• 27.12.2017 00:00

Cumhurbaşkanı, KHK paketini çıkardı da gitti Afrika'daki kardeşlerine.

belki de gelene kadar paket tartışılsın istedi.

Türkiye'de kişilikli solun dışı devlet güdümlü, tartışmaları devletin dediği gibi üstlendi.

Kanun hükmünde kararname ne der, ne demez, mühim değildir, devlet ne murat isterse tartışma o içerikte sürdü gitti.

değilse, 15 ve 16 Temmuzda darbe girişimine karşı dışarı çıkmış ve ola ki suç işlemiş siviller cezalandırılmayacak diyen bir kararnamenin nesi tartışlır?

egemen siyaset, hukuka siyaset karar verir, aksi mümkün değildir derse, devlet güdümlü muhalefet devlet yolundan gider.

bilim, hukuk kabül etmezse bile Türkiye'de "tartışan" ağızlar tartışmaya bu ön kabülle başlar.

kanlı, zalim, hain darbeye karşı duranların suçu suçsuzluğu ne kelime kahramanlıklarını kabülle başlayan cümleler bağlaçlar eşliğinde vizyonmatik bir uzla geleceğe "tutum" sunar.

uz görüş ağızlara sığmaz taşar, "bu kararname gelecekteki bir iç savaşa cüret üretir".

aaa, gerçek mi?

bu bir hükümet planı mı?

muhalefet çok mu aptal yerinde, çok mu Bahçeli kabüllüdür, tepki göreli mi, belki hepsi dahil, ama hükümet çok açık bir biçimde ana eksenden uzak bir yerde tartıştırmayı başarmıştır.

hiç mahkemesiz  suç, suçsuzluk olur mu?

hangi devlet kanununda var böyle bir olasılık?

kitaben yok, fiilen çok tabi.

devlet demek egemen çıkarına tutum, hegemonya bu demek.

hegemonya demek legal illegal dediği dedik çaldığı düdüktür; paralel çete de, illegal çete de kurar.

ama ille de kanunu olur, yasamadan çıkar ve suça, suçsuzluğa ille mahkeme karar verir.

bireysel şikayetlerin olmadığı durumlarda bile kamu davası açılır, sessizlik ve gelecek adına bir tutum alınır.

böyle bir kararname bırakın hukuku, kanun devletinini abc'sine bile uymaz.

siyaset, mahkemenin yerine karar verirse, olur ama işte o diktadır.

1930'lu yıllardan örnek çıkarsa, sakın şaşırtmasın kimseyi!

ne kadar geri bir noktadasınız öyle!

bu neyin tartışması böyle!

tartıştırdılar kanuni muhalefeti çete zemininde!

sizi izlerken çekili kahkaha dolu videolarını seyre sürerlerse vay halinize!

muhalefet  sınıfta kaldı.

peki şimdi bu durumda, Lahey'de Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından savaş ve insanlığa karşı suçları nedeniyle 100'den fazla ülkede aranan Sudan Devlet Başkanı Ömer El Beşir'e kardeş diyen Cumhurbaşkanı mı, yıllar önce Cumhurbaşkanı iken kırmızı halılarla aynı suçluyu karşılayan Abdullah Gül'ü tartışmak bir fantezi mi?

hayır hayır, Gül'ün muhalif olarak politik sahneye sürülmeye çalışılması, bu politik muhalif acze daha çok yakışanı.

Cumhurbaşkanı kişi sıfatıyla değil, dini bakımdan hetorojen ve tanımlanmış bir dini olmayan bir devletin, TC'nin, resmi sıfatıyla, devletim ve milletim adına diyerek Afrika'da dini bir zirve oluşturmasına mı, muhalefetin karşı çıkamamasına mı, devamında bol sıfırlı dolarlarla taçlanan anlaşmaların bir sonuç olduğuna mı, yoksa muhalafetin bu konulara çoktan havlu attığına mı bakmalı?

eyy vakit kayıpları, muhalif değilseniz neden beklenti üretmektesiniz?