• 31.07.2018 00:00

Amerikan Balkanı Donald Trump ya her zaman kızgın ya da her zaman tutarsız… Esiyor, gürlüyor sonra gülüp bir şey olmamış gibi "Türkiye bizim yakın dostumuz" deyip geçiştirebiliyor…

O yüzden Rahip Andrew Craig Brunson olayında Trump “Türkiye’ye yaptırımlar uygularız” diye Tweet atınca tabii ki şaşırdım ama sarsılmadım. “Yine bir kafa karışıklığı vardır” dedim ama hemen arkasından Başkan Yardımcısı Mike Pence Evanjelist din adamları toplantısında yaptığı konuşmada “Rahip Brunson serbest bırakılmazsa Türkiye’ye yaptırımlar uygulayacağız” dediği zaman bu sefer “sarsılmadım” desem yalan olur…

Hele hele Dışişleri Bakanımız Mevlut Çavuşoğlu iki sefer arka arkaya Amerikan mevkidaşı Mike Pompeo ile telefon görüşmesi yapıp olayı onunla görüşünce “iş tatlıya bağlanmıştır” dedik ama Pence hafta sonu “rahip salıverilinceye kadar yaptırımları uygulamaya kararlıyız” deyince ipler iyicene gerildi…

Herhalde Trump İsrail’de alıkonulan Türk vatandaşı Ebru Özkan için Türkiye’nin isteği ile İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’ya telefon edip onun salıverilmesini sağladığı zaman bunu rahip Brunson olayı ile irtibatlandırmış ve bir pazarlık konusu olduğunu sanmış olabilir… Ama ortada pazarlık falan yok. Bu yüzden de kızgınlıkla hareket etmiş de olabilir ama Mike Pence neden bu şekilde celalleniyor?

Kimse bu Pompeo’yu dilemiyor mu? Mevlüt Bey’in anlattıklarını Pompeo, Trump’a ve Pence’ye anlatmıyor mu? Yoksa bunlar Dışişleri Bakanımızın anlattıklarını anlamıyorlar mı? Yoksa bunlar Kongre ara seçimlerinde Evanjelistlerin oylarını almak için mi böyle bir yola tevessül ettiler.

Türk adalet sistemi aynı Amerikan adalet sistemi gibi ilerliyor. Kimse karışmazsa sağlıklı bir netice elde edilir.