• 7.05.2019 00:00
  • (1405)

 Darağacında üç fidan.

Üç fidan 6 Mayıs 1972'de idam edildi.

Kabul oyu verenlerin 218'i AP'li, 28'i CHP'li.

Hayır oyu veren 48 kişinden 47'si CHP'li, 1'i TİP'li.

Oylamaya katılmayan toplam 118 vekilin 96'sı CHP'li. 

Oylamaya katılmayanlardan Tip vekili Rıza Kuas hastaydı.

Peki oylamaya katılsalar sonuç değişir miydi?

Aritmetik olarak evet, 30 oy daha hayır çıksa üç fidan kurtulurdu.

Ama matematik olarak katılmayan CHP'liler hayır oyu verir miydi veya verdirilir miydi?

Kim bilir değil, bilinir!.

Nasıl faili meçhul değil, faili belli, öyle.

2019 ocak ayı sonunda Avrupa Parlamentosu'ndaki "içerdeki parlamanterlerin serbest bırakılması" tasarısına CHP'lilerin tamamı Ak Parti, MHP, İYİP ile birlik olup olumsuz oy verdiyse özne bilinir.

Bilinir ama yine de anmalar düzenleyip Deniz Gezmiş tişörtleriyle hala "devrimci" caka satan CHP'liler, vicdanlarıyla sorgulayıp cevaplamalıdır.

Ey devlet partisinde halkçılık taslayanlar; CHP'lilerin çoğu neden Deniz'lerin  oylamasına katılmadı?

O tarihte devlet, idam kararı aldı; modernist olmak hukuktan yana olmak demek değildi, CHP devletin birinci el sahibiydi, karara uydu, halktaki sanıyı yok etmemek için de oylamaya katılmadı.

Ve CHP üç fidanın ölümüne doğrudan ortak oldu.

Yıllar geçti pek değişen olmadı.

Halk ne zaman kendisi için siyasette rol alsa, devlet onu apar topar sahneden aldı.

Daha birkaç yıl önce devlet karar aldı, HDP'ye karşı operasyon başladı.

CHP, Anayasaya aykırı ama diyerek dokunulmazlığı kaldırmaya oy verdi, Selahattin Demirtaş ve arkadaşlarının içeri atılmasına doğrudan ortak oldu.

Tarih hep benzer ortaklıklarla tekkerrür etti.

Çünkü nedenler, amaçlar ve özneler değişmedi.

Üstüne üstlük, Deniz, Che tişörtleriyle, ortak CHP içinde kostaklananlar bu tekerrüre çanak tuttu ve tutmaktalar hala.

Çünkü devlete eklemlenmeye niyetli sol, hala aynı devlet kafalı "sol". 

Devletin birinci el partisinde "devrimci"lik yapanlar yıllandı, devletleşti, eski kaşar oldu ama ya tevil yollu fiili CHP'lilik neydi, HDP'ye ne oldu?

Dipten gelen dalgayla örtüşmeyen yüzeysel bir yöneticilik kazası gibiydi, dillerden düşmeyen o veciz cümle, "sözleşmesiz destek veya uzlaşma, teslimiyetti".

Üç Fidanın teslim olmama mirası mücadeleye ışık tutuyor.