TAHLİYE KINASI!

  • 26.01.2019 00:00

 Leyla Güven'in tahliyesini duyar duymaz dilin ucuna  "bayram geçtikten sonra" diye başlayan halk sözü geliyor.

Ama üreten eller, düşünen beyinler oldukça insanlık haklarını almak için yürüyüşe devam edecektir.

Bayramlar geçmez!

Leyla Güven de o yürüyüşçülerden biri.

Leyla Güven kendini, kimliğini ve haklarını bilen Kürd bir kadın.

O türünün insanlaşmış cinsi, politikacı ve bir anne.

Yani asalak değil, üretken.

Yani emeğin değerini bilen.

Bir evladın ne emeklerle, ne öldü ölecek sıtma nöbetlerinde ne sabırlarla büyütüldüğünü, mürüvvetini görmek için ne fedakarlıklar yapıldığını bilir.

Evladı insan olsun diye yüreğiyle, bakışlarıyla eğiten annelerden.

O bir insan ve insan sosyal varlıktır.

Yalnızlık insana mahsus değildir.

Cezaevindeki de insan, sosyal varlık.

Tecrit, mahkumu, insan yerine koymamaktır.

Sistemin dişlisine dönüşmemiş hiçbir ana kabül etmez bunu.

Bunu hukuk da kabül etmez.

Tecrit suçtur insani ve hukuki bir düzende.

İnsan ve anne Leyla Güven politik bir açıklaması nedeniyle tutuklandı, Hakkari vekili seçildi salınmadı.

Bir duruşmada tahliye edildi, itiraz üzerine tekrar tutuklandı, yine salınmadı.

Benzer konumdaki CHP vekili serbest kaldı, iyi ki kaldı, ama o,  siyaseten içerde kaldı.

İnsan Leyla Güven içerde tecritin ne kadar insalık dışı bir hal olduğunu yaşayarak gördü.

Gözdağı rehinliği, kendisi tahliye olsun diye değil, insanlık dışı, hukuk dışı tecrit son bulsun diye açlık grevine başladı.

Grevin 79. gününde, biyolojik ölümün sınırında mı, içinde mi, neresinde tıp bilir, tahliye edildi.

Haydaa; sanki bir  "tebessüm-i elem".

Ama kanunların bu denli politik tutum oyuncağına dönüşmesine ne denir?

Hangi bilim kurulu bu hukuka uygundur diyebilir?

Hangi insanlık kitabına sığar?

Hani bir slogan vardı, "mezarda emekliliğe son!", insanın dili varmıyor, "ölümde tahliyeye son" diye ama kesin, bu çile, bu zulüm!

Güven her durumda insanlığın bir cananı.

Özgürlükse, zaten özgürdü.

Şimdi serbest de biyolojik sağlığını bitirdikten sonra kim neresine çalacak bu tahliye kınasını?

Ya tecrit!

HDP hariç koro halinde kurulan yürürlükteki yeni  rejimi fiilen kurumlaşıp meşrulaşmasına sustuktan sonra her gün papaz  Martin* Niemöller'in sözünü tekrar etseniz ne yazar!

 

 

*1892-1984 yılları arasında yaşamış Alman rahip. yahudilere karşı soykırıma karşı olmamış ve daha sonra pişmanlığını dile getirmiş bir şahsiyettir.

"susma sustukça sıra sana gelecek" içerikli bir ünlü bir anlatımı vardır ki belirtmek lazım:

naziler önce komünistler için geldiler, bir şey demedim çünkü komünist değildim. sonra yahudiler için geldiler ve bir şey demedim

çünkü yahudi değildim, sonra sendikacılar için geldiler ve bir şey demedim çünkü sendikacı değildim; sonra katolikler için geldiler ve bir şey demedim

çünkü katolik değildim; ve sonra benim için geldiklerinde ise çevremde benim için bir şeyler diyecek kimse kalmamıştı.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar