• 2.09.2019 00:00

 Halk muhalefetinin kendi olamayan nasırlanmış vesayet beklentili kuyrukçu çizgisi sürdüğü sürece böyle olması kaçınılmaz.

Bu durumlar, Chp ile doğrudan ilişkili filan değil, ittifaklar ilkesini bilmeyen "sol"un kuyrukçu geleneğinin sonucu.

Hep böyleydi bir kez daha böyle oldu.

Hadi biraz hafızaları canlandıralım, içinde cirit atan solcuları siyasal olarak hiç muhatap almayan chp'nin disk'e tavada keklik deyip türk-iş'e kuyruk salladığı tutumları hatırlayalım.

Chp devlet partisi ve devlet Ortadoğu'da bir şey olma peşinde.

Chp de bu politikanın peşinde.

Bu politikanın bahanesi de Kürdler, devleti vs. sürekli savaş hali ve hazırlığı içinde, hem ekonomik hem siyasi hem kültürel. Buna karşın halk muhalefeti chp'ye eski bir hastalığın bağışıklığıyla kafa kol çekmeye devam etmekte:

"Birlikte kazandık birlikte koruyacağız."

Yalan.

Birlikte kazanılmadı.

Desteklendi.

Kazandırıldı.

'Birlikte' ittifakla olur.

Doğru temelde yürümeyen optimist tutum kuyrukçuluktur.

Chp kayyıma hayır der, ama biçimsel.

Ona da şükür değil, zira sahtekarlık sol tutum değil.

Kayyım o yönetimler Kürd olduğu için, Kürd hakları statü kazanıra gitmesin nedenleriyle geldi ve bu öne çıkarılmadığı süre kayyıma biçimsel karşı çıkış devlet politikasından azade değl, absorbe.

Diyarbakır'a uğramış, oradan Batman'a Mardin'e, Erbil'e, hele bir de Diyarbakır'a Amed derse, llililer, tililer, "azade"leri Kürdlere bile bırakmayacak kimse.

Birilerine, egemen güçlere göre değil, kendi olan, bağımsız halk muhalefeti yürütmek şart.

İşte o zaman meydanlar da vesayetlerle değil güvenle, gururla dolar.

İşte o zaman yaşamın her alanı barış olur!.