• 4.07.2020 00:00

 80. yaşın kutlu olsun,

İYİ Kİ DOĞMUŞSUN OYA ABLA!

Sol  Oya ablayı yaygın olarak haftalık Kitle okuyarak tanıdı.

71 Muhtırasından çıkmış ülke solcuları Lenin'in Ne Yapmalı kitabını siyasi yaşamına uygulayamadığı koşullarda bir arayış içine girdi.

Georges Politzer'in Felsefenin Temel İlkeleri, başucu kitabıydı da  bir ara Çernişevski'nin Nasıl Yapmalı kitabında da arama yapıldı.

Pek bir şey bulunamadı.

71 öncesi okunan kitaplar, sol klasikler bir parti eksikliğini dayatıyordu.

Örgüt teorisyenlerinin çoğu henüz aftan dışarı çıkamamış, içerideydi.

İşte tam o arayış yıllarında çıkan haftalık Kitle dergisi kavramları terimleri açıklıyor, sürekli parti öneriyor, yazılanlar örgütsüzlere ilaç gibi geliyordu.

Ve dergi, etrafında örgütlenme yapıyordu.

E Lenin demişti ki, "yayın sadece ajitasyon propaganda yapmaz aynı zamanda kolektif bir örgütleyici rolü de oynar", öyleyse gereken yapılmalıydı, ne de olsa Leninistlerdi.

Yayın organı nasıl olmalıdır değil Leninist yayın organı nasıl olmalıdır yıllarında derginin yazdıkları okuyan solculara çağrıydı.

Çağrı adresini buldu.

Kitle, "kolektif örgütleyiciliğini" yaptı, bize yaşadığımız yerde bürosunu kurdurttu, 1975.

Sonradan yazı işleri müdürü olacağım gazetenin bir il büro sorumlusu oldum.

Büronun açılışına teorisyen olarak Oya Baydar, ajitatör olarak şimdi anılarda yaşayan Veli Gürcan yoldaş ve işçi sınıfını temsilen kağıt üzerinde işçi, heybetli görüntüsüyle sol dergilerdeki ve sendika afişlerindeki işçiye benzeyen bir arkadaş geldi.

Baldan tatlı mizahi diliyle Veli yoldaş, gelirken arabadakilere "sorumlu, büroyu dolup dolup taşırıyor, en çok kitle satan il bürosu, bir heybetli bir heybetli ki, heral 1.90 boyu, çok okuyan bir üniversiteli" diye övdüğünden beni, Oya abla ben masadayken  'nerede kaldı bu büro sorumlusu?' diye iki de bir sordu ama göz göze gelen sır bakışmalar  dışında bir cevap olmadı.

Sonunda dayanamayan Veli yoldaş oldu:

" İşte senin ve benim boydaşımız, sorumlu yoldaşımız bu; yolda dediklerim şakaydı" dedi.

Tanışmamız böyle espritüel bir "hayal kırıklığı" içinde oldu.

O günden bir süre sonra yürekler, çileler, mücadele, paralel yoldaşlıkla sürdü.

Sürecek.

İyi ki doğdun be Oya abla.