• 12.03.2021 13:29
  • (521)

AİHM 9 aralık 2020'de Osman Kavala tutukluluğu için hak ihlali dedi.

Dedi de dinleyen yok.

Tüm insan hakları savunucuları da biliyor ki, içeride olan tüm düşünen insanlar ihlal içinde.

Kavla için de olsa olur, zira ileri bir adım emsal olur.

AİHM bu karara kadar TC'ye sordu, sonucu bekledi durdu.

Ak Parti, devletin yeni yönelimiyle hemhal oldu, MHP'nin ittifakıyla ajitasyona boğuldu, epeydir iflah olmaza girdi, ne yapsan değişmez, bahane yamalar tutmaz oldu.

İslamofobi dense, bayatladı, kimse yemez; Mahkemeler bağımsız ve en hukuki kararı verir de denemez, zira hukuku yakından takip edenler bir gecede alınan tahliye/cezaları gördü, kişilik koyulan ağır karşı sözlere rağmen.

Hani hukuk bağımsızdı, siyaset karışmazdı, hem nalına hem mıhına karıştı da, hükümeti anti Kürd kapsamlar korudu.

İnsan hakları insanlığın sorunu.

Ama bu kart emperyalist Avrupa, gözü pazardaki kasalar adına çok sabırlı ve insan hakları savunucularının da sabrı ve canı burnunda  TC’nin ileri her adımını bekledi.

Bekleyene neden denmez, beklentisine uygun bir dosya hazırlanır, TC de son mühlete kadar onu yaptı.

Ama bu dosya, bir ekonomik proje, işbirliği filan değil, "İnsan Hakları Eylem Planı."

Dosyayı AB finanse etse ne yazar?

Rahmetli Erbakan'ın dediği gibi fasa fiso.

Daha önce de dendi ya, halk, bu başkan aya 4 şeritli yol yapacağını söylese bile inanır ki, işte bu plana onlar bile inanmaz.

Çükü amacın dibacesinde, mealen, "amaç uğruna yol arkadaşları bile harcanır" dendi.

Öyleyse bir deyiş var, "zararın neresinden dönülürse kardır", tam onu deme zamanı.

Demokrasi güçleri, bu plana uygun olarak "önce ihlalleri düzelt" demelidir.

Ama "bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?" tam “İnsan Hakları Eylem Planı” gündemdeyken sokakta kadılar dövüldü, suikast bıçağı gibi KAVALA davası, planın böğrüne girdi.

Ankara’da direniş var.

Plan bitkisel hayattaydı ama son tutumlar o fişi de çekti.

E şimdi bu durumda söyle, "Kim inanır, söyle kim inanır, ihlalciye kim inanır?"

AİHM, "Kavala TCK 312. maddeyi ihlal etmiş olsa bile 18 Şubat 2020'de salıverilmesi lazım" dedi, Ankara bir manevrayla Siyasal ve Askeri Casusluk Suçları'yla ilgili 328’inci maddesinden(aihm'in kapasamı dışında) tutuklayarak cevap verdi.

"Usta"lığa bak "usta"lığa!

Kozmik odaya girip çıkmak bile vakayı adiyedenken direnişe bak direnişe!

19. yüzyılın “suç”u 21. yüzyılda hortlatıldı.

Ne bu?

İhlalin manevrası ve gezegene ilanı.

Tüm dünya "ahmak"!

Pes doğrusu!

Bu resmen TC’nin "İnsan Hakları Eylem Planı" ve yeni Anayasa çabalarının tüm keyfi baskıların kanuni gediklerinin onarımı için yol temizliği olacağını ifşaatı.

Halkı demokrasi hak ve özgürlükler diye oyalamaya gerek yok, sermaye yeni yolu bu.

Çözüm demokrasi ve halk güçlerinde.

Ortak payda veya paydalarda ittifak kurmadan bu haklar alınmaz, demokrasi kurulmaz.