• 21.06.2021 09:16
  • (501)

Deniz Poyraz öldü, yüreklere gömüldü.

Yaşam sevinci, gelecek, yürekler mezarlığa döndü.

Neden?

Nedeni doğru tespit etmeden söylenen her söz, nedeni perdeliyor.

Katilin "içimi soğuttum" dediği, içindeki neden zehiri.

Nedeni ne sol bildi ne sağ, bilinmedi, hatta bilinmek istenmedi.

Sağ nedenle bütünleşti, adeta tetiği oldu, ama sol da çözümün kıyısında durdu.

Devlet zaten başlıca bir nedendi.

Ama halk doğrudan özne olarak bilebilirdi, bilgiyi sağ sol el birliğiyle devlete teğelledi, çözümü engelledi.

Sorun hep gevelenen geri kalmış Doğu ve makus talihli halkı değildi.

Hatırlayın; Ak Parti'nin ilk yıllarıydı, Erdoğan'ın Diyarbakır'daki bir mitinginde Diyarbakırlı bir genç, fabrika kurulacağı vaadine, "bize kimliğimizi yasaklamayın yeter!" dedi.

Çözüme çok net özetti.

Yıllarca solun geri kalmış, bıraktırılmış sözcük oyunlarının kıyıdaki cip cip oyununu bir genç çöp ettiydi.

Üç zeytin, iki dilim domates, derviş davranışıyla verilen mücadele tabi ki saygı değerdi ama mesele o ajitasyona indirgenemezdi.

Hatta indirgemek eski "cip cip"in bir rengi olurdu.

Zira oraya annesinin nöbetine giden bir doçent, ünlü bir sanatçı, işinsanı da olabilirdi, zengin Kürdün birinin çocuğu olur, son derece zengin bir kahvaltı da kurulabilirdi.

Bu bir statüydü ve statüde sınıflar ve tabakalar ancak mücadeledeki tutarlılığıyla uç verir, statüyü ayrımsız hepsi evetlerdi.

Neden anlatmıyorsunuz bunu, ey içi devlet paradigması virüsü kaplı analistler?

Hala polis katile abi dedi eleştirisine hapsediyorsunuz çözümü.

Hrant'ın katiliyle poz poz resim çekilmelerinde de aynısı yapıldı.

Neden aslı ortadayken gariban polislerden gereksiz öç almaya yönlendirip hedef dağıtıyor, zihin şaşırtıyorsunuz?

Bu devlet ve malum çizgileri demokratikleşmedikçe güvenliğin nasıl ve neye yaradığı, kimin güvenliğini sağladığı belli.

Bu kaç kez oldu, zaaf mı şimdi?

Neden soruyorsunuz, şehrin ve güvenliğin en kalabalık yerinde bu cinayet nasıl işlendi, 1 saate yakın nasıl, neden beklendi, belki sıhhi müdahale ile can kurtarılabilirdi vb soruları?

Uzmanlık onlar.

Örgütünü bulmak uzmanlık ama görünen, taammüden bir katliam, bir terör.

İçerik öyleydi, "o gün o saatte HDP'de olanlar, Kürdlerin eşitliğinden yanadır, onlar öldürülecek."

O gün geçmişteki gibi Kürdlerin eşitlik hakkı bir kez daha vuruldu.

Formalite böyle, "öldüren yakalanıyor."

Kim bilir belki de bunun pervasız bir posta, gözdağı olarak okunması isteniyor.

İlk mi?

Ne öldürenler gördü tarihin gözü, slogan ve konvoylarla tahliye, vekil, yönetici, devlet töreni gibi düğünler, devlet başları da nikahlarda şahit.

Var mı başka izahı?

Cana kıyılıyor, üzülünüyor, huzur bozuluyor, şikayet ediliyor, ama nedene dokunulamıyor.

Nedene dokunmak "cıss!", "kırmızı", zihnen yasaklanıyor, eki geliyor, "sakın ha, provokasyona kapılmayın!" deniyor.

Devlet aklı işliyor, maalesef kabul görüyor.

Oysa demokrasi yanlıları asla karşı şiddete tevessül etmez, öyleyse hukuki karşı tepkiler provokasyon "tehdit"iyle susturulmak isteniyor.

Çünkü çözüm çok basit, çok insani, çok hukuki.

Bu kadar net bir hak gaspı yüzünden halkın çocukları ölüyor, tüm dünya durumu kınıyor ama hala halka yasak layık görülüyor.

Bu yüzden asıl kalıcı sosyal çözüme de gelinemiyor.

Çözüm için "kendinizin ne hakkı varsa Kürdün/her halkın da olsun" demek yetiyor.