• 22.08.2021 14:43

Bir bisküvi reklamı vardı, yaşı 50'nin üstünde olanlar hatırlar.

Reklamı seslendiren bir kadın, müşfik bir sesle, "bir bilmecem var çocuklar" der, çocuklar koro halinde "haydi sor sor" diye sevinçle karşılık verir ve o sevecen ses, "çayda kahvaltıda yenir/acaba nedir nedir/bisküvi denince akla/tamam şimdi buldum/

hemen onun adı gelir" dedikten sonra çocuklar cevabı bilirdi.

Teşbihte hata olur, olursa af ola, bu kez bed bir ses ile "bir bilmecem var."

"Karşılıklı iki kişinin sessizce, 8×8'lik kare bir zemin üzerinde, yarı yarıya siyah ve beyaz 64 kare üzerinde 32 adet biçimlendirilmiş nesneyle oynadığı ve oyun sonunda bir tarafın mat, yenişemeyince pat olduğu ve zeka deyince akla hemen gelen bu oyuna ne denir?"

Tabi hemen bildiniz.

Satranç.

Ama Beyliküzü Belediyesi A. Ş.'si bilemedi.

Neden?

Pandemi vardı, o dönem her oyun, açık kapalı her alanda yasaktı.

Yasakların kademeli olarak gevşediği dönemde Beylikdüzü Belediyesi Şirketi Kırlangıç A. Ş.'nin işlettiği Emekliler lokali bahçesinde iki insan satranç oynamak istedi, yasak diye oynatılmadı.

Satranç severler ısrarcı olmadı, çünkü pandemi yasaklarından dolayı işletmeye ceza gelebilirdi, sebep olunmak istenmedi.

Ama işletmenin yasağı, pandemiden sonra da "bahçede satranç oynama yasağı" devam etti.

Neden, gerekçe?

Gerekçeye bak, nizamiyeden içeri girmeye hazırlan, gerekçe, "tavla oynayanlar münakaşalarıyla (münakaşasız tavla mı oynanır?) etrafındaki müşterileri rahatsız ettiği için onlara içeride bir bölüm ayırdık, satranç alırsak o bölümde oynarsınız." idi.

Öneriyle işletme 2 takım satranç aldı, yasak değişmedi.

Demek ki tavlacılar yasakla uzlaştı, gayet memnun oynuyor, pandemi yarı açık kapalı alan neyine, çaat vurdu mu pulu, attı mı zarı şeşten beşe, o anda keyifleri dört köşe.

Şirketin hak, üretken yaşam mekanı kurma derdi yok, her şey kontrol altında, emeklileri oyalayarak her şeye razı ölümü bekletmeleri yetiyor.

Ama satranççı işte, mülk onu nizamiyeden içeri sokamadı, içeride oynamanın mantığını, oyunun niteliği ve pandemi şartlarından dolayı bulamadı.

Satranç sessizce oynanan bir oyundu, münakaşa kaldırmazdı, ama  yasağa karşı da bir hamle lazımdı.

Mekan, mülk, yetki Kırlangıç'ınsa kendi mülkünü/satrancını getirir bahçede bir masada sesiz sessiz oynama hamlesi olur dendi ama o da tutmadı, ikna etmedi.

Satranç oynayanların yanına gelen şirket müdürü, "Yaptığınız çok ayıp, size takım da aldık, hiç anlayışınız yok, hiç yasak dinlemiyorsunuz!" dedi.

Beylikdüzü'nde satranç takımı sırtlanıp birkaç cafe çayhane mekan dolaşıldı, oralarda satranç oynandı ama devlet sosyal demokratlarının şirketinin işlettiği Kırlangıç Emekliler/mekanda bu geri durum, tabiri caizse çağ dışı tutum, satranç yasağı aşılamadı.

Bu yasağı aşmak için bir şikayet makamı olmamalıydı, çünkü hak kullanılırdı.

Satranççılar şirkete, "zabıt tutun, polise şikayet edin, bahçede kuralı, yasağı dinlemiyorlar, sessizce satranç oynuyorlar" deyin dedi, şirket yasağıyla köpürdü, zinhar ikna olmadı.

Satranç oynandı ama bu zihniyetin yönetiminde satranç baskı altında!

İmdaaat, yetişin!

Halk satranç oynayamıyor, Beylikdüzü Emekliler lokalini çok sahip otoriter bir kafa  bastı.