• 27.05.2020 00:00

 Tekirdağ ili Çorlu ilçesinde tüyleri diken diken eden bir şiddet haberi:

"Çorlu'da polis şiddeti kamerada; 5 araçla gelip vatandaşı darp etti!"

YouTube'de görüntülerini yayınlayan bir yurttaş şöyle dedi:

“Dursun Gültaş. Aslen Sinoplu. Kendi halinde bir gariban. Tek suçu evinin önünde oturması.

Görgü tanıklarının iddiasına göre,Tekirdağ Çorlu’da evinin önünde otururken devriye gezen bir polis kendisine, ‘Şerefsizler içeriye girsenize’ diye bağırıyor.

Vatandaş da polise, ‘Bu üslup devletimizin polisine yakışmıyor’ deyince polis ‘Kes sesini lan’ diyerek Dursun Gültaş ve ailesine girişiyorlar; tam 4 araba ekip ailenin tamamını dövüyorlar.

Görüntüyü çeken kişi fark edilince ellerinden görüntüyü almak için onun da peşinden bulunduğu yere gidiyorlar. Polis devletimizin polisidir. Polisin bu davranışı kabul edilemez.

Her daim polise, askere dua eden bu millete bu zulüm yapılmamalıdır.”

Dedi de sanki "perşembenin gelişi çarşambadan belliydi".

Çünkü ülkenin İçişleri Bakanı Soylu, koltuğa oturduğundan beri kendinden olmayana hep korku verdi.

Daha geçenlerde bazı milletvekillerinin halka ait bir yerde yürüme isteğine, "sizi yürüten adam değil! " dedi, ama sözleri hep böyle posta atan minvaldeydi.

Sözün kendine olmadığını görenler "bana dokunmayan bin yaşasın" misali, sustu, es geçti, bu anti demokratik bir tutum demedi, demeyince konu buraya geldi.

Polis de o anlayışa bağlı; bu üst düzey yetkilinin üst düzey "yetki"sini alt düzeyde mahalleliye caka satarak görevine "yetki"ledi.

Ve bayram sabahı evinin önünde oturan gariban Çorlulu, üst düzey alt kültür dilinin mahallede köprü altı diline dönüşmüşüne maruz kaldı:

"Şerefsizler içeri girsenize!"

Dil ile dövme de yetmedi, ailesiyle birlikte, komşularının da çığlıkları arasında darba uğradı.

O sopayla sadece Çorlulu, Çorlu halkı değil tüm halk darba uğradı.

Sadece gövdeler değil, güvenlik duygusu da darba uğradı.

Peki bu durumda aile ve mahalleli, polise mi, dili ve zihniyeti saldırı üreten İçişleri Bakanına mı, kime müracaat etsin?

Hadi o darpçılar görevden alındı, halk, döven anlayışı ortadan kaldırmak için ne yapsın?

İçinde halkın olmadığı bir düzen dünyanın hiçbir yerinde demokrasi olamadı.

Devlet marşlı demokrasi  çadırlarında sığıntı, kuyruk siyaseti devam ederse, benzerleri daha da yaşanacak.

Çözüm, tüm sosyal grupların siyasi kimlikleriyle demokrasi paydasında toplandığı bir ittifak.