• 28.10.2021 11:03

CHP tezkereye 2014'den beri ilk kez hayır dedi ya, yer gök inledi, devlet solcuları neredeyse "Ak Parti, Ak Parti,  duy bu sesi, duyduğun barışın sesi" diye slogan atacak.

Tamamen içeriksiz bir sevinç.

Geleneksel zayıflık/kuyrukçuluk maalesef tam kadro sürüyor.

Kendi olamayan, kendi örgüsü içinde tutamadığı demokrasi mücadelesini biçimsel benzerlik, sözde paralellikle demokratik sevinç duyan devlet demokratları, "CHP hayır dedi" diyerek kuyrukçuluğa akacak ark açıyorlar.

Geleceğin vay haline..

Demokratik kriterler infial içinde.

Arkadaş önce bir bak, bu evet nerede, hangi bağlamda, demokrasi, barış var mı içinde; devletin pragmaları mı, evetle hayır farkı ne, niceliksel mi niteliksel mi?

N'ayır, nolamaz, heeheyt, sebebi ne olursa olsun,  "CHP hayır dedi".

CHP’nin açıklamaları gayet net; Kılıçdaroğlu da Özel de hayırın altını tam devletçe doldurdu ve   ilk kez devlet partileri içinde rasyonal bilinçle öne çıktı, vizyonsal inisiyatif alan bir açıklama sahne aldı.

İlk kez atanmış muhaliflikten çıkan bir iktidar adayı gibi davrandı.

Rakiplerinden nitel aynı ama nicel farklı tam bir devlet duruşu sergiledi.

Fazlası da beklenmezdi, çünkü CHP doğduğundan beri böyleydi.

CHP’nin "Devletin sınır ötesinde de yuvalarına kadar karadan ve havadan takip ve imha yetkisi varken tezkere de ne?" demesine, saldırmayı savunmalarına rağmen barış için hayır dediğini iddia etmek, ve sevinmek olacak şey değildi. 

Ama CHP'nin saldırı ve imha hakkı olduğu, gerekirse Kürdlerin olduğu yerlere de baskını, adını koymadan da olsa açıklayarak tezkereye gerek görmemesi, yüreğine taş basarak evet demesinden daha "dürüst"tü ve bu, safların berraklaşması bakımından önemliydi.

Ve CHP bu açıklamayla devletin en akılllı sömürü, asimilasyon ve zulmü yönetenin kendisi olacağını ilan etti.

Dolayısıyla halk saflarının tavrı da berraklaşmalıydı.

Evvela devletle beraber olarak demokrasi mücadelesi olmaz.

Yetti gayrı, devlet/sermaye partisine sosyal demokrat ve halk partisi muamelesi çekilmesi!