• 28.08.2021 20:58
  • (129)

Önceki  yazıda/Bütün Satranççılar Birleşin" bir bilmecem vardı,  şimdi bir müjdem:

CHP'li  belediyenin şirketi Kırlangıç A.Ş'nin işlettiği Beylikdüzü Emekliler lokali bahçesinde satranç oynamak artık serbest!

"Hadi kemik" diye zar sallayan tavlacılara da bahçede oyun serbest.

Ne oldu, ne değişti?

Bahçede önlem mi alındı, kafalarına tuğla mı düştü?

Zarlara iplik mi, güvenlik çipi mi bağlandı?

Yoo, hiçbiri yapılmadı ama serbest.

"Bahçede oyun serbeeest, oyna!"

"Yasak!" dediler oynatmadılar, "Serbest!" dediler oynanmaya başlandı.

Keyf, hakim yönetim şekli.

Tehlike burada.

Bir özeleştiri yapılmadan gelen serbestlik, iyi, kabul ama teminatı yok.

Peki özeleştirinin teminatı var mı?

Bir senet gibi, tazminatla, karşı bir güçle korumak değil elbet ve gerek de yok, ama kişilerin yasağın haksızlığını bilmesi haklar için en geçerli  teminat oluyor.

Olmaz olmaz deme, belki olmaz olur, yanlış yaptık derler ha!

Umudu peşin tüketmeden, zira hakların ihtiyacı var.

Çünkü toplum yaygın olarak keyfi tarzda, 12 Eylül zihniyetiyle yönetiliyor.

Mesela gidin bir meyhaneye, söylemesi zor "şu köşe yaz köşesi, şu köşe kış köşesi, ortada su şişesi" tekerlemesinden daha keyfi yasaklarla yönetiliyor.

Mesela bir köşeye kadınsız oturulamıyor, erkeklerin oturduğu köşeye de kadınla oturulamıyor.

Sahip her şey, koruyor.

Sahip, güvenliği, huzuru böyle sağlayabiliyorum, mal benim istediğim gibi yaparım diye de posta atabiliyor.

Gücü, gücü yetene!

Bu yasakçıya sorsan, 12 Eylül, Kenan Evren nasıldır diye, "sorma abi ya, yasaklarıyla Türkiye'yi 50 yıl geriletti faşist" bile diyebiliyor.

İcabında "sol"cu yani.

Kimi meyhaneci cuma akşamı alkol vermiyor, kimi de Ramazan'da sadece yemek veriyor.

Hangi büyük gruba "yarar" getiriyorsa o taraf yanlışı koruyor.

Hele CHP dindar görüneceğim diye tam çuvallıyor, ilkeleri aleni çiğniyor, Ak Parti bir doğru çıkışla artık kandıramasa da denge kuruyor.

Türkiye'de kişi hak ve özgürlüklerini koruyan işletme kriterleri işlemiyor.

Ülkede genel başkanlar, mafyadan politik arenaya, liderler, tek adamlar, şefler, kırmızı plakalar, çok maaşlar, imtiyaz kabul görüyor.

Kişilerin zihni kodları yüzyıllardır toplumun yasaklarla ve kodu mu oturtan yasakçılarla  yönetileceğine dair oya gibi işleniyor, beynine çakılıyor.

Hakları ve özgürlükleri anlatmak zor ama doğruyu söylemekten başka huzur, güven ve mutlu bir gelecek teminatı bulunmuyor.

Sonuç olarak müjdenin altını bir özeleştiriyle doldurtmamız gerekiyor.