• 4.08.2020 00:00
  • (1272)

 "Kıbrıs'a asker yollamak isabetli bir karardı!"

Eski tkp'lilerin Aydın abisi Aydın Engin epeydir solun abisiydi.

Ama bugün abiliğin kapsamını değiştirdi mi, ne?.

Emeği, çileleri, 80 yıla varan ömrü saygıya değer tabi ki, ama artık galiba sadece Aydın abi.

Nedenlerini kendi bilir, ama veri o ki abilikte eksen değişikiliğini son yazısında ilan etti..

Sakın ha, neden, 'CHP’nin son bildirgesine "yetmez ama evet"…' başlığı değil.

Aydın abinin "yetmez evet"ine sol komuoyu bağışıklı.

Uzaktan görüldüğü kadar değişim ilk yae'sında mı başladı, seçimlerde CHP desteğinde mi, dakik olmak önemli değil, işte o aralar başladı.

Ölçeri yok değişimin, tutumdan, hassasiyetten hareketle varılan bir yargı.

Anlaşılan bu yetmez evet de bir keramet var, bu kez ki 'CHP bildirgesine yetmez ama evet'inde, vebali boynuna, sanki biraz daha CHP'ye kaydı, oradan çözüm aramaya başladı.

Sanki bir zamanların "bir gecede ilerledi" dendiği gibi öyle bir hızlı başladı ki dinamik bir hamleyle, CHP içindeki solcu geçinenleri devletçi politikada solladı.

Yeni solun, barışçının harcı değildi asker yollamayı olumlamak, onu yaptı.

Bunu CHP'deki gelişimin kısa tarihini yazarken ilan etti:

"Ardından Ecevit ve ekibi Kıbrıs'taki faşist darbeyi önlemek için isabetli bir kararla asker yollamakla yetinmeyip, ikinci bir atakla Kıbrıs'ın kuzeyini fiilen işgal edince, "güvercin" uçuran Ecevit'ten savaşjeti uçuran Ecevit'e ve oradan da "Kıbrıs Fatihi Ecevit"e geçildi."

Altı çizilmesi gereken hükümetin isabetli kararla asker göndermekle yetinmemesiydi.

Ama o fiil isabetli miydi?

Güvercinin tırnak içinde olması, varsa kastını kurtarmadı.

Çünkü isabetli kararın işgale varması ve Ecevit'in fatih olması aynı cümlenin cümlecikleriydi, aramaya rağmen objektif tespit bulunamadı.

Rejim ihracı, halkların kendi kendini yönetimine saygı devletler arası ilişkilerde zaten yoktu.

Sonra, dese tek adam rejimine karşı güçlü bir seçenek, değil, koca bir iddia:'Kendi adıma söylüyorum: 37. Kurultay'ında açıklanan ve kabul edilen "İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesi"yle CHP sahici bir demokrasi gücü olmaya niyet ve iddiasını ortaya koydu.'

Başta Kürd sorununa, sermayeye ve sınır dışı arayışlarına tek laf edemeyen beyannameden demokrasi gücü ummak nasıl bir beklenti, burjuva demokratlığı bile tartışmalıyken, demokrasi tanımı mı değişti, beyannameye tam destek anlaşılamadı.

Kamuoyunun da emeği, ömrü, çilesi var.

İfade, değişiklik, tabi ki ana sütü gibi hakkı ama sol kamuoyunun Aydın abiden bir açıklama duymaya hakkı var.