Başbakanın Malatya tahlili..

  • 3.08.2012 00:00

 Partisinin myk üyelerine konuşan Başbakan konusuna hakim edalarında, yine yalın, yine hatip: 'Malatya'da Alevilere 

saldırı ve Hatay'daki polis teşhisi AKP'ye karşı kurulan bir kumpas!' 
Hakimiyet eda, içerik tamamen slogan ve taca atma. 
Değilse, kim kurdu bu kumpası? 
Başbakan diyor ki, kumpas, Wall Street Journal gazetesinde hükümetin Suriye'de düşen jetle ilgili açıklamasıyla başladı. 
Neden?
Hatay'daki emniyet kantincisi Ak Parti gençlik kolu başkanının hamili kartının polisleri sıra sıra dizerek teşhirinin 
kumpas olduğunu kanıtlayacak dayanaklar neler?
Hatay olayının, gününde değil de, birkaç hafta sonra ortaya çıkması veya çıkarılması, hükümet karşıtı bir tutum olması 
itibariyle geç sızma olamaz mı? Hükümetten istediği bir şeyi, kim bilir neyi, alamayan birilerinin hükümete 
'ben de sana'sıysa ya?
Menfaat zeminini ve çatışmalarını ortadan kaldırma konusunda çözüm arama yerine bu kumpastır demekle at gözlüklüler 
dışında boyanacak göz var mıdır?
Keza Malatya olayı da öyle. 
Malatya'daki davulcuyla ilgisi ne? O kumpascılar mı davulcuyu örgütledi! 
Davulcu sahurda Kürt ve Alevi aileyi rahatsız etmiş; ev eşyaları dağıtılmış, üç gün ev hapsinde aç kalınmış vs vs.
"Büyütmemek lazım, azınlık din ve milliyet mensupları bunlara alışık.!
Türkiye'de bir insan hem Alevi hem de Kürtse, Ermeniden hallice rahatsız edilir.
Hiç sürpriz değil bu ve benzerleri.
Türkiye'de bu rahatsızlık, günlük rutindir.
Her gün rahatsız edilirler; köyde, şehirde, işyerinde, otobüste, hayatın her alanında.
Eğer karşı bir şey söyler, haklarını savunurlarsa, rahatsız eden zaten alt kültür, dövmeye de kalkar, gücü yetmezse, 
benzerlerini çağırır.
Türkiye'de Sünni ve Türk dışındakiler sindirilmiş inanç ve milliyettir.
Olay bu kadar basittir.
Sayın Arınç da açıklama yapmış, olur böyle şeyler ne var bunda, demiş.
Evet ne var bunda!
Olayın büyümeden durması iyi de, tahammül katsayısının artışını zaptetmek için ne var bunda demeye devam etmemek gerekir. 
Bu tür sorunlar halk içinde kolaylıkla çözülebilmektedir. Sorun onay makamlarındadır. Sorun tepededir. "Ne inançlı adammış be!"
psikolojik ortamını hazırlayan odaklardadır sorun.
Ve Alevi ve Kürtlüğü, tüm inanç ve milliyetler eşit kılınmadığı sürece her an tetiklenmeye gebe bir iç sorundur.
Kim yapacak?
Egemen gayrı resmi Sünni Türkiye Cumhuriyeti Devleti mi?
Sünni bir devlet bunu yapamaz.
Diyaneti olan bir devlet bunu yapamaz.
Bir millet devleti bunu yapamaz.
Bunu yapacak devletin milleti ve dini olmaması lazım.
Evet evet, devletin dini ve milliyeti olmaması lazım. 
Devletin bütün din ve milliyetlere aynı uzaklıkta durabilmesi için bu şart.
Böyle olmayınca, Arınç'ın açıklaması normaldir.
Ak Parti içinde en insan hakları bilinçlisi görülen Av. Arınç'ın bile olayı büyütmeyelim adına
tüm temel hakların ihllal edildiği Malatya olayını bu egemen ilişkiler içinde absorbe etmesi bir hesap çentiğidir.
Ama kişilikli birinin sessizliği ve görmemesi körlükten öte, iç çürümedir.
Çürümeyi kim durduracak?
Ana muhalefet mi! Yavru muhalefet mi?
Dedelere maaş bağlanmasını isteyerek Alevileri devletleştirmek isteyen CHP eşitlik ve özgürlük değil bağlılık ve 
kölelik istemektedir.
Bu miadı dolmuş çarkı, çarpık ve kimseye güvenmez kuran zaten onlar değil midir! 
O halde çözüm ne?
Ekmeğinin peşinde olmak saygı değer de, mideyi beyin yerine koymamak şartıyla. 
Aksi halde gücü gücüne yetme adına gariban davulcuyla, kantinciyle uğraşılır.

ilkde9999@yahoo.com
 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar