• 14.09.2012 00:00

 Ne umutlarla büyütülür çocuklar!

Mini mini birer bebekken söylenilen ninnilerle beklentiler fısıldanır kulaklarına. 
Gerçekleşmesi umulan dilekler:
"Benim oğlum mühendis olacak niiinni!". "Benim oğlum doktor olacak niiinni!"
Hiç işçi olacak, kapıcı olacak, çifçi olacak yoktur dileklerde.
Hep "yukarda"dır gözler.
Bebekler büyür, okul çağı, okur okumaz ama çabucak askerlik yaşı gelir.
İş kuramaz, evlenemez; aradan çıkarmak lazım. 
Öyle denir askerliğe.
Çark böyle.
Devlet çarkı da böyle, toplumsal çark da.
Kafalar beton bu konuda, hadi anlat 'vicdanı red' nedir diye. 
Mümkün değil.
Hadi aklından geçir, kim için askerlik yapılacak diye.
Anlatamazsın.
Sakal bıyık.
Kim için olursa olsun, askerlik yapmak istememe bir hak mıdır diye bir sor da,sürün.
Yaşamı savunmak askerlikten soğutmak demek; yasak.
Dünyada böyle bir hak var ve de imza atılmış anlaşmalara anayasa hükmünde, kimin umurunda.
Gideceksin askere, bekleyeceksin teskere. 
En son duyulan 25 ana kuzusu da, teskereyi aradan çıkarmaya gitti, orada, arada kaldı.
25 asker bombayla paramparça oldu, öldü.
34 Kürt genci bombayla paramparça oldu, öldü.
10 asker minibüs yuvarlandı, öldü.
İstanbul'un göbeğinde karakola giren canlı bomba patladı, genç polis öldü.
Yine İstanbul'un göbeğinde, metropolde, İkitelli-Halkalı yolunda sele kapılan işçi servisindeki 10 kadından 7'si boğularak öldü.
Sevk minibüsü yolda yandı, 5 mahkum yanarak öldü.
Devletin cezaevlerine düzenlediği 'hayat'a dönüş operasyonunda 2'si asker 32 kişi öldü.
Tuzla Tersanesi'nde kaç işçi öldü? 
Kaç asker, kaç polis, kaç gerilla öldü?
Ölenler sayı, rakam değil, insan. 
Ölenler can, ana kuzusu, yoğun emek, umut, gelecek.
Vadesiyle ölmedi onlar. 
Ölüm bir zorunluluk. 
Vakti gelen ölecek. 
Ama hakkıyla ölüm değil bu ölümler.
Ölme hakkı yokken, öleceklerini bilmeden öldüler.
Emir ile kanun ile öldüler.
Ölenler hep halk çocukları.
Egemenler halka hep ölmeyi emrettiler.
Yeter artık halkın yaşam hakkını tahkir ve tezyif ettiğiniz!
Ama ya halk?
Yine ölümüne, ölümüne sessiz.

[email protected]