanlılarını tehdit altında tutan bir rehindi.

"Devlet aldı götürdü, satamadan getirdi".

Modernist soslu otoriter devletçiler, üzülür, diz döver mi acaba biraz!

Devlet ya da devletin hükümeti/icraası CHP'den daha tutarlı, çünkü icraatcıları dışındakilerin dokunulmazlığını kaldıran yasayı sundu, devletin emrindeki CHP yönetimi anayasaya ve hukuka aykırı bulduğu halde içindeki demokratlara inat onay verdi.

O yüzden CHP merkezinin hukuk derken döktüğü açık açık timsah gözyaşı.

Yani CHP'nin devletçi yönetimi, hukuku, yani chp'nin çoğunluğunun iradesini ve Berberoğlu'nu bozuk para gibi harcadı.

Kim bilir belki de Ak Parti'den devletçi desteklerinden ötürü CHP üyelerine torpil bekledi?

Devletin hak çiğneme halleri!

Dışarısı işinden ekmeğinden edilmiş akademisyenler, işsizler ordusu, içerisi binlerce seçilmiş HDP'li yönetici, üniversiteli genç, akademisyen dolu.

Berberoğlu CHP'ye sus payı belki ama demokratlara sadece bir tutam sevinç.

Çünkü Enis Berberoğlu serbest demokrasi ve hukuk hala tutuklu.