• 12.11.2019 00:00

 Tarihçi Taner AKÇAM yazmış ki T 24'de Lüle ve Bila Ermeni soykırımı konusunda devlet görüşünü savunuyor. T24'de Lüle ve Bila, halk aleyhinde yazılar yazıyor diye kıyamet kopmuyor, onlar da savundukları sınıfın görüşünü ifade ediyor, ifade haklarını kullanıyor tabi ama o yazılar gazetede olan bazı değişikliklere ipucu veriyor, demokrasi bloğundaki bilgi, birikim, emek ve dayanışmadaki varlıklarının  bir makas değişimi yaşadığını gösteriyor.

Evet epeydir t24, sanal "amiral gemisi" olmak için uğraşıyor, yazdırılan yazarlardan haber seçişlerine, atılan manşetlere, konulan sıfatlara kadar bu çok açık bir biçimde görünüyor,ama elle tutulur çıplak gözle görünür "meyve"lerini yeni veriyor.

Devlete ve devletin uşaklarına hayrını görsün demeye insanın dili varmıyor, en azından burjuva demokrat limitin altına düşmemesini istiyor.

Ve hemen ilk akla sevgili Tırmık ve Oya abla geliyor.

Acaba onlar ve fikri yakınlar, tirajlarına göre mi yol ayrımına girecekler, "Alo 'Fatih'" hattı mı karar verecek, otosansüre mi zorlanacaklar henüz net görünmüyor.

T24'ün ana mutfağında bu destabilizasyona karşı ne tepki çıkacak, nasıl bir kaynama  yaşanıyor, merak ediliyor.

İnsan yeni sanal "amiral gemisi"nin 'amiral battı' oyununa dönüşmesini istemiyor.