ÜÇ FİDANI DEVLET ASTI!

  • 8.05.2020 00:00

 Her 6 Mayıs'ta yüreklere o masum haklı isyan, pazarlandığını gördüğünde de adalete öfke düşer.

Masum öfke, Yusuf, Deniz, Hüseyin'dir; Che, Mahir/10'lar, ser verip sır vermeyen İbo, akla gelmeyenlerdir de.

Pazarda hak yoktur, hepsi küresel çapta ''düşünceye kadar satın al''cıdır.

O masum öfke, onların her anmasında, "İki yüzlülük etmeyin, utanın, önce özeleştiri verin!" diye bağırır da duyan olmaz.

Hani olumlu, insani bir fiziki tutum ya mezar ziyareti, üstüne laf söylemek sanki biraz niyeti sorgulamak gibi gelir..

Oysa asla öyle değildir.

Sermaye saflarında siyasallaşmış dini sağ da, din soslu modernist sağ da, kullanmaya yeni niyetli devletçi sağ da halk kahramanlarının değerlerine miras hakları yoktur.

Buna tarih ama 1920'den bugüne de Türkiye halkları tanıktır .

Patlayan canlı bombalar, zulüm zulüm üstüne, 17 bin faili meçhulle Kürdler sıra başıdır tanıklıkta.

1 mayıs 77, Maraş, Çorum, Sivas saldırıları ya faili meçhul ya da zaman ve siyasal aşımlıdır...

Bilimsel akıl, İstanbul'da Rumlara 6-7 Eylül 1955 saldırısı ve 16 Şubat 1969 6. Filo protestosuna saldırıyı, Kanlı Pazar'ı unutmaz.

Suç ortakları, "dinciler 6. filoya karşı namaz kıldılar" diye içi boş boş böbürlense ne yazar!

Zira devletin namaz kılanı kılmayanı olmaz, devlet devlettir.

Bu katliamlarda ve meçhullerde sermaye saflarının her kanadı bir rol oynar.

Hele üç fidanın idamında resmen ve alenen tam teşekküllü devlet taammüdü var.

Parlamentoda olan partilerden sadece TİP aktır, zira siyasal olarak idama karşı çıkar.

Zamanın Başbakanı, idama iki elini kaldıran, sonradan CHP'nin demokrasi kahramanı rahmetli Süleyman Demirel 30 yıl sonra şöyle der:

"30 sene evvel. İnsani tarafında, karıncanın incinmesine razı olmayız. Fakat, hikmet-i idare, devletin bekası vardır. Padişahlar, kardeşlerini, çocuklarını astırmıştır".

Bu zalim gerekçe çok tanıdık!

Ama "darağacında üç fidan" anmalarıyla kostaklanan, mezar ziyaretlerinde yakalanan CHP de öyle.

CHP'nin 28 evet, 47 hayır, 2 çekimser ve 52 de katılmayan oylarının daha artı/eksi olması önemsiz, çünkü CHP'nin parti kararı "hayır oyu vereceğiz" değildir.

Oylamanın siyasal kılavuzu da rahmetli İ. İnönü'dür ve hedefi gayet nettir:

"Arkadaşlarım; Anayasa Mahkemesine müracaat etmekle suçluların cezadan kurtulma­larını istemiyoruz, idama mukabil, müebbet ce­za görebilirler. Daha hafif bir ceza değildir."

Türkçe meali, "Denizler suçludur, idam edilmesin, ama müebbet ceza verilsin."

Ama yine bugünkü gibi bir devlet vardır devletten ve her şeyden içeri, o CHP'yi bu kararından da çevirir.

Tıpkı bugünkü CHP'nin Anayasaya aykırı ama evet diyeceğiz deyip Kürd vekilleri içeri attırması gibi, miras kaynağı, devlete sadakatten sabık olduğuna belge bırakırcasına, Anayasa Mahkemesi idamı esastan onaylamadığı halde CHP itiraz hakkını kullanmaz, 'hukuka aykırı ve "içi cız"layarak' mı bilinmez, müracatının arkasında durmaz.

Durum bu kadar barizken, halkı acısıyla bari rahat bırakın ha!

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar