• 31.12.2019 00:00
  • (1171)

 Kanal referandumu bir idam oylaması gibidir; yaşam hakkı oylanamaz; idam cinayettir!

Referandum ve plesibit diktatörlerin sık sık temel hakları çiğnemek için kullandıkları bir yöntemdir.

Ancak Kanal İstanbul'un yapımına referandum öneren bir halk temsilcisiyse o demokrasiyi yeni keşfetmiş cahil bir demokrattır.

Gezegenin her parçası insanlığın geleceğinee bir mirastır, ya da çok bilinen tanımla emanettir.

Bu bağlamda Kanal İstanbul sadece Türkiye'yi değil tüm dünyayı etkileyecek bir emanete müdahaledir, dolayısıyla ulusal karar alımı yetmez uluslararası bir bilimsel kurul kararı gerektirir.

Geçmişte yaşanan Süveyş Kanalı gibi yanlışlara tekrar düşülmemelidir.

Konunun önemi müdahalenin sermayeye, halka yaraması, rant, Katar kenti olacak olması, Arap nüfusu artışı, yaparım/yaptırmam inatlaşması, tehlike arzeden boğaz trafiği, Montrö Boğazlar Sözleşmesi, bağımsızlık, beka tehlikesi gibi doğru yanlış uyduruk bahaneler değil müdahalenin kendisidir.

Önce doğaya müdahale edilebilir mi edilemez mi sorusuna cevap verilmelidir.

Buna bilim karar verir.

Bilim farklı görüş üretmez.

Aynı koşullarda su 100 derecede kaynar misali gibi böyle bir müdahaleye doğa ne cevap verir, onu bilim adamlarının tespit etmesi gerekir.

Konuyla dolaylı ilgi sahasına giren bilim adamları değil doğrudan ilgili uzmanların oluşturduğu uluslararası bir kurulun kararı şarttır.

Temel haklar, bilim ve ilkeler oylanamaz.

Kanal İstanbul Projesi yapılsın mı diye referandum yapılamaz!