• 20.02.2020 00:00
  • (978)

  Eğri otursak da "Sezar'ın hakkı Sezar'a".

Şimdi başta bu hükümet değil de eski devletin hükmü sürseydi, berat yerine tutarsızlığı sürdürmek adına iddia makamına uyumlu cezalar verilirdi.

Ama ondan da öte, ille de öte, devletten öte ne öte, devlet otoritesinin ne olduğunu anlatmak ve ders için uyum gururla korunurdu.

"Bir kere taviz verdin mi, gerisi gelir; ne demokrasisi be!" tedbiri katidir, kararlar kesindi.

Öyle ya, devlet yoksa bir daha nasıl devlet yönetsinlerdi?

Görevli adam öldürdü diye katil hükmü verdin mi bir daha nasıl katillik yaptırsınlardı?

Ünlü merhum omzu kalabalık da öyle demişti.

Başkaları da benzerini; halk da alkışlamıştı, devletin yaşamı hınca hınç bunlarla dolu.

İşine gelince bu yöntemi kullanır ama bu bakımdan Ak Parti'nin azıcık farkı var, görmek lazım.

O fark ne?

Onlarda özne devlet değil koyduğu hedef.

O hedef için devlet bir araç.

O hedefe giden yolda her şey birer araç ve başarı için her araç mubah.

Demokrasi de, mahkeme de böyle araçlar.

İktidar sürdüğü sürece o araçlar var ve korunur.

Gezi de bir araç değil miydi?

Amaçların anlatıldığı, haklarla hemhal olunan bir arena değil miydi o park?

Gezi, tüm İfade haklarının sivil itirazıydı.

Peki devlet Gezi'de halka çektirdiklerinden dolayı halktan özür diledi mi?

Devletin yöneten kanadı icraatın içindene devam etti, eski kanadı önceleri hık mık idi, şimdi eski bağlaçları buhar etti.

İkincisi iyi!

Bir süredir süren bu çaba, kuvva hareketi örmeye harç mı, tırlar dolusu tuğla mı?

"Eskiden haltlarım olduğu kabul, artık onu alma beni al" kuvvası mı?

Çünkü bu kanat yakın geçmişte olduğu gibi dostlar alışverişte değildi bu duruşmada.

Kanadın bu kez ki çabası sahici bir karşı duruştu, mahkeme kararları o yüzden beratle doldu.

İşte Ak Parti'nin esasları değil, araçları karar verdi: Berat.

İster "ağlamayana meme yok", istersen "hak verilmez alınır" de.

Sonuçlar hep böyle oldu, tüccardı tüccar kaldı.

Günde 3 öğün bundan söz eden devletin bu kanadı neden tüm demokratik haklar da bu kararlılıkta muhalefet etmedi?

Kuvva henüz ona karar veremedi mi?

Hani nerede, o parlamentoda kükreyen kuvva, haksız yere yatan Kürd siyasilerin ve seçilmişlerin duruşmalarında neden aynı içerikte ve tonda sesi yok?

Daha dün eski Kürd vekil Mahmut Alnıak göz göre göre bir hukuk kaçağı imiş gibi alındı da tüm muhalefetin dili lal oldu.

Haklara Kürdlük girince hak haksızlık mı oluyor?

Demek ki "bu kuvva sadece kendine kuvva".

Hatta kendine bile değil.

İşte berata rağmen aynı statüdekilere gözdağı, halkın ve hakların yanında yer almayın tembihi işadamı Osman Kavala gözaltında.

Öyleyse Gezi beratı keyfiyete açık durumda.

Ama Avrupa, ABD, demokrasi, AİHM, hiçbiri kasaya dokunmadıkça, zaten birer Kıbrıs, Suriye de, bu kuvva aynı güçte bir omuz daha verirse, darbe soruşturmasından çekip alabilir Kavala'yı.

Alsa ne olur?

Demokratik hakların adeta teminatı olan Kürdler, hakları için içeride olduğu sürece devlet, demokrasi ve haklar gözaltında.