• 30.10.2018 00:00
  • (1873)

 Cumhuriyet kutlanmalı mı?

Adına uygun Cumhuriyet tabi ki kutlanmalı.

Cumhuriyetle sözde olan ayrılmalı.

Bu ayrıma örnek olsun diye sözde Cumhuriyetin en koyu yıllarından, 12 eylül yıllarından bir anı.

At yaşamaz raporlu Selimiye Kışlası/askeri tutukevinde bir görüş günü.

Kürt tutuklu anasıyla karşı karşıya demir örgülü görüş kabinlerinde heyecanlı bir bekleyiş içinde.

Ta Diyarbakır'dan gelmiş ana.

Konuşup hasret giderecekler.

Kim bilir ne birikmiş hasretleri var belleklerinde.

Yüreklerindeki hasrete bin görüş günü yetmez.

Gün, o dakikalara da şükür dedirten günler.

Tam konuşma başladı, o da ne, asker Kürtçe konuşmak yasak diyor.

Tutuklu, anam  başka dil bilmez diyor.

Askerin yasaktan başka bir şey demesi de yasaklı günler.

Tutuklu anasına Kürtçe yasak diyor.

Asker yine Kürtçe yasak diyor ve tutukluyu susturuyor.

Ana hasret dolu sözlerini söyleyemeyecek.

Ana feryat figan, göz yaşları sel gibi hüngür hüngür ağlıyor.

Hadi sustur, ana Kürtçe ağlıyor!

Herkes şaşkın.

Görüş sırasını bekleyenler lanet çekerek burnundan soluyor.

Kürt tutuklu alışık, yasağa bağışık.

Tutuklu anasına "Ağlamak yasak!" diyor.

Ve ana ağlamayı bıçak gibi kesiyor.

Ana Türkçe bilmiyor ama 'yasak'ı biliyor.

Halklar hala yasağı biliyor, okumuşu dahil temel haklarını bilmiyor.

Halk hala Cumhuriyetin halkın yönetimi olduğunu bilmiyor.

Atatürk ve arkadaşlarının kurduğunun halk cumhuriyeti değil modernist bir burjuva devleti olduğunu ve demokratik olmadığını hala bilmiyor.

Antidemokratik sistem devam ediyor.

Halklar haklarının bilincine varmadıkça Cumhuriyet kurulamıyor.