• 17.08.2018 00:00

 HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Demirtaş'ın 'Parti tatil havasından çıkmalı' eleştirisine yanıt verdi:

"Demirtaş'ın eleştirileri kıymetlidir ama yöntem yanlış."

HDP parti sözcüsü de benzer içerikte bir açıklama yaptı.

Ama o hızını alamadı, Demirtaş’ın açıklamasını alıntıladı, haklı bulanlara, ‘Demirtaş ile aramızda fitne çıkarabilecek bir ihtilâfımız yoktur, çabanız boşadır’ dedi.

Bir çuval inciri berbat etti.

Tepkilere bu kadar subjektif, benzetmek gibi olmasın da eskilerde akıldan geçen yargılamalara benzer bir talihsiz devlet kültürü didişmesi içine girmesi o düzeyde kabül edilir bir tutum değildi.

Fakat bu, geçmişi bilenler için sürpriz değildi; kavramları tüm boyutlarıyla kavramamış eski egemen sol kültürde ifade özgürlüğü anlayışı bu çapsızlıktaydı.

Şimdi bu çapsızlığa eleştiriyi "vay sen kimsin" ki Selo'yu uyarıyorsun, bağdan geldin dağdakini eleştiriyorsun dememeli,  aynı düzeye  düşmemeli.

Bu eleştiri, eskinin demokratik merkeziyetçi cenderesinin bile içine sığmıyor, zira Demirtaş parti adına değil, kişisel görüşünü açıklıyor; ana sütü gibi bir hakkını kullanıyor.

Ayrıca görüş açıklamada parti içi, dışı, halkın içi dışı diye bir kısıt yoktur, solcular görüşünü açıklamada yer yurt sahip sınır tanımıyor, "görüşünü saklamayı korkaklık" sayıyor.

"Kol kırılır yen içinde kalır" zaten feodal bir kültür.

Yanlış da söyleyebilirdi ama Demirtaş doğru şeyler söyledi.

Ve iyi ki söyledi.

Bu tür söylemler, HDP ve soldaki burjuva demokratlardan bile geride kalan bu arkaik düşüncenin cenderesine karşı özgür bir birey duruşu oluyor, cesaretin yolunu açıyor, zira sol buna ekmek su kadar ihtiyaç duyuyor.