İMAMOĞLU VE

  • 2.02.2020 00:00

 İmamoğlu tatile gitti, herologlar birbirine girdi.

Hani "deprem öldürmez, bina öldürür" sözü vardı ya, İmamoğlu'nun bu tatilinde de bir benzeri oluştu:

"Yanlış, yanlıştır!"

Doğuştan mı ".olog", sonradan mı oldu bunlar, ama bu kez düzeyleri, eski toplum ortalamasından bir tık yukarıda.

Çünkü eskiden benim "suçlum" vardı; karşınınki suçluyken, taraftarın aynı fiili işlemişi ak kaşıktı.

12 Eylül 1980 Cuntası yargılamaları, idam cinayetleri, adaletsizlikler ve çifte standartları takipte ve İHD ve AMNESTY mücadelelerinde epey şey öğrenildi.

Şimdi onların devletin yanında yer alan sayıca önemli bir kısmı öğrendikleri hukuku devletleştirdiği için, 'başkanımız olsa da İmamoğlu, "deprem şartlarında tatil yanlıştır", çünkü "Yanlış, yanlıştır"' diyor; hukuki söylediğini 'zan'nediyor.

Temenni öncülüğünde hak ve kişilik haklarını hiç ediyor.

Adalet temelden kavranmadı mı, devletten veya bir aidiyetten koparılmadı mı, özgürleşemiyor, pratiği adil olamıyor.

Nasıl bina öldürür lafı, laf olarak doğru ama kapsamları itibariyle eksik ve yanlışsa, bu "yanlış, yanlıştır" lafı da öyle.

Açarsak; "o öldüren binayı kayalık zemine koyun, tek kiremiti düşmez; öyleyse binayı doğanın kabül ettiği yere kurun, doğayla uyumlu yaşayın, kavga etmeyin" diyorsa yer bilimcileri, ekolojistler; uymak gerekiyor.

Bu "yanlış, yanlıştır!" da tıpkısının aynısı, nominal doğru.

Oysa yaşam tarzına müdahale, hukuk dışı hazırlığa onay.

Doğru karar ve ifade için hukuka sormak gerekiyor. Depremlerde hep devletin tayin ettiği uzman kişiler çalışıyor, gönüllü kuruluşlar ve yurttaşlar da yardım ediyor.

İmamoğlu bu depreme yardım için kurumsal ve bizzat bölgeye gidiyor, elinden, gönlünden geleni yapıyor, sonra Erzurum'a dinlenme tesislerine gidiyor.

Ya İmamoğlu muhalifleri ne yapıyor?

Siyasetin kaknem herologları, sanki pusuda onu bekliyor.

Hükümeti savunanlar zaten her daim İmamoğlu yıpransın da nasıl yıpranırsa yıpransın; serpiyorlar benzini çakıyorlar ajitasyon çakmağını:

"Orada ölülere ağıt yakılırken bir başkan kayak merkezine nasıl gider?"

Kapitalist kültür zaten değil, cemaat kültürünün de altında klan yaşamı sanki.

Nasıl ve neden gidemez?

Bir tayin makamı mı var?

Başkan dinlenmeye kayağa değil de , bi dağ evine de gidebilirdi, sessiz sakin bir adaya da.

Kapitalist toplumda para gücüne bağlıdır gidilecek yer; parası var gidiyor.

Deprem ziyaretinden sonra kimi saraya, kimi köşke/evine/bol yıldızlı otele, kimi de buz gibi çadıra gitmedi mi?

Bol yıldızlı otellerde sıcacık jakuzilerde su masajı, masa tenisi, ılık havuzda kulaç, göbek taşında kulunç kırdıran olduysa kime ne?

Ama kıyas için aransa, bulunur, eski yeni Ak Partili vekil, bakan veya bir yetkili de, illa ki kime ne?

Durum zaten biraz da devlet içi susturma kültürü bu tür karşı misillemeler yüzünden bu halde; hukuk çarpıldı, ufalandı, çiğnendi, kanundan bile eser kalmadı.

Esasen bu, kapitalizmin adaletsizliğinin ve rejimin kifayetsizliğinin eseri/sonucu bir teslim alma operasyonu.

Öyleyse bu tartışmayı hukuki kriterle sonuçlandırmak, İmamoğlu tatili ile örttürmemek gerekiyor.

Görevlerini yaptıktan sonraki yaşam kişilerin kendine ait.

Kişinin kendine ait yaşamı başkasına ters gelebilir.

Yakınının ölümden sonra kimi 40 gün yas tutar, kimi çileye çekilir, kimi namaza durur, ama kendi gibi olmayanı ayıplayamaz, kınayamaz.

Kimi sevdiği bir devlet başkanı öldü diye 3 gün yas ilan eder, kimi onlarca ölüsünü bir dakikalık saygı duruşundan sonra "vaktimiz yok onların matemini tutmaya" der yası bitirir.

Yani bu kişisel bir tercih, yaşam tarzı.

Aslolan ilke; "kimse kimseye kendi yaşam tarzını dayatamaz!"

Neden İmamoğlu'na dayatıyorsunuz?

Ve bir kez daha görüldüğü üzere devletleşen "adalet" ömrü billah devlet merasından ayrılamıyor; daha dün türban tartışmalarına benim ninem de başını örtüyordu diye yenik başlayanlar, bugün de "yanlış yanlıştır" diyerek yine yenik başlıyorlar.

Çünkü diller aynı zincirde bağlı.

Kulağa bir kez daha küpe olsun, İmamoğlu bile bu topluma birkaç beden büyük geliyorsa, ittifak etmeden kimseye evet dememek gerekiyor.

Yanlış yanlıştır.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar