SOL VE JEAN-PAUL SATRE

  • 2.03.2022 11:34

Bilen bilir.

Esasında Jean-Paul Satre'ı tanıyan çoktur da nedense hiç anma günü düzenlenmez.

O ilkin varoluşçuluğu, sonra Simone de Beauvoir'la aşkıyla akla gelir.

Özel hayatını renkli yaşayan Satre, siyasette yalındır; anti militarist, barışçı, Fransa devletine kafa tutan bir asidir.

Acaba o yüzden mi anılmaz diye de sorulamaz çünkü o dönemin TC solu da asileri severdi.

Evet asileri sever ama silaha ve devlete karşı çıkılmazdı, çünkü sol devleti silahla kurtaracaktı, halk da sonuç olarak kurtulmuş olacaktı.

Aksi pek makbul değildi, Allende örneği ortaydı.

Sattre'ın anılmaması heralde aşktandı, çünkü o dönem TC solunda  aşk dolambaçlıydı veya revaçta nitelemeyle aşka zaman yoktu.

Ama devrim aşkı moda, dillerde destandı.

Mesela CHE, "Ölüm nereden ve nasıl gelirse gelsin. Savaş sloganlarımız kulaktan kulağa yayılacaksa ve silahlarımız elden ele geçecekse ve başkaları mitralyöz sesleriyle, savaş ve zafer naralarıyla cenazelerimize ağıt yakacaklarsa ölüm hoş geldi, safa geldi." dedi, ezberlerde yer etti.

Eski sol çok, çok fazla “savaş”çıydı.

Şiddetin sonuçları, adeta apolette kıdemdii.

Zaten solun bir kısmı alenen cuntacı; asker vurup devirsin, siyaset meyveleri toplasın diyordu.

Öncü savaşı, kırdan şehire/şehirden kıra, gerilla, halk savaşı vb kurtuluşun her “silahı” kuşanıldı durdu.

Algılarda savaşa karşı çıkan veya barışçı parlamenter mücadeleyi savunan pasifist, liberal, çok ve iyi dövüşen en sağlam "devrimci"ydi.

Zihin bu kadar silah ve şiddete gark iken Jean Paul Satre'ı tabi ki öne alınmaz ve hatırlanmazdı.

Satre, Fransız ordusunun işgali altındaki Cezayir için dayanışma komitesi kurdu, sokaklarda işgale hayır diyen bildiri dağıttı.

Bunu hem de Fransa'nın ulusal kahraman Charles de Gaulle'in cumhurbaşkanı olduğu Fransa'da yaptı.

Üstelik Fransız Komünist Partisi bile mecliste işgalci hükümetle omuz omuza aynı oyu verdiği bir iklimdi.

Devlet ona topyekün saldırdı, Satre, orduya, milli çıkarlara zarar verdi, ihanet etti, tutuklansın denildi.

Gaulle, "Sattre tutuklanamaz, o Fransa'dır" dedi.

Sanki sol Sattre, burjuva de Gaulle idi.

Sattre'ın yaşamı doğru örnek doluydu.

Anılır mıydı?

Bu kafa tutmanın önemi, belki yıllar içinde HDP ile ittifak kurma toplantısına bile katılmaktan imtina eden TC solu zihniyetini siler  geçerdi.

Olmadı; geldik bugüne. 

Türk solu artık eskisi kadar savaşçı değil, hatta hiç değil.

Şimdilerde çoğu özellikle en kitlesel olanları devletin bir kanadının kuyruğunda; devlet içi klik savaşına onay ya da ayar makamlığı yapıyor.

Tabi ki, devletçiliği, kamuflaj tabirle kamuculuğu ağır basan TC solu devlet, yayılmacı ve militarizm karşıtı Jean Paul Satre'ı anmazdı, örnek almazdı.

Bilen bilir.

(Eski yazıyı gözden geçirdim, kısmi güncelledim, kısalttım, redakte ettim, hala güncel ve değişen bir şey yok diye.)

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.