• 30.05.2020 00:00
  • (1081)

 Kıdemli gazeteci Hasan Cemal T24'deki yazısında, "TC Kürdlere devlet olamıyor" diyen HDP'li Osman Baydemir'e:

"Sevgili Başkan;

Bu kadar umutsuzluğa kapılma.

Kürtler yalnız değildir.

Kürtler ve Türkler birbirlerinden kopmayacak!

Siyaset bunun için var." dedi.

Hasan abi Baydemir'e devletle uyumlu "bir teselli ver"di.

Eski iflah olmaz, yılların mutad utancı bu.

Tartışmalarda, parti proğramlarında da tesellinin formülü aynı gizli milliyetçilik:

"Birarada yaşam."

Bir katolik evliliğinin kabulü üzerinedir (Türk) egemen soldaki Kürdlerle ilgili retorikler.

Kürdlerin nasıl yaşayacağını bırak Kürd olup olmadıklarına bile devlet ya da ulu devletliler karar verdiğinden karar hakkı hep engelli..

Bazen Hasan Cemal'inki gibi şefkat kimi Kürdlere çölde serap görmek gibidir.

Esasında bu sözleri edenler Türkiye'nin dışarda kalmış akıllı devlet adamları/demokratlarıdır.

Birarada yaşamı öneren "sol, sosyalist"ler de akıllı devlet solcuları.

Bir anlık nefes alacak kadarlar da olsa iyi ki varlar.

Çünkü sanayi devrimini bizzat yaşamamış ülke devletleri, çok kültürlü, çoğulcu siyasal yaşama karşı ve otoriterdir, sivillik ve demokrasi gelişmemiştir.

Türkiye de böyledir.

Böyle rejimlerde devletin istediği gibi olmamak suçtur, bir asırdır bu böyledir.

İster bölücü, ister dindar, devletin dediği gibi olmayanın yolu burada, ta Osmanlıdan beri hep darağacından geçer.

Uzun yıllar sonra idamların onayı dünya hümanizmine, hukukuna çarpmasın diye, kaçarken vuruldu gibi yollarla fiili idamlarla can alınır, idam kanunen kalkar, ama fiil sürdürülür

Esasında süren bölücülük ve terör bahanesiyle hakların gaspıdır.

Oysa Kürdlerin demokratik hakları ne şiddet ne terördür ne de şiddet üretir, aksine yaşamın her metre karesinde olduklarından yaşama barışı getirir.

Ama devletin kurduğu baskı kumpası, hakkı tartışmak şöyle dursun, akıldan geçirmeyi bile, suçtan öte, bir nefes alamama haline dönüştürür.

Anayasa'nın 90. maddesi dermiş ki "evrensel kriterler kanun hükmünde" filan da, işlemez bu kanun saraylarına; işlem günlük politik konjonktüre ve keyfe göredir.

Sağcısı tamam da solcusu da bu konuda statükoya bukelamundur.

İşte hep bu statüko yüzünden Kürdlere ense okşayarak gösterilen her şefkat yapılan bir beraberlik tembihidir.

Yani haksızlığa devam ederseniz Kürdleri bölersiniz demekle bölücülük yapma demek arasında nitel fark yoktur.

Birisi pozitif, diğeri negatif kötülüktür.

Bu bir egemen sınıf korku tünelidir, sustukça içinde kalınan.

Oysa bu evrensel doğru, nasıl yaşayacağına karar, tamamen halkın hakkıdır.