• 6.02.2019 00:00
  • (1730)

 Önümüzdeki seçimlerde bir düşünce bloğu örmeden başarı sağlamak imkansız görünüyor.

Çünkü kaypak zeminlerde kalmamak, teminata almak için rejim karşıtı olduğunu ilan eden güçlerin karşıtlıklarını bir deklarasyonda belgelemesi gerekiyor.

Ve böyle bir deklarasyon etrafında ittifak kurulması gerekiyor.

Zira devlet ittifaklarının bir kesiminin mevcut rejime karşı oluşu inandırıcı görünmüyor, yaşanan pratikten anlaşılıyor ki, sanki hakim devlet güçleri anti Kürd dibaceli bahane, emek ve demokratik hak kısıtlı bu rejimi gittiği kadar bir süre denemek istiyor.

Çünkü ta baştan beri rejimin gidişatını değiştirecek her girişimin önü daha başlamadan kesiliyor ve sözde rejim karşıtı güçler de blok olarak destek veriyor.

Bu söylene söylene dillerde tüy bitti.

Oturtulmaya çalışılan mevcut rejime karşı en tutarlı mücadele edecek yegane elle tutulur güç HDP.

Ve HDP'ye karşı terör bahaneli savaş, ta barış oturumu sandalyelerinin devrildiğinde başladı, sınır ötesi de dahil bütün hızıyla sürüyor.

Sermaye, Ortadoğu denkleminde yer alma macerasındaki bahanelerini halka yutturmaya çalışıyor, tüm egemen devlet güçleri kimi açık kimi zımni destek veriyor.

Bu minvalde eski rejimi savunma ihtimali olan tüm güçlere karşı bir HDP duvarı oluşturuldu, duvara yaklaşan suçlu ilan ediliyor ve bu kervana tüm devlet güçleri tüm donanımıyla katılıyor.

Öyle ki mini bir ittifak oluşmasın diye HDP ile rüyalarında fotoğraf çektirdiler diyecek kadar subjektif tecrite baş vuruluyor.

Vuruluyor ama rejim karşıtı olduğunu iddia eden güçler "valla billa doğru değil, rüyama sızmışlar" diyecek kadar bilinçli bir kişiliksizlikle anti Kürd tutuma destek veriyor.

Bunlar burjuva demokrat bile değil.

İnsan bunlardan medet umanlara üzülüyor.

Öyleyse bu fiili devlet içinde dolanma ısrarı niye?

Sol geçmişinden beri kuyrukçu, devletçi ve devlet kuyrukçusu olduğu biliniyor.

Ama olmaz!

Halkın kendi olması şart!

HDP'yle kazanılan kendi olma ivmesine dikkat etmek gerekiyor.

Devlet ittifakına karşı önce fikren mücadele.

Tek hedef, REJİM, yani en azından kanun devletli bir hedef.

Bu hedefte eylem birliği.

Seçimde oy birliği vs.

Ve bu birlik hedefinde fikri blok inşaası.

Bu olmadan tek adam rejiminin en hoş görülülerini seçmek çok anlamlı görünmüyor.

Bu, hele bu dönem bir susalım, azıcık yaraları saralım gibi taktik, punduna getirme gibi egemen güç kültürü ile donanımlı eski 'sol'un düşünüşüne de uygun düşüyor ve doğal yetmez ama evetçilik kendini yeniden üretiyor.

Bu anlayışla devletin bir kanadının HDP ile ittifak kurması zor görünüyor.

Sadece Ak Parti/Mhp'ye kaybettirmeye dayalı siyasetten çıkan anlam ittifak kurmasak da destekleriz anlamı içeriyor.

Çantada keklikle kim, neden anti Kürd ittifaklı devlet güçlerinin bir kanadı HDP ile ittifak kursun ki?

Anlaşılan HDP'nin başında yetmez ama evet yeli esiyor.

Kuyrukçuluk HDP'de de nüksediyor.

Mamafih geç değil, hala vakit var, ittifak hala mümkün.

Başta HDP olmak üzere tüm demokrasi güçleri tüm rejim karşıtı güçlerini sadece rejim karşıtlığında mücadele birliğine çağırması gerekiyor.

"Gelen gelsin işte meydan!"

Olur ise doğrularla olsun.

Hodri rejim!