• 20.05.2020 00:00

 "M. Kemal’in aylar öncesinden Karabekir tarafından organize edilen Erzurum kongresine askeri elbise ve göğsünde padişah Vahdettin’in yaveri brövesiyle katılınca, kongre salonuna alınmadı.

Karabekir’in 'kolordumla emrindeyim paşam' demesi ve dostlarının ısrarları üzerine istifa edip sivil elbiselerle kongreye katılabildi.

Ama o kongreye almayan kongre başkanı sonra Erzurum milletvekili oldu ve daha sonra da idam edildi" diye yazdı tarihçi Ayşe Hür.

Tam bugünün anlamına özet, anlayana.

Ama bugün anlamalar kapalı.

Anlayanlar da anlaklarını kapattı, egemen kültürü kutlamasında.

Ortalık adeta huşu içinde, onaylamayan suç ya da günahta.

Değilse hadi tartışın, neden 1937'de bayram oldu ve 19 mayıs seçildi?

Tarih okudunuz da bir satıra rastladınız mı bu "ayrıntı"ya dair?

Oysa kutlama kararı verenler, 1916'dan 1919'a kadar 300 binden fazla gayrı Müslim Pontuslunun öldürüldüğünü ve 19 mayısta onların anıldığını biliyordu.

18 veya 20 mayıs olamaz mıydı?

İçerideki acı, kutlama günü olur mu, vicdanlar kanarsa vicdansızlık hakim olmaz mıydı?

Vicdansızlıktan şikayete hakkı var mı bu çeperin?

Bu kadar Hristiyanfobi gelecekte demokrasiyi kuramaz, kursa da kurduğu demokrasi kurumaz mı?

O yılların çapsızlığının sonucu bugün.

Hala aynı rap raptayken demokrasi, halk, kurtuluş, bağımsızlık vb kavarmları kullanıp da kirletilmese bari.

Hep devlet kitabından, hiçbir şeyi bilimsel öğrenmediniz.

Hainsiz, gericisiz, zamirsiz, şartsız, küfürsüz üç cümle kurabilir misiniz?

Hayır.

Sizi böyle yetiştirdiler.

İfade hakkı yok hiçbirinizin zihninde!

Ya düşmanlık ya biat.

Çekin küreklerini egemenlerin.

Mandal olun, vida olun, pranga olun diye yetiştirdiler sizi.

Resmi tarih dışı ezberinizi bozardı da bocalardınız belki.

Devletçi sol, halkın tarihini romantik yaşınıza baştaki sıfat gereği sunmadı..

Bu anlamama, bu niteliksizliği bir direnç noktası yapma hali yine bir temcit.

Heyecanı da temcit sevgi.

Yeter mi?

Bu ajitasyonlar rap rap!

Devlet partilerinin tüketim tarihi objektif olarak bitti.

Ama bugünün tarihte kaldığını, bilimsel platformlarda tartışıp yüzleşmek gerektiğini söylemeyip de böyle devlet ve sermaye kuyruğunda dolanılırsa, tek adam rejimi de değişmez, demokrasi de kurulmaz.