• 10.04.2019 00:00

 Başkan diyor ki, "..tümü usulsüz..Bundan sonra yargı süreci işleyecek. 13-14 bin oy farkla seçimi kazandım havasına kimsenin girmeye hakkı ve selahiyeti yoktur."

Bu, rejimin CHP'li belediyeler üstünde sallayacağı kılıcın ilanı..

HDP'ye kayyım için gerekçeye bile gerek yok.

Neydi o mesel?

"Sarı öküz verilmeyecekti."

Kayyıma sessiz kalmayacaktı CHP ve asgari demokrasi isteyen güçler.

İstanbul için hep beraber hak diye haykırırken, Muş için de, Mazgirt için de, Şırnak için de tüm hukuk dışılıklar için de aynı şekilde haykırılacaktı.

İmamoğlu'nun meydan meydan oylara ve demokrasiye ve sahip çıkışı İstanbul çabası ve takdire şayan.

Ama yetmez.

HDP'nin ödediği bedellere rağmen özverili çabası da yetmez.

Ülke çapında barış ve demokrasi mücadelesi şart.

Aksi halde o kılıç inmez, kayyım tehditi bitmez.

Pusula, "Sessiz kalma komşuna, komşun sessiz kalsa da."

CHP dahil tüm partilerdeki halkın demokrasi mücadelesine örgütlenmesi elzem.

Ve umutsuzluğa mahal yok.

Oy veren halk yerli yerinde.

Çözüm hala o sessizliğin sivil ve barışcı bir sesle örgütlenip ortaya çıkabilmesinde.

Bu da ancak demokratik bir ittifakla mümkün.

Bakın Ak Partililer bile isyan ediyor, "adam kazanmış, Ak Parti yönetimi bundan ders çıkarsın" diyor.

Türkiye halkı otoriter rejimlerden çok çekti.

Halk artık devletin otoriter onarımına yüz vermiyor.

Geri tepti tek adam rejimi denemesi.

Türkiye halkından diktaya oy yok.

Halk Ak Parti üst yönetiminin YSK sürecinde otoriterliğe onay yoklamasına da prim vermedi.

Seçimde halktaki demokratik direnç tahminlerin çok üstünde çıktı.

Demokrasiden taviz yok.