• 13.11.2012 00:00

 Şu sıralar Başbakana bir hal oldu. 

Başbakana bir hal olur da yandaşları durur mu, onlar da onunla hemen hemhal oldu.
Devlet teknikerleri başladı hep bir ağızdan herkesin göreceği yüksekliklerde konuşmaya: "İdam."
Başbakan dedi, "Amerika'da çoğu eyalette idam neden yasak değil?" Koca Başbakan tek soruyla yetinecek değil ya, 
açtı konuyu derinlemesine: "Rusya'da, Çin'de daha birçok ülkede idam var." 
Arkada fon, çığırtkan sesten hemhal korosu da nakaratı söyledi: "70 kişiyi öldüren 22 yıl sonra dışarda".
Hemhal deyip geçmemek lazım, bir dönem insan hakları sözcüsü sandığınız bu insanlar şimdi Başbakanın hınkcısı. 
77 seçimlerinde meydanlarda darağacı diye bağıran, kalabalıklara yağlı urganı göstererek idamı geri getireceğini söyleyen Bahçeli'ye delirmiş mi bu
vb diyenler şu sıralar ya idamı doğrudan ya da eleştirenleri eleştirerek desteklemekte.
Birey olmak kolay değil, çünkü güç fiziken, İlkeler ruhen adamı silkeler, insan kılıklı yaratık olma ihtimali yüksektir burada.
Yaşamın önemi değil, gücün devamıdır ilk sırada. 
Önemli olan yaşam olsa, İdamın caydırıcı olmadığını bilimadamları da, istatistikler de söylemesine rağmen
kocaman adamlar neden bir cahilin oltasında!
Öyle ya, daha dün Kopenhag Kriterleri, AB uyum yasaları çalışmaları ve tüm bunlar için kurulan bakanlık sanki bir aldatmaca.
Değilse, bu idam da ne!
Gerçi fiiliyatta idam zaten yürürlükte. Başbakan çantaya bir de kanun namına öldürme hakkı istemekte.
Sınıflı toplumlarda sistemin doğal işleyişinde emekçiler için idam ya da varyantları zaten yaşamla mündemiç. Ama geri dönülemeyecek 
sonuçlar üretmesinden dolayı hukuka aykırı olan idamın yasada olmaması insani duruma daha yakın. Ama nedense bu, Başbakan ve 
hemhallerini rahatsız etmekte.
İdam ölümse, ölüm haberi almadığımız gün mü var!
Daha henüz soğumadı 17 canın cenazesi..
Nedir bu ölümden duyulan medet!
Ve cezaevlerinde her an beklenen sıra ölümler birer fiili idama davet!
Çok mu zor, insanlık suçu tecriti kaldırmak!
Devlet koster bozuk diye insanlık suçu işler mi!
Çok mu zor, anadilde eğitim bir haktır, şöyle bir takvim içinde hallolacak demek!
Kolayı yapmamak dolaylı olarak ölüme evet demek değil midir!
Ne idamından söz etmektesiniz sayın Başbakan!
İdam yıllardır var, hem de, gençlerine, çocuklarına, yetişkinlerine, aydınlarına hiç acımadan kıyan.. 
İstiklal Mahkelerinde yüzlerce insan öldürüldü.
Söz gelimi, şapka giymedi diye asılan İskilipli Atıf Hoca asılmasa da, sarığı ile yaşasa, toplumda kin nefret yaratılmasa 
daha iyi olmaz mıydı!
Seyit Rıza görüşme diye çağrılıp asılmak için tuzağa düşürülmese, parayla satın alınamayan değer, güven bu kadar yitik olur muydu bu ülkede!
Celladını iteleyip sandalyesini tekmeleyerek kendi ölümünü sağlayan Seyti Rıza ve ahalisinden dilediğiniz özrü, idamı getirerek geri mi almak istemektesiniz!
Seçilmiş Başbakana ve iki bakanına kanun namına ölüm emrini devlet vermedi mi! 
Ya Hüseyin, Yusuf, Deniz? Devlet darağacında üç fidanı yedi de doydu mu!
Çayanlar Kızıldere'de fiilen idam edilmedi mi!
17 bin faili belli fiili idamı kim işledi!
Erdal Eren'in yaşını alelacele büyütüp ipe kim çekti!
İdam edilen Necdet Adalı ve Edal Eren'e soldan oy, Pehlivanoğlu'na sağdan oy için miydi Başbakanın meydanlarda döktüğü gözyaşı!
Koltuk muydu tek dert! 
Koltuğun büyüğüne 5 kala, başkanlık sistemininin yanısıra idamı da getirerek astığı astık, kestiği kestik olmak mı Başbakanın niyeti!
Kaç can istiyorsun sayın Başbakan onu söyle.
Başkanlık diyeti çok ağır gelmekte.
Sonra onur patlamasına terör deme!
Başbakana bir hal oldu.
Başbakan başkanlıkla hemhal oldu.