CHPNİN DEMOKRASİ AÇMAZI!

  • 10.05.2019 00:00

 İstanbul seçiminin en büyük dersi, bir hakkı almanın yolu sadece çok oy almak değildir.

Bu dersi hem CHP'ye hem de sola öğretti.

Solun dağarcığında bu azık vardı, küflendirmeyenler ona göre davrandı.

Ama devlet partileri devlet korumasındaydı zaten, devletleriydi, ister sever ister döverdi.

Ama bu kez kantarın topuzu çok fazla kaçtı, göz göre göre hukuka aykırı bir biçimde mazbata iptal edildi.

M. İnce nutuk dahi atamamıştı, İmamoğlu nutuk da attı, miting de yaptı ama nafile, bu kez devleti kendi kurallarını dinlemedi, hak korunamadı.

Devlet partilerinin açmazı buradaydı; hakları korumak diye bir dertleri yoktu, haklardan korunmak diye dertleri vardı, o yüzden hakları koruyan mekanizmaları kurmak bir yana yok etti.

Devletinin kestiği parmak bu kez acıdı ama mazbataya, hakkına sadece baka kaldı.

Benzer durum önceki genel seçimde de yaşanmıştı.

7 haziran 2015 genel seçim sonuçlarına göre yüzde 40 civarında oy alan Ak Parti seçimi yeniledi CHP dahil devlet partileri gık diyemedi.

Ak Parti 1 kasım 2015'de yüzde 49 oy aldı, tam bir Keşanlı Ali seçimiyle oyunu yüzde 10 civarında artırdı.

Ak Parti oyları öyle ya da böyle aldı; estirdiği şiddet rüzgarı bir etkendi, ama meselenin ana nedeni, izahı sadece bu olabilir miydi?

Hayır.

Orada bir koruma arızası vardı.

Orada bir örgütsüzlük veya örgütlülük arızası vardı.

Örgütlülük yetmezse, orada bir ittifak kuramama ya da ittifak politikasında bir arıza vardır.

Öyle değil mi, hepsi devlet değil miydi?

Devletin ilk eli, kurucu bir öznesi değil miydi ve hala da öyle değil miydiler?

Öyleyse ne diye Ak Parti'yi suçlayıp durdu ve duruyorlar?

Devleti kriter alan bir demokrasi, demokratlığı mı var dünyada, demokrasi literatüründe?.

Ama bu devletçiler, evrensel demokrasiye uymayan politikalarıyla ortak olduğu suçların faturasını tüm demokrasi bekleyenlere yaşattı, yaşatmaya devam ediyorlar.

Türkiye'nin olabilen en demokratik partisi HDP'den veba gibi kaçtı bunlar.

Anasının ak sütü gibi haklarını teslim etmemek için Kürdlerden oy almayı bile hedefine koyamayan da bunlar.

Peki HDP'den uzak durmaları için Ak Parti bunlara silah mı çekti?

Selahattin Demirtaş ve arkadaşlarını içeri attıran yolları asvaltlasın diye Ak Parti bunlara rüşvet mi verdi?

Ak Parti bunlara ne vaad etti, "Anayasaya aykırı ama dokunulmazlığı kaldırılmasına olumlu oy vereceğiz" dedirtmek ve olumlu oy verdirmek için?

Ya sulh sulh deyip sınır ötesi harekata olumlu verilen oylar neydi?

Avrupa Parlamentosunda demokratikleşme tasarısına Ak parti, MHP ve İyi Parti ile birlikte aleyhte oy verirken devletten ne kadar aferin aldılar?

Yıllarca övündükleri modernistlik ve yarı laiklikleri bile kalmadı;çok oy almak için feodal kültürle, popülizmle törpüledi, törpülendiler.

Bunu reel politika, başarı sanıp politik ortalamayı aşağı çektiler.

İmamoğlu'nun şahsi politik doğallığıyla elde ettiği sempatiyi ve sonucu kendilerinin sanmasalar bari.

Ülkenin ve İstanbul seçiminin durumu ilkesiz pratiğin bir sonucu olduğunun farkında bile değiller.

Demokrasi proğramları, ittifaklar politikaları yok.

Hala hakim anlayış, tüm sınıf, tabakalar ve kültürler devlete muhtaç, sınıfsız kaynaşmış bir toplum sanısı.

İyi Parti de CHP de damardan devletçi, ama kurumlarda etkin değiller, bunlar devlette neciler?

Hantal ve örgütsüz.

Bu nasıl bir devleti yönetmeye taliplik böyle?

Kazanılan bir seçimi bile elde tutamadılar?

Ama görünen köy kılavuz istemez.

Davet, HDP başta tek adam rejimi karşısındaki tüm demokrasi güçlerine.

Görünen köy, asgari demokratik bir Türkiye isteyenleri asgari demokratik ilkelerde ortaklığa davet ediyor.

Bu ortaklık, Kürd, Türk, Laz, Arap, milliyet birliği değil bu, kimseyi dışlayamaz, imtiyazlı kılamaz.

Bu bir devlet ve din birliği değil.

Bu bir hak birliği.

Bu asgari demokratik haklar ittifakı.

Bu, asgari demokrasiyi savunan her kesimi çağırıyor.

Şapkalar çıksın, keller fark edilsin ve asgari demokrasiye evet diyenler İttifak kursun, sözleşme yapılsın, ki sonra kimse dedim demedim diyemesin, kimse desteğiyle teslimiyet veya diyet yaşamasın.

Demokrasi bir ittifaklar rejimidir, demokrasi başka türlü yaşayamıyor ve korunamıyor.

Yüzde 90 ile kazansanız dahi diktalar bir bahane buluyor ve hak elden alınıyor.

Şimdiye kadar sizin kaybetmemeniz yeterliydi, kayyımlara, bombalara sustunuz ama artık aklınızı başınıza almanız gerekiyor.

Tek adam rejimi Üsküdar'a geçiyor.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar