• 30.07.2018 00:00

Bir tarafta YDP, PYD ve PKK ile eli kanlı Esat rejimi masaya oturmuş Suriye'nin kuzeyinin nasıl yönetileceği ve yeraltı kaynaklarının nasıl paylaşılacağının pazarlığını yapıyor… Tabii ki bütün bunlar tam bir Türkiye karşıtı hareket.

Öbür tarafta Kıbrıs Rumları ile İsrail ve Mısır tam bir Türkiye düşmanlığı ve bölgenin yeraltı zenginliklerini yağmalama projesi çerçevesinde Türkiye’yi savaşla tehdit ediyorlar…

Adına Suriye Demokratik Güçleri denilen ama esasında tam bir PKK projesi olan SDG yetkilileri Şam’a giderek Esat yönetimi ile müzakerelere başlıyor… Yani ABD’nin bol silah yardımı dâhil her türlü desteği alan PKK’nın Suriye uzantısı PKK Amerikalıların “gitmesi gerekir” dedikleri Beşir Esat ile halvet oluyorlar… Yani bütün bunları ABD’nin bilgisi dışında yapmaları mümkün mü yoksa Washington artık Esat’ın kalıcı olduğunu mu kabul ediyor?

Bunların Türkiye’nin güvenliği ile doğrudan ilgisi var. Kuzey Suriye sınırlarına geçmişte olduğu gibi PKK ve Esat güçleri hâkim olacaksa o zaman Güneydoğumuzun sınır güvenliği ciddi tehdit altında demektir. Esat şu anda İdlib’e göz dikmiş ve yeniden Afrin ve diğer kontrolümüz altındaki Suriye topraklarına da ele geçirmek peşinde… İşte ufuktaki tehlike…

Bunun yanında geçen hafta Lefkoşe’de bir toplantıda Rumlar, İsrail ve Mısır Türkiye’ye nefret kusuyorlar ve Amerikalılar da onay veriyor… Al sana düşmanlık…

Lefkoşa'da yapılan Dış Rumlar Konferansı’na İsrail, Mısır ve Amerika Birleşik Devletleri'nin Rum Kesimi'ne akredite olan büyükelçileri katılıyor ve toplantıda konuşan İsrail Büyükelçisi Aammy Ravel, Rumların tek taraflı doğalgaz aramasına tepki gösteren Türkiye'nin davranışlarını tahrik olarak niteliyor. "Türk tehditleri nedeniyle İsrail'in askeri müdahalede bulunmak zorunda kalmamasını temenni ederim" ifadelerini kullanıyor. Mısır Büyükelçisi Mai Taha Muhammed de gerekirse Türkiye'ye karşı askeri güç kullanmaktan çekinmeyecekleri tehdidinde bulunuyor. ABD Büyükelçisi Cathleen Doherty ise Türkiye'nin Rumlara gösterdiği tavrın kabul edilemez olduğunu söylüyor.

Bu arada Türkiye’nin mükemmel iş yapan kuruluşlarını da bitirme projesi var. Bir İsrail arattırma kuruluşu TİKA’yı teröristlere yardım ile suçluyor ve TİKA’nın sakıncalı olduğunu dünyadaki 39 Yahudi kuruluşuna bildiriyor…

İşte çeşitli cephelerde çeşitli tehditler var… Bunlara karşı koymak için bir ve beraber olmak, yaratıcı davranmak ve bizi bölmek isteyen fitnelere karşı koymak gerekiyor.